'Susurluk çözülseydi Şemdinli olmazdı'

DTP Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk Şemdinli'de halk tarafından suçüstü yakalanan çeteler ve sonrasında halka yönelik şiddet olaylarını, "derin devlet işbaşında" diye değerlendirdiler.

Demokratik Toplum Partisi (DTP) Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, Şemdinli'de "derin devletin işbaşında" olduğunu, tırmandırılan gerginlik ve şiddetin, "demokratik, toplumsal barışın sağlandığı bir Türkiye özlemlerini gölgelediğini söyledi. Tuğluk, "Eğer Susurluk tam aydınlatılmış olsaydı, Şemdinli olayı yaşanmayacaktı" derken, Eşbaşkan Ahmet Türk de ilk günden bölgede olduklarını, olaya ilişkin İçişleri Bakanı'na bile ulaşamadıklarını söyledi. DTP Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk dün parti merkezinde düzenledikleri basın toplantısı ile Şemdinli, Hakkari ve Yüksekova'daki gelişmeleri değerlendirdiler. Ortak imzalı metni okuyan Tuğluk, Türkiye'nin demokratik yaşamına yeni katılmış bir parti olarak hedefleri arasında "ülkede iç barışın sağlanması, demokratik reformların derinleştirilerek Türkiye'nin değişim ve dönüşümünü sağlamak" olduğunu söyledi. "Son iki ayda bölgede tırmandırılan gerginlik ve şiddetin demokratik, toplumsal barışın sağlandığı bir Türkiye özlemlerini gölgelediğini" belirten Tuğluk, Hakkari ve Şemdinli'de güvenlik güçlerinin estirdiği şiddet ve terörün dünya kamuoyunca da ibret ve şaşkınlıkla izlendiğini söyledi.

'Derin devlete suçüstü' Bu kaygı verici gelişmelerin, AB Komisyonu'nun İlerleme Raporu ve Katılım Ortaklığı belgelerinin açıklanacağı tarih öncesi gerçekleştiğine dikkat çeken ve aynı gün Şemdinli'de Umut Kitabevi'nin bombalandığını, faillerin halk tarafından yakalandığını kaydeden Tuğluk, "yaklaşık iki aydır özellikle Hakkari, Yüksekova ve Şemdinli'deki bombalama olaylarının faillerinin de ortaya çıkarıldığını" söyledi. "Şemdinli bombaları 'derin devlet'in elinde patlamıştır. Derin devlet suçüstü yakalanmıştır" diyen Tuğluk, DTP olarak ilk günden Şemdinli'ye heyet gönderdiklerini, hazırlanan raporun kamuoyuna açıklanacağını bildirdi. "Eğer Susurluk olayı tam aydınlatılmış olsaydı, Şemdinli olayı yaşanmayacaktı. Türkiye iç barışını sağlayacak evrensel bir hukuk devleti olmanın standartına ulaşacaktır" diyen Tuğluk, "sonuna kadar üzerine gideceğiz" diyen Başbakan'ın açıklamasını önemsediklerini de belirtti. "Hükümet bu olayın tüm yönleriyle açığa çıkarılması sorumluluğu altındadır" diyen Tuğluk, Şemdinli olayının da Susurluk gibi siyasi kaygılara ve korkulara kurban edilmemesi, Şemdinli'nin karanlıklara gömülmemesi" dileklerini bildirdi. Tuğluk, "Şemdinli'de yaşananlar Susurluk olayından da derindir ve sorumlular halk tarafından suçüstü yakalanmıştır. Şemdinli olayının karanlık boyutunu ve arkasındaki güçlerin ve sorumluların açığa çıkarılması için halkımızın ortaya koyduğu kararlılık ve demokratik tepkiler son derece meşru ve yasaldır. Bu hakların kullanılmasının şiddet ve silahla bastırılmasından derin üzüntü duyuyor, halka ve sivillere yönelik silah ve şiddet kullanılmasını nefretle kınıyoruz" diye konuştu.

'Meclis el koymalı' Başbakan'ın, hükümetin ve diğer partilerin kamuoyuna verdikleri sözleri yerine getirmeye ve olayı açığa çıkarmaya çağıran Tuğluk, "Olaya TBMM ve hükümet derhal el koymalı, tüm sorumluları ve arkasındaki güçleri açığa çıkarmalıdır" dedi. Hakkari Valisi ve Şemdinli Alay Komutanı başta olmak üzere asker ve sivil yöneticilerin derhal görevden alınmalarını isteyen Tuğluk, hükümetin ve parlamentonun da Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümünü gündemine alması gerektiğine işaret etti. Hükümetle görüşüp görüşmediklerini sorulması üzerine Ahmet Türk de olayla ilgili İçişleri Bakanı'na ulaşmaya çalıştıklarını, ikinci gün ancak Müsteşar ile görüşebildiklerini söyledi. "Şemdinli olayının aydınlatılmasını, Türkiye'nin aydınlatılması" olarak değerlendirdiklerini ve diyalog için ellerinden geleni yaptıklarını, yapacaklarını kaydeden Türk, "Halkın sorunlarını bilen, halkın içinde gelen bir partiyiz. Halkımızın sorunlarını, taleplerini, hükümete, parlamentoya her zaman aktarmak istiyoruz" dedi.

www.evrensel.net