Fotoğraf: AA

İbretlik davalar!

AKP Hükümeti Türkiye'nin AB üyeliği sürecinde düşünce özgürlüğü ve demokratikleşme yolunda önemli adımlar attığını ileri sürerken dün İstanbul ve Ankara'da görülen iki ayrı davadan çıkan kararlar Türkiye gerçeğini yeniden gözler önüne serdi.

AKP Hükümeti'nin demokratikleşme, insan hakları ve düşünce özgürlüğü konusunda büyük ilerlemeler sağlandığı iddialarının gerçeği yansıtmadığı dün görülen iki dava ile yine gözler önüne serildi. Gazeteci Hrant Dink hakkında açılan davadan hapis kararı çıkarken 15 yıldır devam eden Altunbaş davası ise bir kez daha ertelendi. Dink hakkında Agos gazetesinde yayımlanan yazı dizisi nedeniyle açılan davaya dün Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Mahkeme sonunda Dink hakkında 6 aylık hapis cezası verilirken aynı suçlama ile yargılanan gazetenin yazı işleri müdürü Karin Karakaşlı beraat etti. Mahkeme Dink'in iyi hali nedeni ile cezasını erteledi. Dün görülen duruşmaya Dink ve Karakaşlı katılmazken şikayetçi Mehmet Soykan ve avukatı Kemal Kerinçsiz ile sanık avukatları Fethiye Çetin ve Hasan Alıcı katıldı. Dink hakkında yazısında Atatürk'e ve Türkiye'ye hakaret ettiği gerekçesiyle "Türklüğü alenen tahkir ve tezyif etmek"ten 6 yıla kadar hapis istemi ile dava açılmıştı. Dink'in avukatı Fethiye Çetin "Müvekkilime isnat edilen suçun temas ettiği maddenin son fıkrası göz önüne alınarak müvekkillerimin beraatine karar verilmesini talep ediyorum" dedi. Mahkeme heyeti ise, Karakaşlı'nın sorumluluğunun olmadığından beraatine, Dink'in ise yazmış olduğu yazının eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklaması niteliğinde olmadığı gerekçesi ile 6 ay hapsine karar verdi. Mahkemenin ardından bir açıklama yapan Avukat Kemal Kerinçsiz, adil bir yargılama gerçekleştiğini iddia ederek, Dink'in Türkiye'den ayrılmasını istedi. Dink'in mahkum edilmesi durumunda Türkiye dışına çıkacağını söylediğini belirten Kerinçsiz, Dink'in bundan sonra da suç işlemeye devam edeceğini ileri sürerek "Etnik bölücülük yapmaktadır" dedi.

Onursuzluk sayarım Gazeteci Dink ise, kendisine isnat edilen suçu hiçbir zaman işlemediğini belirtti. Tüm yasal haklarını kullanacağını söyleyen Dink, "Eğer Yargıtay ve AİHM süreçlerinde bir mahkumiyet yersem bu ülkede Türklerle beraber yaşamayı kendime onursuzluk sayarım" dedi. Dink "Benim için bir günlük, 6 aylık veya 6 yıllık cezanın değeri aynıdır, arada bir fark yoktur. Bana isnat edilen suçu ne yazımda ne de konuşmalarımda işlemedim" dedi.

www.evrensel.net