Bu düzen böyle gitmez!

Partisinin 4'üncü Olağan Kongresi'nde konuşan EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, halkların, işçi sınıfının "artık bu düzen böyle gidemez, bu kapitalist dünya böyle gidemez" deyip bağımsızlık için mücadelesini vermesi gerektiğini söyledi.

EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, partilerinin kurulduğu tarihten bugüne geçen on yılda ülkedeki işçi ve emekçilerin her hak arayışında yanında olduğunu, barış ve kardeşlik mücadelesinin içinde yer aldığını söyledi. Bugün de birçok EMEP'linin ülkenin her yerinden taleplerini dile getirmek için yola çıkan eğitim emekçileriyle birlikte Ankara'ya geldiğini belirten Tüzel, eğitim emekçilerinin hükümetin eğitimde özelleştirme politikalarına karşı, ücret ve sendikal hakları için yola çıktığını kaydetti. Tüzel, ancak eğitimcilerin hükümetin ve devletin barikatlarıyla karşılaştığını ifade etti. Hükümetin eğitim emekçilerine karşı tutumunu kınayan Tüzel, "iç güvenlik, terörle mücadele" denilerek, talepler için ayağa kalkan emekçilerin karşısına çıkıldığını vurguladı. Başbakan Erdoğan'ın "herkesin Ankara sokaklarında rahat dolaşamayacağı, izinsiz gösteri yapamayacağı, tutuklananlar içinde öğretmenlerin olmadığı" yönündeki sözlerini hatırlatarak, bu davranışın tipik gerici ırkçı, şoven, halkına yabancı bir davranış olduğunu kaydeden Tüzel, eğitimcilerin arasında gençlerin, başka emekçilerin olmasının da doğal olduğunu ifade etti. Türkiye'deki gelişmelerin iç açıcı olmadığını vurgulayan Genel Başkan Tüzel, hükümetin halkın talepleriyle ayağa kalkmasının nasıl önüne geçeceğinin hesaplarını yaptığını söyledi. Tüzel, sadece Türkiye'nin bu sorunları yaşamadığını, dünyadaki gelişmelere bakıldığında bütün ülkelerde bu gerici, baskıcı kapitalist yönetimlerin aynı şekilde tedbirler almaya çalıştığının altını çizdi. Tüzel, "Onbeş yıl önce dünyanın efendileri patronlar, tekeller, para babaları artık her şey iyiye gidecek dediler. Adına yeni dünya düzeni dediler. On beş yıl sonra bu yeni dünya düzeninin aslında hiç de yeni olmadığını kapitalist dünyanın kötü özellikleri, çirkin yüzüyle dünyaya musallat olduğunu, halkların başında bela olarak estiğini görüyoruz" dedi.

Kuralsız çalışma kural oldu Dünyada çelişkilerin çatışmaların artarak devam ettiğini dile getiren Tüzel, bu çatışmalı sürecin, savaşlara toprak paylaşımlarına büyük tekellerin bağımlı ülkelerde emek sömürüsünü artırmaya yol açtığına dikkat çekti. Tüm dünyada yaşanan hastalık ve çevre felaketlerinin yoksulları vurduğuna, zenginliklerin merkezi diye gösterilen ABD'nin, Katrina kasırgasında acizlik ve saldırganlığının günyüzüe çıktığına işaret eden Tüzel, yeni dünya düzeni ile kapitalist sistem ve onun başındaki güçlerin yapısal dönüşüm programlarıyla bütün dünya ülkelerinde programı yürürlüğe soktuğunu söyledi. Tüzel, Türkiye gibi ülkelerin irili ufaklı tekellerinin de Rusya'ya Çin'e Romanya gibi ülkelere yani işçilerin daha ucuz çalıştığı ülkelere sermaye taşıdığına dikkat çekerek, bu büyük tekellerin aktardığı sermayenin yatırımlara yönelmediğini, borsalara, devlet tahlillerine akarak kriz odakları haline geldiğini kaydetti. İş dünyasının, çalışma dünyasının kuralsız hale geldiğini ifade eden Tüzel, "Sekiz saatlik işgünü bir kenara bırakılmış parça başı iş, kuralsız çalışma yöntemleri yürürlüğe sokulmuştur" dedi.

