Emek Partisi ile yola devam

Emeğin Partisi'nin 4'üncü Olağan Kongresi dün Atatürk Spor Salonu'nda büyük bir coşku ve kararlılık gösterisi ile yapıldı. Tüzük değişikliği ile Emek Partisi adını alan EMEP'in Genel Başkanlığına Levent Tüzel yeniden seçildi. İşçi ve emekçilerin damgasını vurduğu, emperyalizme öfkenin, barış isteminin öne çıktığı kongrede katılımcılar hep bir ağızdan Enternasyonal Marşı'nı okudu.

Emeğin Partisi (EMEP) 4'üncü Olağan Kongresi, Atatürk Spor Salonu'nda dün yapıldı. Büyük bir coşku ve kararlılığın olduğu, emperyalizme öfkenin, sosyalizme inancın dile getirildiği kongrede, Enternasyonal Marşı hep bir ağızdan okundu. Tüzük değişikliği ile bundan sonra "Emek Partisi" adı altında "yola devam etme" kararı alan kongrede Emek Partisi Genel Başkanlığı'na Levent Tüzel seçildi. Kongrede EMEP'in 35 kişilik Genel Yönetim Kurulu ile 7 kişilik Merkez Disiplin Kurulu da belirlendi. "İşçi sınıfı partisiyle güçlüdür" sloganını ilke edinen EMEP; iki günlük konferansının ardından dün de 4'üncü Olağan Kongresi'ni topladı. Atatürk Spor Salonu'nda yapılan kongre için sabahın erken saatlerinde, çeşitli illerden Ankara'ya gelen EMEP'liler, işçi ve emekçiler salona alkışlarla, "İşçi sınıfı partisiyle güçlüdür" sloganı eşliğinde girdiler. Coşkuyla kongrenin başlamasını bekleyen EMEP'liler, attıkları sloganlarla, emperyalizme öfkelerini ve sosyalizme inançlarını dile getirdiler. EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, yanında TÜMTİS Genel Başkanı Sabri Topçu ve diğer yöneticilerle girdiği salonda alkış ve sloganlarla karşılandı. Divan Başkanlığı'na Memet Kılınçaslan'ın getirildiği kongrede, işçi sınıfı ve emek mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşunun ardından hep birlikte Enternasyonal Marşı okundu. Alkışlar arasında kürsüye çıkan Levent Tüzel, sık sık alkışlarla ve sloganlarla kesilen konuşmasında, Türkiye'ye yönelik emperyalist oyunlardan Türk-Kürt kardeşliğinin önemine kadar değişik konulara değindi ve emekçileri parti saflarında mücadele etmeye çağırdı.

Türk ve Kürt birbirine mecbur Kongrede konuşan Demokratik Toplum Partisi Yönetim Kurulu üyesi Sırrı Sakık da "Yaşasın Halkların kardeşliği" sloganı arasında kürsüye çıktı. Toplantıları nedeniyle DTP eşbaşkanlarının kongreye katılamadığını, ancak sevgi ve selamlarını ilettiklerini belirten Sakık, demokrasi güçlerinin birliğine önem verdiklerini, siyasal mücadelelerini bu temelde sürdüreceklerini söyledi. DEP'ten başlayıp DEHAP'a kadar gelen sürece atıfta bulunarak, DTP olarak artılarını, eksilerini düşünerek, Türkiye halkı ile bütünleşmeyi amaçladıklarını kaydeden Sakık, zaman zaman seçimlerde ittifaklar, demokrasi güçleri ile birlikler yaptıklarını ama seçimler dışında, hayatın diğer alanlarında da birliğin gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'de özgürlük bayrağını Şırnak'tan Edirne'ye kadar kendilerinin dikeceğini belirten Sakık, zulmün karşısında boyunlarını eğmediklerini ifade etti. Birlikten başka çarelerinin olmadığını, Türk'ü, Kürt'ü birbirlerine mecbur olduklarını kaydeden Sakık, geleceğin Türkiye'sini birlikte inşa etme çağrısı yaptı.

