Hedef muhalif düşünceyi yok etmek

İçişleri Bakanlığı'nın 'üniversitelerde alınacak güvenlik tedbirleri' konulu gizli genelgesi tepki topladı. Öğrenciler genelgenin özgürlükleri kısıtlayacağını söylerken bakanlık yeni bir genelge yayımlayarak genelgesini savundu.

İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun "uygunsuz halde" görülen öğrencilerin tespit edilerek üniversite rektörlüklerine ve ailelerine bildirilmesi talimatını veren genelgesi öğrencilerin tepkisine neden oldu. Üniversite öğrencileri bu durumu düşünce özgürlüğü önünde bir engel olarak değerlendirirken, bakanlık yeni bir genelge yayınlayarak genelgeyi savundu. Genelgede geçen "uygun davranış" sözünün ne anlama geldiğini anlayamadıklarını belirten üniversite öğrencileri, "Bize göre uygun gelen devlete uygun gelmezse ne olacak" dediler. Eğitim Sen Adana Şubesi ise genelgede geçen uygulamaların yeni olmadığını, yıllardır yaşandığını dile getirdi.

İnandırıcı bulmuyorlar Öğrencilerden Serdar Gedikoğlu, genelgenin hak ve özgürler saldırı olduğunu ifade ederken, genelgenin kısıtlamalarına dikkat çeken İnan Yıdız, bakanlığın gençleri yozlaştıranlara savaş açtığına inanmadıklarını söylerken, Rıza Değirmenci isimli öğrenci de genelgenin kabul edilemez olduğunu, öğrencilerin gelişimine ket vurduğunu kaydetti.

Uygun tanımı belirsiz İktisat bölümde okuyan Özgür Avcı da, genelgede bahsedilen "uygunsuz durumun" tam olarak ne olduğunu bilmediğini söyledi. "Bireyin kültürü uygun davranışı belirler, devlet burada kime uygunu belirtmek zorundadır. Kişiye göre uygun olan devlete göre uygunsuz olabilir" diyen Avcı, yurtlara yeni kayıt yaptıran öğrencilerin odaları veya bloklarının ayrı tutulması istenmesinin kaygı verici olduğunu söyledi.

Genelgeli savunma Diğer yandan İçişleri Bakanlığı, genelgesini yeni bir genelgeyle savundu. Genelgede, üniversite gençlerini tehlikelerden koruyabilmek ve onarılamayacak zararlar görmelerini engellemek için eğlence ve dinlenme yerlerinin kolluk görevlilerince sık sık kontrol edilmesi, gerektiği hallerde üniversite yönetimi ve ailelerle işbirliği yapılmasının kaçınılmaz olduğu vurgulandı. İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun imzasıyla valilik ve ilgili kurumlara gönderilen genelgede, 2005-2006 eğitim öğretim döneminde üniversitelerde meydana gelmesi muhtemel öğrenci olaylarından kaynaklanabilecek problemlerin çözümüne yönelik hazırlanan genelgenin ''Eğitim Dönemi Başladıktan Sonra Alınacak Tedbirler'' başlıklı bölümüne ve ilgili paragrafına atıf yapıldı.


Askeri mantığın devamı Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Güven Boğa ise bu durumun yıllardır yaşandığını söyleyerek, 12 Eylül'den bu yana bu tür genelgelerin yayınlandığını ileri sürdü. Bu gnelgenin kamuoyuna yansımasının önemli olduğunu aktaran Boğa, "Bu genelge toplumun muhalif kesimine gözdağı verme anlamına gelmektedir" dedi. Bunun kitle örgütleri tarafından teşhir edilmesi gerektiğini ifade eden Boğa, "Bu tutum askeri dönemin yansımasıdır. Bu antidemokratik bir genelgedir." Diye konuştu. gençliğin siyasi çözüm üretmesinin önüne engel konduğunu kaydeden Boğa, " bu uygulamalara karşı mücadele etmeye devam edeceğiz" diye konuştu.


Takip Genelgesi protesto edildi İçişleri Bakanlığı'nın üniversite gençliğini "takip genelgesi", Sosyalist Gençlik Derneği (SGD) üyeleri tarafından protesto edildi. İçişleri Bakanlığı önündeki yapılan eylemde, sözkonusu genelgenin, rejimin kirli yüzünü gösterdiği belirtilerek, genelgede meşru olan kurumların devletin izniyle kurulan derneklerin de yasadışı ilan edilip hedef gösterildiğine dikkat çekildi. Açıklamada, soruşturmaların, ajanlık tekliflerinin nerelerden geldiğinin ve kimler tarafından yapıldığının gazetelere yansıdığı kaydedilerek, Bakan Aksu'nun genelgenin düzeltilmesi konusunda yaptığı açıklamanın ise yalnızca "uygunsuz davranışları" kapsadığının altı çizildi. Genelgenin bütünüyle geri çekilmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, sözkonusu genelge gibi insan hak ve özgürlüklerine aykırı uygulamalara karşı mücadelenin yükseltileceği ifade edildi.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Eğitimciler,
    'eğitim hakkı' için yürüyecek Eğitim Sen, Diyarbakır'daki eğitim sorunlarının giderilmesi amacıyla bugün Urfakapı'dan İstasyon Meydanı'na yürüyüş düzenleyecek. Eğitim Sen Diyarbakır Şube Başkanı İhsan Babaoğlu, yeni öğretim yılıyla beraber sorunların yerelden çözüm bulamayacağını anladıkları için seslerini Türkiye'ye duyurabilmek amacıyla yürüyüş eylemi yapacaklarını söyledi. Diyarbakır'da sayısı belli olmayan sokakta çalışan çocukların bulunduğunu dile getiren Babaoğlu, 50 bine yakın ilköğretim çağındaki çocuğun eğitim hakkından mahrum olduğunu belirtti. Sınıflarda standartların çok üstünde öğrencilerle eğitim yapıldığını anlatan Babaoğlu, bazı köylerde öğretmen olmamasından dolayı okulların kapalı olduğunu vurguladı.

'Pozitif ayrımcılık talebi' Dersliklerde 80 öğrencinin sıkıştırılmış bir şekilde eğitim gördüğüne dikkat çeken Babaoğlu, "3 bin 500 dersliğe ihtiyaç bulunmaktadır. Hizmetli ve memur açığı hat safhadadır. Tahminen 3 bin 500 öğretmene ihtiyaç var. Okulların fiziki koşulları çok kötü. Eğitimdeki teknolojik gelişmeyi izlemeyi bir tarafa bırakalım, sıra, masa, karatahta bile bulmakta sıkıntı çeken birçok okulumuz bulunuyor. Teknolojik aletler birçok okulda bulunmuyor. Kütüphaneler okulda tabela olarak bulunmakta ve içinde kitaplar yoktur. Diyarbakır son yıllarda ÖSS ve OKS sınavlarında kötü sonuçlar almaya devam ediyor. Belirttiğimiz bu sorunlar nedeniyle Diyarbakır, genelde bütün bölge için, eğitimde pozitif ayrımcılık talep ediyoruz. Bulunduğumuz dönemde bu sorunlar içinden çıkılmaz hale geldiği için 'Eğitim Hakkı' konulu bir yürüyüş düzenleyeceğiz" dedi.

'Kavgalar üzücü' Diyarbakır'daki okullarda kavga olaylarını da değerlendiren Başkan Babaoğlu, çocukları iyi eğitemediklerini kaydetti. Öğretmenlerin dayak yemesinin üzücü olduğunu anlatan Babaoğlu, emniyetin daha sıkı güvenlik önlemi almasını istedi.

www.evrensel.net