Polis devleti devrede Tüzel, düzenini bütün dünyaya yaymak isteyen ABD'nin Afganistan ve Irak işgali ile "Amerika imparatorluk" hayallerini uygulamaya sokmaya çalıştığını ifade etti. Egemenlerin demokrasiyi kendi istedikleri gibi yorumlanması, ekonomilerin askerileştirilmesi, polis devleti gibi özelliklerin sadece Türkiye'ye has olmadığını ifade eden Tüzel, "Fransa, Paris ayaktadır. Bunalmış gençler, işsizler göçmenler isyan etmekte sağa sola saldırmakta, taleplerini dile getirmektedir. Fransa, İngiltere, Almanya yönetimi sözde uygar devletler, birtakım iç güvenlik tedbirleri söylemi ile polis kurumlarını devreye sokmaya başladı" dedi.

Nerede direniş varsa, oradayız Kapitalist yönetimlerin gericileşmesinin, saldırganlaşmasının boşuna olduğunu belirten Tüzel, halkların, işçi sınıfının "artık bu düzen böyle gidemez, bu kapitalist dünya böyle gidemez" deyip bağımsızlık için mücadelesinin, halkların yan yana gelmesinin örneklerinin her yerde arttığına dikkat çekti. Birkaç gün önce İtalya'da emekçilerin greve çıktığını ifade eden Tüzel, Balkanlar, Kafkasya ve Latin Amerika'nın da farklı olmadığını söyledi. ABD ve arkasındaki güçler nereye demokrasi barış götürüyoruz diyorlarsa orada halkların ayakta olduğunu dile getiren Tüzel, "Nerede işgale karşı direniş varsa bizler işçiler ve emekçiler olarak Türkiye halkı olarak yanındayız. Irak direnişi Filistin özgürlükcülerinin yanındayız. Emperyalist ambargo altındaki Küba halkı, Venezüella halkının yanındayız" dedi.

Kardeşliğe sarılalım EMEP Genel Başkanı Tüzel, konuşmasının büyük bir bölümünü ülke gündemindeki sorunlara ayırdı. Mardin'de Uğur Kaymaz'ın öldürülmesiyle birlikte çatışmaların uç verdiğini belirten Tüzel, "Yakın tarihiyle hesaplaşarak aydınlık geleceğe gitme özlemi, Kürt sorununu çözme talebi, operasyonlar, askeri yöntemlerle bastırılmıştır. Uğur kaymaz davası gözlerden uzak yapılmaya çalışılırken, Şemdinli provokasyonu devreye sokuluyor" dedi. Türkiye'nin Türkiye halkının, Anadolu insanının mücadelesi ile kurulduğunu dile getiren Tüzel, "Ama siz bu insanları TC vatandaşı altında, değişik milliyetlerden kökenlerden gelmiş halkı Türk milleti ilan ettiğiniz zaman herkesi ırkçı bir yaklaşımla Türklüğünü ilan etmeye mecbur bırakırsanız bu bir çözümsüzlüktür. Kürt kardeşime, emekçime Türkiye'nin insanına zorla sen Türksün demek olacak iş değildir" diye konuştu. Şemdinli'ye ve cenaze töreninde F16'ların uçurulmasına atıfta bulunarak, generallerin "Halk gurur duymalı" dediklerini aktaran Tüzel, Şemdinli'ye bombayı atan kişiye "iyi insan" demenin de saldırıları savunmak, arkasında olmak demek olduğunu söyledi. Ayrıca bu tür saldırıların sadece Kürtlere yönelik olmadığını, Serna Tekstil işçilerinin grev çadırlarının gerici güçler tarafından işçilerin başına yıkıldığını da anlatan Tüzel, çetelele hesaplaşmayı oraya, buraya havale etmeden sahip çıkmak, çetelerden temizlenene kadar demokratikleşme kavgasını verme zorunluluğuna işaret etti. Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'ne de sert eleştirilen yönelten Tüzel, içeriğini görmek gerektiğini, ciddi temel sorunlara egemen devlet anlayışının nasıl yaklaştığını gösterdiğini söyledi. "Türkçe'den başka hiçbir dil, eğitim öğretim kurumlarında okutulamaz"ın temel bir ilke olduğunu aktaran Tüzel, "Benim halkım Türk'ü, Kürt'ü, Çerkez'i anayasal vatandaştır diyeceksin ama o vatandaşın kendi anadilinde eğitim öğretim görmesini sakıncalı bulacaksın. Toplumun güvenliği için tehdit unsuru bulacak ve 'sakın ha' diyeceksin. Bu, kürt sorunun çözümsüzlüğünün ilanıdır" diye konuştu. Başbakan'ın "Tek devlet, tek ulus, tek bayrak, tek dil" söylemine de atıfta bulunan Tüzel, "Tc'yi kuran Türk halkına Türk milleti denir" ifadesinin de çözümsüzlüğün kendisi olduğunu dile getirdi. Türkiye'nin emperyalistlere karşı, ayrımsız bütün Türkiye halkının, Anadolu insanının mücadelesi ile kurulduğunu hatırlatan Tüzel, bütün bu insanları Türk'lüğünü ilan etmeye mecbur bırakmanın ırkçı bir yaklaşım, çözümsüzlük olduğunun da altını çizdi. Tüzel, gerçek Kemalistlere ve solculara da "Türkü Kürdü ayırt etmeden gerçekten emekçiler olarak, yabancı tekellere, ABD'ye karşı kavga vermek zorundasınız. Aksi halde bağmısızlıktan söz edemezsiniz" diye seslendi. "Ülkesini seven gerçek yurtsevenlere" seslenen Tüzel, "hiçbir zaman Türk milliyetçiliği ile vatanseverlik yapamazsınız. Amerika'ya karşı savaşamazsınız. Türk'ü Kürt'ü ile elele, yanyana bağımsızlık savaşı vermek zorundayız" diye konuştu. Türkiye gerçekliğini, kontra gerçekliğini yansıtan Evrensel gazetesinin susturulamayacağını vurgulayan Tüzel, "Partimiz işçiler, emekçiler işçi basınına sahip çıkacaktır" dedi.