Avrupalı emekçiler de konuştu Almanya Parlamentosu milletvekillerinden Ulla Jepke salonu selamladıktan sonra, Almanya'da kurulan koalisyon partisine ilişkin düşüncelerini ifade etti. "Suç işleyecekler" diyerek koalisyonun, hem emekçilerin hem işsizlerin sosyal şartlarının kötüleşeceğini belirten Jelpke, buna karşın umutlu olduklarını dile getirdi. Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin, "Üyelik finansal yük getirir mi" ve "Türkiye yeterince demokratik mi" gibi iki sorunun sorulduğunu ancak bu iki sorunun da temelde yanlış olduğunu ifade eden Jelpke, önemli olanın Türkiye halkının bundan çıkarı olup olmadığının altını çizdi. AB'de egemen olan piyasa özgürlüğünün yağma ve sömürü özgürlüğü anlamına geldiğine dikkat çeken Jelpke, bu nedenle Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olduğunu söyledi. Eylül ayında Almanya'da 10 binin üzerinde neo-nazi suçu işlendiğini, yabancılara ilişkin özel yasalar çıkarıldığını, düşük ücretlerle çalıştırıldıklarını ve kötü konutlarda yaşamaya zorlandıklarını anlatan Jelpke, bu nedenle Avrupa'nın Türkiye'nin demokrasi sorununda hakim olamayacağını söyledi.

Afrika'dan 'sosyalizm' mesajı Burkina Faso'dan Dragoss Duesrago ise kapitalist ülkelerin işçileri ile Afrika işçilerinin aynı sisteme karşı mücadele ettiğine dikkat çekerek, "Ortak ideallerimizin zaferi için adım atmak bugün her zamankinden önemlidir. Ortak idealimiz gerçek sosyalizmdir" diye konuştu. DİDF Almanya Temsilciliği'nden Ali Çarman da, Almanya'da işçi ve emekçilerin yaşam koşullarından söz etti. Almanya'da 5 milyon işsiz olduğunu söyleyen Çarman, Hollanda ve Fransa'da AB anayasasının reddedildiğini hatırlattı. Avusturya'da da bir eyalette komünist partinin yüde 8 oy aldığını anlatan Çarman, Fransa'daki isyanı ve İtalya, Belçika'daki grevleri hatırlatarak, "İşçi sınıfının yararına bir yaprak kımıldaması, yüreğimizi kıpırdatıyor" dedi. "Mücadeledeki yol arkadaşlığımız bundan sonra da devam edecek" diyen SDP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kahya, 2005 yılı Newroz'unun ardından şovenizmin işaretinin verildiğini belirterek, "Milliyetçi cereyana kapılmayan EMEP, SDP gibi partiler var oldukça ezilenlerin birliği amacına ulaşacak, ezilen-ezen varoldukça ateşin ve güneşin çocukları da varolacaktır" diye konuştu. ÖDP'den Ecehan Balta da Rosa Luemburg'un "Ya barbarlık, ya sosyalizm" sözüne atıfta bulunarak, bu sözün bugün "Ya sosyalizm, ya insanlığın sonu" biçimini aldığını ifade etti. Ankara 78'liler Derneği Başkanı Ruşen Sümbüloğlu ise "Burada sıkılan her yumruk, atılan her slogan haber veriyor ki, Deniz Gezmiş'ler burada. Sosyalizm mücadelesinin her adımında Deniz'ler var" dedi. Sümbüloğlu, kongrede, darbe hukukunun ortadan kaldırılması için çalışılması, darbe karşıtı platformlarda yer alınması kararlarının alınmasını istedi. Uğur Kaymaz'ın amcası Murat Kaymaz da konuşmasında dava sürecini anlattı. Kaymaz, davanın Eskişehir'e sürüldüğünü hatırlatarak, "Değil Eskişehir'e, Kuzey Kutbu'na alınsa bile ellerimiz yakalarında olacaktır" dedi. Adalete güvenebilmek için adaletin tarafsız olmasını isteyen Kaymaz, hükümetin tutumunu da eleştirdi. Kaymaz, faillerin bir an önce açığa çıkarılıp cezalandırılmasını istedi.

