Fotoğraf: AA

'Kürtler kendilerini Iraklı
   olarak hissetmedi'

ABD'nin başkentinde düzenlenen Irak panelinde yapılan açıklamalar, işgalin yarattığı güvensizlik ortamının etnik ayrımları körüklediğini ortaya koydu.

Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin (KYB) Washington Temsilcisi Kubad Talabani, işgalin ardından etnik ayrımların derileştiğine dikkat çekerken, Kürtlerin kendilerini Iraklı olarak hissetmediklerini söyledi. American Enterprise Institute adlı muhafazakâr 'düşünce kuruluşunun' Washington'da düzenlediği Irak panelinde, yeni anayasa ve ülkede öngörülen federal yapı tartışıldı.

Güvensizlik ayrımı körükledi Panele katılan Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin oğlu ve KYB'nin Washington temsilcisi Kubad Talabani, Irak'ta merkezi hükümetin geçmiş yıllarda etnik gruplarla mezheplerin ihtiyaç ve isteklerini karşılayamadığına dikkat çekti. İnsanların güvensiz hissetmeleri yüzünden kendilerini önce Sünni, Şii veya Kürt olarak tanımladıklarını söyleyen Talabani, ''Kürtler, kendilerini hiçbir zaman Iraklı olarak hissetmedi'' dedi. Adem-i merkeziyetçiliği savunan Kubad Talabani, anayasaya destek vererek, anayasanın alternatifinin kaos olacağını öne sürdü. Panelde konuşan Irak anayasa komisyonu üyesi Muntir el Fadıl da, Iraklı Kürtlerin kendi geleceklerini belirleme hakları olmadıkça tam barışın sağlanamayacağını belirtti.

'Anayasa iç savaşa yol açar' Panele katılan Iraklı iki Şii Arap aydın ise, Talabani'nin görüşlerinin aksine, yeni anayasanın iç savaşa yol açabileceği uyarısında bulundu. Irak'ın Washington Büyükelçiliği için aday gösterilen ancak daha sonra adaylığı geri çekilen Rend Rahim, 15 Ekim'de referanduma sunulacak olan anayasa uyarınca merkezi hükümetin elinde hemen hiçbir kayda değer yetki bulunmayacağına, bütün önemli yetkilerin bölgesel yönetimlere kalacağına işaret ederek, bunun sakıncalarını anlattı. Rahim, ''Anayasaya göre merkezi yasalarla federal bir bölgenin yasaları arasında uyuşmazlık olması durumunda bölgesel yasaların geçerli olması öngörülüyor'' dedi. Öğretim üyesi Kenan Makiye de, Saddam Hüseyin rejiminin ardından, Irak'ta etnik ve mezhepsel ayrımları aşabilen bir yapının kurulamadığını belirterek, bu açıdan büyük sakıncalar içeren yeni anayasanın ülkeyi iç savaşa götürebileceğini anlattı. Makiye, ''Direnişe yol açan hatalar giderilmeden başarılı bir anayasa hazırlanamazdı. Mevcut anayasa taslağı, temelde istikrarsızlığa yol açıcı bir belge. Başarılı olamaz'' diye konuştu. Rahim ve Makiye, işgal öncesinde ABD yönetimine en fazla destek veren Iraklılar arasındaydı. Hükümet çatırdıyor mu? Öte yandan, Irak'ta hükümet, 15 Ekim'de yapılacak referandum ile aralık ayındaki seçimlere yaklaşılırken çalkantılı günler geçiriyor. Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin, Kürtlerin sorunları ve beklentileriyle ilgilenmeyi reddettiği gerekçesiyle Şii Başbakan İbrahim Caferi'yi eleştirmesi, tarafların oluşturduğu koalisyon hükümetini derinden etkiliyor. Bazı gözlemcilere göre, koalisyonun parçalanması halinde Irak'taki siyasi dengenin, bir araya getirilmesi zor cephelere ayrılarak kökten bozulma ihtimali bulunuyor. Caferi ile Talabani'nin, özellikle Kerkük, Türkmen ve Araplara ilişkin konularda farklı düşüncelere sahip olmaları ve Talabani'nin, Caferi'nin istifasını istemesi, tarafların anlaşmalarının ne kadar zor olduğunu gösteriyor. Irak meclisinde çoğunluğu elinde bulunduran, Şiilerin öncülük ettiği ''Birleşik Irak İttifakı''nı, hükümette gücü tekeline almak ve Kürtlerin Kerkük'e dönmeleri konusunda ileri adım atmayı reddetmekle suçlayan Talabani, taleplerinin karşılanmaması halinde koalisyondan çekilme tehdidinde bulunmuştu.

www.evrensel.net