Yeniden Emek Partisi On yıl önce kapatılan Emek Partisi'ne atıfta bulunarak, tüzüğünde Kürt sorunundan bahsedildiği için kapatıldığını, ancak kararın AİHM'den döndüğünü hatırlatan Tüzel, "Ekmek ve özgürlük, demokrasi, kardeşlik arayışı yasalarla sınırlı olmadı. Kağıt üzerinde kalmadı. Partileri belki mahkemeler kapatır ama asıl halkın bağrında sürer" dedi. Emek Partisi'nin hep yaşadığını dile getiren Tüzel, "Bizim kökenimiz. Bileşenlerimiz taleplerimiz bu ülkenin emekçisine dairdir" dedi.

Sendikalar önemli Her yerde örgütlenme arayışlarının sürdüğünü, sendikal hakların herşeye rağmen koruma, büyüme mücadelesi verdiğini kaydeden Tüzel, sendikaları "büyütülmesi gereken en önemli örgütler" olarak değerlendirdi. "Biz işçi ve emekçilerin partisi olarak işçi ve emekçilerin örgtülenmelerinin yanında olacağız" diyen Tüzel, bileşenlerinden dolayı Emek Platformu'ndan ayrılıp, sol bir yapılanma kurmak isteyenleri, isim vermeden DİSK'i, Erdemir'i Oyak'ın almasına ses çıkarmayan Türk Metal'i de eleştirdi. Konfederasyon temsilcilerinin işçi düşmanı AB komisyonlarında yer almasına da sert eleştiri yönelten Tüzel, ondan sonra taşeronlaştırmadan, kuralsız çalıştırmadan şikayetin anlamsız olduğunu söyledi. Saldırıların büyüklüğüne, ancak direnişlerin de her yerde yaşandığına işaret eden Tüzel, "Her yerde direniş, var irili ufaklı. Herkes yürüyor. Bu yürüyüşü, bu arayışı, çözümü kim iktidara taşıyacak elbette partimiz, işçi sınıfının partisi taşıyacak" diye konuştu.