İşçi ve emekçiler kürsüdeydi Çalışma raporu üzerine söz alan Haber-İş 1 No'lu Şube Başkanı Levent Dokuyucu, patronların Telekom'da özelleştirmenin bittiği söylemlerine karşın emekçilerin bu teslimiyeti kabul etmediğini belirtti. İşyerlerindeki çalışmanın güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan ve "Her işçiyi yeniden, yeniden örgütlemek zorundayız" diyen Dokuyucu, yapılması gerekenin kitlesel eylemleri yurt sathına yaymak olduğunu bildirdi. Çukurova Tarım İşçileri adına konuşan Vedat Duran, sendikal mücadeleye kurultay ile başladıklarını, mahallelerde toplantılar yaptıklarını, gazete çıkararak işçileri bilinçlendirmeye çalıştıklarını anlattı. Sendika kurma isteklerine işaret eden Duran, EMEP'in verdiği desteği diğer partilerin de vermesini istedi. "Seral işçisi direnişin simgesi" sloganlarıyla kürsüye gelen Serna Seral işçisi Yıldız Sezginer ise direniş sürecini anlatarak, "Çadırdaki bayramımızı bayram yapan EMEP'e teşekkür ederim" dedi. Sezginer, işçilerin iktidarı ancak partiyle beraber mücadele ederek almak zorunda olduklarını dile getirdi. Mimar Vedat Demirkol ise "ölmeden önce bir sosyalist partiye üye olmak istediğini, görüşlerinin en iyi uygulayıcısı olduğu için EMEP'i tercih ettiğini" anlattı. Demirkol, gençliği alkışlayarak konuşmasını bitirdi. Parti MYK üyesi Öznur Oğuz'un çalışma raporunu okumasının ardından mitinglerini tamamlayan eğitim emekçileri salona girdi. Oldukça coşkulu biçimde sloganlarla karşılanan eğitim emekçileri de salonda dolaşarak sloganlara karşılık verdiler. Kürsüye gelen KESK Başkanı İsmail Hakkı Tombul, eğitim emekçilerine yapılan saldırıları kınadı. "KESK demokrasi mücadelesini ülke dışındaki güçlere havale etmez" sözleri salonda alkışlarla karşılanan Tombul, "Tüm emek ve demokrasi güçlerini ortaklaştırma çabasında EMEP'e önümüzdeki dönem hem bizim hem Türkiye'nin ihtiyacı var" diye konuştu. Son olarak söz alan şair Gülsüm Cengiz ise "Biz toprağa bir tohum attık. Bu tohum güçleniyor, daha da güçlenerek hayata kök salacak" dedi. Tüm partililere, her gün kendilerini okuyup yazarak yenileme çağrısı yapan Cengiz, emekçilerden yana saf tutan aydın ve sanatçıların "Demokratik kitle örgütlerinde varolma, sanatçı örgütlerini toplumsal mücadeleye katma" gibi sorumlulukları olduğuna değinerek, bu sorumlulukları yerine getirecekleri sözü verdi. Cengiz'in konuşmasının ardından çalışma raporu ve mali rapor aklandı. Konuşmaların andından yapılan tüzük değişikliği ile Emeğin Partisi adını Emek Partisi olarak değiştirdi. Bundan sonra yoluna Emek Partisi olarak devam etme kararı alan ve kısaltma olarak da yine EMEP'i kullanacak olan parti kongresinde, Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu-Kardeş Türküler bir konser verdi.
KONGREDEN NOTLAR...
  • Emek Gençliği kongreye garın önünden yürüyüş ile geldi. Sabah saat 09.00 sularında Ankara Tren Garı'nda buluşan Emek Gençliği, "Emperyalist saldırganlığa ve kölelik düzenine karşı gençlik 68 ruhuyla emeğin saflarında" pankartı arkasında salona kadar yürüdü. Sık sık "İşçi sınıfı partisiyle güçlüdür" sloganı atan gençler alkış ve ıslıklarla da tempo tuttular. Şemdinli'de yaşananları protesto eden gençler, Bergama'dan Dikili'ye Gençlik Buluşması'nda yaşamını yitiren Uğraş Daşdelen'i de unutmayarak, "Uğraş yaşıyor, kardeşlik büyüyor" sloganını attılar.
  • Genel Başkan Tüzel, yabancı konuklara, EMEP 4'üncü Kongresi'nin anısı olarak, Metin Yurdanur'un yaptığı "okyanustaki dalgaları simgeleyen" heykelleri armağan etti.
  • Adnan Özyalçıner'in rahatsızlığı nedeniyle kongreye katılamayan Sennur Sezer ve Özyalçıner'in mesajı da uzun süre alkışlandı.
  • Kongreye çok sayıda belediye başkanı, sendika, kitle örgütü temsilcisi, aydın ve sanatçılar mesaj gönderdiler,
  • Yitirilen parti üyelerinden Sema Başok ve Tokat İl Başkanı Hasan Özer de ailelerinin gönderildiği mesajlarla anıldı,
  • Trabzon ve Ataköy Belediyesi işçileri, İzmir Çiğili Organize sanayi işçileri,
  • Suriye'den, Hindistan'dan işçilerin mesajları da alkışlarla karşılandı,
  • Bergama köylüleri de kongreye gönderdikleri mesajda, "Kongrenizin sahipsizliğimize çare olacak kararlar almasını istiyoruz" dediler.

    www.evrensel.net