Direnişteki işçiler destek bekliyor

Ücretlerinin ödenmesi ve çalışma saatlerinin düzenlenmesi talebiyle işbırakan Rıvıenne İnter Tekstil işçileri, 24 saat boyunca fabrika önünde bekliyor. Taleplerini elde etmekte kararlı olan işçiler destek beklentilerini dile getiriyorlar.

Ödenmeyen ücretleri için 5 Ekim'den beri direnişte olan 200'e yakın Rıvıenne Inter Tekstil işçisi, dayanışmaya çağırıyor. Antalya'da kurulu Rıvıenne İnter Tekstil'de çalışan işçiler, üç aydır alamadıkları ücretleri ve ağır çalışma koşullarına karşı başlattıkları işbırakma eylemini sürdürüyor. Cumartesi günü işçilerle bir toplantı yapan işveren yetkilileri, "alacaklarının ödeneceğini" söyleyerek işbaşı yapmalarını istediler. "Sizi buraya desteklemeye gelenler, size yardım edenler partilerine oy toplamak için yapıyorlar" diyerek işçileri bölmeye çalışan işveren sözcüleri, avukatları da "işçilerden para koparmaya çalışmakla" suçladı. Ancak işçiler, işbaşı yapmak için haklarının yerine getirileceğinin garanti altına alınmasını istiyor.

24 saat bekliyorlar Alacaklarının ödenmesi ve ücretlerinin zamanında verilmesinin yanı sıra, günlük çalışma süresinin 8 saat olması, fazla mesailerin zorunlu olmaması, servis sorununun çözülmesi gibi talepleri de olan işçiler, günün yirmi dört saati fabrika önünden ayrılmıyorlar. Patronun senet karşılığı işe dönmelerini istediğini, zaman zaman patronun adamlarının saldırısına maruz kaldıklarını anlatan işçiler, su ve tuvalet ihtiyaçlarının karşılanmasına izin verilmediğini de belirtiyorlar. Üşümemek için geceyi fabrika içinde bulunan eski servis otobüsleri içinde sırayla yatarak geçiren işçiler, destek ve moral bekliyor.

Direnmeden olmuyor Hafta sonu işçileri ziyeret eden Emeğin Partisi İl Başkanı Celal Budak ve diğer yöneticiler, gelişmeler hakkında bilgi alarak görüş alışverişinde bulundular. Ziyarette işçilere seslenen Celal Budak, "direnişte olmalarından dolayı ne işçilerin ne kendilerinin mutlu olmadığını, ancak patronların sömürü cenderesinde işçi sınıfının ancak direnerek haklarını alabileceğini" dile getirdi. İşçiler birleştiği, beraber hareket ettiği zaman nasıl bir güç olduğunu dostun da düşmanın da çok iyi bildiğini dile getiren Celal Budak, "emekten yana bir siyasi parti olarak değil, emeğin kendi partisi olarak, işçi sınıfının partisi olarak Rivienne işçisiyle sonuna kadar birlikte olduklarını" ifade etti.


Rivienne İnter'in kadın işçileri Fabrikada çalışan kadın işçiler, koşulların zorluğunu daha derinden yaşıyor. İşin yoğunluğundan çocuklarına bile zaman ayıramadıklarını, üstüne üstlük emeklerinin karşılığını da alamadıklarını söyleyen kadın işçiler, nasıl yaşadıklarını, neler düşündüklerini gazetemize anlattılar.

Sevilay Kabacı: Çoğumuz evliyiz. Fabrikaya sabah girişimiz belli ama gece çıkışımız belli değil. Çocuklarımız hep mağdur. Onların suçu annelerinin babalarının işçi olması mı? Ne eşimizin yüzünü görüyoruz, ne çocuklarımızın. Sonuçta biz evimizin işini de yapmak zorundayız. Evde iş, fabrikada iş derken, uyku bize hep haram. Günde 8 saat çalışmak istiyoruz. Zorunlu mesaiye kalmak istemiyoruz. Servis sorununun çözülmesini istiyoruz. Maaşlarımızın zamanında ödenmesini, hak ettiğimiz ücreti istiyoruz. Haklarımızı koruyabileceğimiz, güvenceye alabileceğimiz bir sendika istiyoruz. Kadın erkek demeden bütün işçiler olarak bunlar için günlerdir direniyoruz. Destek istiyor, moralimizin yüksek tutulması için yardım bekliyoruz.

Havvana Duymaz: İki çocuğum var. Birisi annemde duruyor. Birisi de direnişin başından beri benim yanımda, birlikte mücadele ediyoruz. İki aylık kiram duruyor, aylardır çocuğumun hiçbir masrafını karşılayamıyorum. Patronlar verir mi diye bekledik ama üç aydır beş kuruş alamıyoruz. Geçen hafta bir tır gönderildi. Dendi ki mesaiye kalın, tır gönderildi mi maaşlarınızı alacaksınız. Kaldık mesaiye tırı gönderdiler yine para yok. Ben de çocuğuma demiştim ki; "Annecim tır gidince paramızı alacağız, dayan biraz." Ben çocuğuma bunu açıklamak zorunda kalıyorum.

Gülten Aldemir: Haksızlıklara başkaldırdığın zaman bayan olman hiç önemli değil, küfürlere, baskıya maruz kalıyorsun. Bu fabrikada dört tane bayan tuvaleti var ama yüzün üzerinde bayan işçi çalışıyor. Bunun içerisinde emziklisi var, annesi var, genç kızı var. Tuvaletlerin havalandırması bile yok. Gece gündüz çalıştırılıyoruz. Bayan işçiler çocuklarını hiç göremiyor. Kimininki annesinde kimininki komşusunda, akrabasında. Sürekli akıl evde.

Ayşe Özdere: Sürekli hakaretlere, küfürlere maruz kalıyoruz. Çocuklarımı gün oluyor 32 saat göremiyorum. Çünkü 32 saat aralıksız çalıştırdıkları oluyor. Para da alamıyoruz. İki tane çocuğum var. Büyük olanı 14 yaşında. O bir şekilde kendine bakıyor. Küçüğü anneme emanet ediyorum, eltime bırakıyorum. Direniş başladıktan beri hiç göremiyorum zaten.

www.evrensel.net