JİTEM'e dokunulsun!

Şemdinli'de incelemelerde bulunan KESK heyeti adına konuşan Genel Sekreter Abdurrahman Daşdemir, olayların aydınlanması için vali ve kaymakamın görev yerinin değiştirilmesinin yetmeyeceğini söyledi.

Şemdinli'de yaşanan olayların ardından bölgeyi ziyaret eden 8 kişilik KESK heyetinin sözcüsü KESK Genel Sekreteri Abdurrahman Daşdemir, Şemdinli'de yaşananların daha çok konuşulması gerektiğini söyledi. KESK ve bağlı sendikaların yöneticilerinden oluşan heyet, dün bir basın toplantısı düzenleyerek, raporlarını açıkladı. Toplantıda ilk olarak bölgede çekilen görüntülerden oluşturulan bir sinevizyon gösterimi yapıldı. Görüntülerde, halkın devlete ve askere duyduğu güvensizlik gözler önüne serildi. Heyet sözcüsü ve KESK Genel Sekreteri Abdurrahman Daşdemir, olayları yapanların tutuklanması, Hakkari Valisi'nin görev yerinin değiştirilmesi ve Başbakan'ın ziyaretinin olumlu gelişmeler olduğunu kaydetti. Ancak Başbakan'ın halkın tanıklığı ile ilgili geliştirdiği olumsuz ifadenin, halkı tedirgin ettiğini, kendilerini de endişelendirdiğini söyleyen Daşdemir, eğer devlet, bölgede uzun süredir devam eden bombalama olaylarını ve uyarıları dikkate alsaydı, bu gelişmelerin yaşanmamış olacağını dile getirdi.

'Sadece vali yetmez' Daşdemir, soruşturmanın selameti açısından bölgedeki güvenlik kuvveti müdür veya komutanların açığa alınmasını talep ederek, sadece iki kaymakam ve valinin yerlerinin değiştirilmesinin yetmeyeceğini, bölgede dillendirilen ve tespit edilen gücün JİTEM olduğunu belirtti. Olaylar nedeniyle maddi zarara uğrayan halkın zararlarının karşılanması için daha büyük miktarda kaynağa ihtiyaç olduğuna vurgu yapan Daşdemir, tanıklık yapmakta tedirgin olan halkın, her türlü yasal koruma ve güvenceden faydalanması gerektiğini ifade etti. Daşdemir, Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından idari soruşturma açılması zorunluluğunun altını çizdi.

Çiçek'e yanıt Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in "Şemdinli artık konuşulmamalıdır. Olay yargıya intikal etmiştir" sözlerinin hatırlatılması üzerine Daşdemir, "Tam tersine bize göre daha çok konuşulmalıdır. Talimatlarla gerçekleşen ilk olay olmadığı açıktır. Susurluk da adli vaka olarak görülmüştü ve karanlık ilişkiler açığa çıkarılmamıştı. Toplumsal kesimler, emek ve kitle örgütleri konuyu bütünlüğüyle tartışmalı, her gün bu konuyu gündeme getirmelidir. Bu, adelete güvensizlik değil, toplumsal duyarlılığın geliştirilerek, olayın akıbetini takip etmektir" dedi.

'Sağlık taraması yapılmalı' Heyette yer alan BES Genel Başkanı Bülent Kaya ise olayda kullanılan bombanın etki gücü yüksek bir bomba olduğunu ve 200 metre ötedeki dükkanların bile kepenklerini havaya uçurduğunu hatırlatarak, bölge halkında meydana gelmesi muhtemel sağlık sorunlarının araştırılması, halkın sağlık taramasından geçirilmesini talep etti.


'OLAYLARIN SORUMLUSU DEVLET' BEKSAV, DHP, DİSK/Limter-İş, HÖC, Haziran Dergisi, HKM ve TÖP'ün temsilcilerinden oluşan 7 kişilik heyet, Şemdinli'de gerçekleştirdikleri incelemeleri raporlaştırdı. Raporda, bölge halkının baskı altında olduğu dile getirilerek halkın provokasyonlara karşı temkinli olduğu ve gerçeklerin açığa çıkarılmasını istedikleri ifade edildi. TMMOB'da dün basın toplantısı düzenleyen heyet, 23-27 Kasım tarihlerinde Şemdinli'de yaptıkları incelemeleri kamuoyuna açıkladı. Kitle örgütleri temsilcilerinin tek tek izlenimlerini aktardığı basın toplantısında konuşan BEKSAV Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Orman, bölge halkının eşitlik ve özgürlük temelinde bir yaşam istediğine değindi. Olayların sorumlusunun devlet olduğunu dile getiren Orman, her türlü saldırının önceden planlandığını, halkın artık bu saldırılara karşı temkinli olduğunu ifade etti.

www.evrensel.net