Gerilimli 29 Ekim Bayramı

Devletin tepesinden 29 Ekim vesilesiyle verilen mesajlarda, Kürt sorunundan hükümet-YÖK gerilmine kadar bir dizi konuya dikkat çekildi.

29 Ekim Cumhuriyet Bayram'ına ilişkin resmi yetkililerin mesajlarına son aylardaki gerilimler damgasını vurdu. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, hükümet-YÖK gerilimini hatırlatarak, hükümeti siyasal sorumluluğa davet etti. Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ise, TSK'nın sabrının sınandığını belirterek, güvenlik olmadan özgürlüklerin olamayacağını söyledi. Bugün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı. Devletin tepesinden yapılan açıklamalarda hükümete ve özellikle Kürtlere yönelik sert mesajlar verildi.

Hükümete mesaj Cumhurbaşkanı Sezer, hükümet ile YÖK arasında son haftalarda artan gerilime değindi. Gelişmelerin "sanki Cumhuriyet kurumları arasında bir anlaşmazlık varmış" izlenimi doğurduğunu belirten Sezer, hükümetin siyasal sorumluluğunu hatırlattı. Anayasa'da, Cumhurbaşkanı'nın Anayasa ve yasalarda tek başına yapabileceği belirtilen işlemleri dışındaki tüm kararlarının Başbakan ve ilgili bakanca imzalanacağı, bu kararlardan Başbakan ve ilgili bakanın sorumlu olacağının belirtildiğini ifade eden Sezer, "Burada sözü edilen siyasal sorumluluktur" dedi. Sezer, şunları söyledi: "Devlet yönetiminde söz sahibi olan organların ve kişilerin sorumluluğu, yalnızca siyasal sorumluluktan oluşmaz; bunun çok ötesinde, önemi içeriğinden kaynaklanan sorumlulukları vardır. Bu sorumlulukların en başta geleni, temelleri Atatürk ilke ve devrimleriyle, anayasal kurallarla belirginleştirilmiş Türkiye Cumhuriyeti'ni koruyarak sürdürmektir. Anayasamızda, Cumhuriyet'in nitelikleri sayılmış, bu niteliklerin değiştirilemeyeceği ve değiştirilmesinin önerilemeyeceği belirtilmiş, hak ve özgürlüklerin hiçbirinin, laik Cumhuriyet'i ortadan kaldırmayı amaçlayan etkinlikler biçiminde kullanılamayacağı açıkça vurgulanmıştır. Anayasa koyucu, bu kuralları getirdikten sonra, milletvekilleri ile Cumhurbaşkanı'nın, laik ve demokratik Cumhuriyet ile Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı kalacaklarına yemin ederek göreve başlamalarını ve Atatürkçü düşünce temelinde doğan Cumhuriyet'in korunup, sonsuza kadar yaşatılması sorumluluğunu üstlenmelerini sağlamıştır. Bu kurallar, devleti yönetenleri, her şeyden önce laik Cumhuriyet yönünde yanlı olmak zorunda bırakmaktadır." Sezer, mesajının önemli bölümünü ise yargı bağımsızlığına ayırdı. Anayasada hiçbir makam ve organın yargıçlara emir vermeyeceğinin kesin bir dille anlatıldığını belirten Sezer, Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı Müsteşarı'nın Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeliğinden ivedi olarak çıkartılmasını istedi. Sezer bakan ve müsteşarın kurula katılmasının yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti ilkesini zedelediğini söyledi.




Erken kutlama Cumhuriyet Bayramı için resmi kutlamalar hafta sonuna gelmesi nedeniyle bir gün erken başladı. Dün İstanbul'da düzenlenen törende Garnizon Komutanlığı, İstanbul Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, siyasi partiler ve çeşitli dernekler Taksim anıtına çelenk bıraktılar. Ankara Esenboğa Havalimanı'nda düzenlenen törende de Atatürk anıtına çelenklerin konulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Burada konuşan Ankara Vali Yardımcısı Hayati Soylu, cumhuriyetin mazlum ülkelere örnek olduğunu da belirtti. Kayseri'de ise Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleştirilen tören sırasında Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki'ye bağırarak hakaret eden kişi gözaltına alındı. Emniyet Müdürü Orhan Özdemir, gözaltına alınan kişinin akli dengesi bozuk birisi olduğunu ileri sürdü. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı bugün de çeşitli illerde yapılacak yürüyüş ve etkinliklerle kutlanmaya devam edecek.




ÖZKÖK: SABRIMIZ SINANIYOR Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, 29 Ekim mesajında TSK'nın yıpratılmaya çalışıldığını savundu. Orgeneral Özkök, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle yayımladığı mesajında son zamanlarda belirli çevrelerce Silahlı Kuvvetlerle ilgili maksatlı bir yıpratma kampanyasının yürütüldüğünü belirterek, "Bu çevrelerin özellikle toplumu bir arada tutan ortak değerleri ve ülkü birliğini aşındırmaya çalıştığını" ileri sürdü. Söz konusu çevrelerin "Türkiye'nin ulusal onurunu zedelemeye ve toplumsal uyumun sağladığı ilave gücü yok etmeye yönelik söylemlerde bulunduğunu" belirten Genelkurmay Başkanı, "Bunu başarmak için de Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ulus ile olan bağlarını zayıflatmaya ve onun saygınlığına gölge düşürmeye çalışmaktadırlar. Hatta bunlardan bazıları Silahlı Kuvvetlerle uğraşmayı misyon edinerek, adeta Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sabrını ölçmektedirler" dedi. Özkök, güvenlik olmadan refah, özgürlükler ve demokrasinin garanti edilemeyeceğini de iddia etti.

www.evrensel.net