'Halkı birleştirmek görevimiz' Kongre salonunu göstererek, "Burası gerçek yurtseverlik" diyen ve zenginleri savunanların niye halkın oyunu aldığının sorulduğunu belirten Tüzel, "İşçi temsilcileri, solcular, devrimcilerin niye iktidar olmadığının" haklı bir soru olduğunu söyledi. Kendilerini eleştirdiklerini, eksiklikleri, zayıflıklarını önlerine koyduklarını, iki günlük konferansta da bunu değerlendirdiklerini kaydeden Tüzel, "Halka yabancı duygular bizden uzak olsun dedik. İşçiden, halktan öğrenme, halkın içinde yaşama, onların sesini birleştirme gayretine vurgu yaptık. Bu bizim özeleştirimizdir. Halka yabancı hiçbir anlayış bizle bağdaşmayacaktır" diye konuştu. Halk güçlerini birleştirmenin temel görevleri olduğunu kaydeden Tüzel, "Biz bu görevi gerçekleştirirken Türkiye'nin gerçek çözümünün, çıkışının bağımsızlık ve demokrasiden, kardeşlik ve barıştan geçtiğini, işbirlikçilerden kurtulmanın zorunluluğunu, kaderimizi elimize almamız gerektiğini unutmayacağız" dedi.




TÜZEL YENİDEN GENEL BAŞKAN Kongrede, Emek Partisi Genel Başkanlığı'na A. Levent Tüzel seçildi. Ayrıca EMEP'in 35 kişilik yeni Genel Yönetim Kurulu ile 7 kişilik Merkez Disiplin Kurulu şu isimlerden oluştu; Genel Yönetim Kurulu: Abdullah Varlı, Aydın Çubukçu, Cem Somel, Ender İmrek, Ercüment Akdeniz, Fatih Polat, Gülsüm Cengiz, Gürsoy Turan, Güven Gerçek, Hakkı Tali, Halil İmrek, Haydar Kaya, İhsan Çaralan, İlhan İlbay, İskender Bayhan, İsmet Dursun, Kamil Tekin Sürek, Levent Dokuyucu, Mazlum Sarısaltık, Mecit Bozkurt, Mehmet Türkmen, Metin İlgün, Mustafa Yalçıner, Memet Uludağ, Mustafa Taşkale, M. Cavit Nacitarhan, Nedim Köroğlu, Öznur Oğuz, Özlem Yıldızer, Sabri Topçu, Seyit Aslan, Şevket Akyol, Şükrü Taş ve Yücel Sarpdere. Merkez Disiplin Kurulu: Adnan (Özyalçıner) Çelik, Bülent Habora, Devrim Avcı, Fevzi Bahattin Argun, M. Hamdi Balcı, Satılmış Başkavak ve Tahir Şilkan.




Kongrede mücadele ve örgütlenme kararları çıktı Kongrede, işçi ve emekçilerin mücadelesine, gençlik, kadınlar, tarım kesimi ve Kürt sorununa ilişkin 13 önerge verildi. Oybirliği ile alınan kararlar şöyle;
  • Genç işçilerin sendikal mücadeleleri desteklenmeli,
  • Topraksız, az topraklı köylüler başta, tarım işçileri ve üretici köylülerin, örgütlenmesi yoğunlaştırılmalı ve desteklenmeli,
  • Demokrasi mücadelesi yükseltilmeli,
  • Çevre ve kültürel miras korunmalı,
  • Bilim adamı ve aydınlar arasında çalışma yapılmalı,
  • Emekçi kadınlar arasında çalışma yapılmalı,
  • Özelleştirmelere tepki veren işyerlerine destek verilmeli, mücadele yükseltilmeli,
  • Bölgede son günlerde yaşanan gelişmelerin aydınlığa çıkarılması, Kürt sorununun barışçıl, demokratik yollarla çözümü konusunda çalışmalar yapılmalı,
  • Mali sorunlar ciddiyetle ele alınmalı,
  • İşçi ve halk gazetesi, günlük faaliyetlerde rolüne uygun kullanılmalı,
  • Bölge ve dünya halkları ile dayanışma içinde olunmalı,
  • AKP hükümetinin emekçilere yönelik saldırıları ile mücadele edilmeli.

    www.evrensel.net