Reform değil tasfiye

Hükümetle memur konfederasyonları arasında süren toplu görüşmelerde ortaya çıkınca, Kamu Personel Rejimi, Tasarısı'nın neden sır gibi saklandığı da anlaşıldı. Görüşmeler süresince hükümetin sık sık atıfta bulunduğu taslak, kamu emekçilerinin kazanılmış tüm haklarını ortadan kaldırmayı hedeliyor.

Yıllardır dönem dönem gündeme getirilen, 2004 yılında taslak çalışmaları kamuoyuna da yansıyan 'Kamu Personel Kanunu Tasarısı Taslağı' son olarak kamu emekçilerinin toplu pazarlığının ilk görüşmesinde konfederasyonlara iletildi. Zamanlamanın görüşmeye denk getirilmesinin tesadüfi olmadığı da, Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in talepler karşısında sürekli yasa taslağına atıfta bulunmasından anlaşıldı. Yasa taslağını incelemeye başlamadan önce Başbakanlık tarafından yayınlanan "Kamuda Yeniden Yapılanma 1 - Değişimin Yönetimi için Yönetimde Değişim" adlı kitabının 160. sayfasına bakalım. Kitapta, kanun kapsamında esas alınacak ilkelerden birkaçı sıralanarak; norm kadro uygulamasına geçileceği, göreve alma ve yükselmede objektif kriterler getirileceği, statülerin azaltılacağı ve benzer statüler arasındaki ekonomik ve sosyal farklılıkların giderileceği, maaş ve ücret sisteminin sadeleştirileceği ve dengesizliğin giderilerek, esnek çalışma usullerinin getirileceği, orta vadede performansa göre ücret sistemine geçileceği, kadro karşılığı sözleşmeli personel uygulamasının kaldırılacağı, devlette asli ve sürekli görevlerin belirlenerek, bunların dışındakilerin iş kanununa tabi olarak çalıştırılacağı, istihdam fazlası personelin ihtiyacı olan kuruluşlara dağıtılacağı, müsteşarların ve üst düzey görevlilerin görev süresinin hükümetin süresi ile sınırlı tutulacağı ifadeleri yer alıyor. AKP Hükümeti'nin bugüne kadarki uygulamaları bunların bir kısmının çeşitli yasa ve yönetmeliklerle hayata geçirildiğini göstermekte. Şimdi ise sıra asıl vurucu darbeye 2 milyon civarında olan memur sayısını 500 bin civarına çekmeye ve sözleşmeliliği tüm emekçilere dayatmaya geldi.

İstihdam biçimleri Memur: Kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri kamu gücünü kullanarak yerine getirenler. Bu tanım üst-orta düzey bürokratlar ile iç ve dış güvenlik güçlerini kapsamaktadır. Sözleşmeli Personel: Memurlarca yerine getirilmesi gerekmeyen hizmetleri yerine getiren, sözleşme ile tam zamanlı veya günün belirli saatlerinde veya haftanın veya ayın belirli gün veya saatlerinde kısmi zamanlı olarak çalıştırılan ve işçi sayılmayan personel. 657'ye tabi olan genel idari hizmetler, teknik hizmetler, öğretmen, sağlık emekçisi vb. kesimleri kapsamaktadır. Geçici Personel: Geçici ve süreli hizmetlerde Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığı'nca belirlenen duruma göre sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan personel. Diğer Kamu Görevlileri: Hakimler ve savcılar, subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, uzman erbaş ve uzman jandarmalar ile kadrolu veya sözleşmeli olarak istihdam edilen öğretim elemanları. İşçi: 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre çalıştırılanlar. Taslakta memurlar için "kadro" terimi, sözleşmeliler için "pozisyon" terimi kullanılıyor. Ayrıca sözleşmeli personel eli ile yürütülmesi mümkün olmayan ve yukarıda belirtilen istihdam biçimlerine göre temin edilemeyen nitelikli ve özel hizmetlerin, hizmet satın alınması yolu ile de gördürülebileği hükmü konularak, taşeron uygulamasının devam edeceği ifade edilmektedir. Bu kanunun memur ve sözleşmeli olarak tanımlanan personele uygulanacağı, "diğer kamu görevlileri" olarak tanımlanan personelin ise mali ve sosyal haklar bakımından bu kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmektedir. Kamu hizmetlerinde sözleşmelilik esas istihdam biçimi haline getirilmek istenmektedir. Sözleşmeliliğin tanımında ve yasanın genelinde amaçlananın;
  • İş güvencesinin ortadan kaldırılması...
  • Tamamen esnek çalışma düzenine geçilmesi...
  • "Memurlarca yerine getirilmesi gerekmeyen hizmetler" olarak görülen sağlık, eğitim vb. başta olmak üzere devletin sunduğu hizmetlerin asli ve sürekli görevler tanımından çıkarılması, yani özelleştirilmesi...
  • Esnek çalışmanın yol arkadaşı olan performans ücretlendirmesinin hayata geçirilmesi olduğu görülmektedir.

    Çakılı sözleşmelilik Memurlar için; yer değiştirme suretiyle atanma, karşılıklı yer değiştirme, görevin ve görev yerinin değiştirilmesi, kurumlararası naklen atanma ve atamalarda aile birliğinin muhafaza edilmesi başlıklarında düzenlemeler mevcuttur. Sözleşmeli personel için ise "pozisyonun tahsis edildiği yer dışındaki birimlerde geçici veya sürekli görevlendirilemez ve çalıştırılamaz" denilerek sadece işe girdiği birimde çalışabileceği, herhangi bir nedenle başka bir yere nakledilemeyeceği belirtilmektedir. Yani işe girdiği kurumun dışında bir yere gidebilmesi için sözleşmesini fesh ederek gittiği yerde boş bir pozisyon aramak durumunda kalacaktır. Görüldüğü gibi çok kutsal görünen aile birliği belli bir kesim için geçerlidir. Memur olan eş, eğer sözleşmeli veya diğer kamu görevlisi olarak çalışan eşinin bulunduğu yerde boş kadro varsa tayin yaptırabilecektir. Olmaması durumunda ise çözüm olarak memur olan eş, sözleşmeli veya diğer kamu görevlisi eşinin iş süresi kadar ücretsiz izin alabilecektir. Sözleşmeli eşin hiçbir hakkı bulunmamaktadır.

    Gönüllü olmayacak "Memurlar, istekleri üzerine nitelikleri ve hizmet gerekleri dikkate alınarak, aynı veya başka yer ve birimlerdeki sözleşmeli personel pozisyonlarına geçirilebilir" denilmesine rağmen, tasarının başka bir maddesinde "Kadrosu kaldırılan memurlar, en geç altı ay içinde kendi kurumlarında niteliklerine uygun bir kadroya atanır veya pozisyonunda görevlendirilir. Kendi kurumunda olmaması durumunda başka bir kurumda görevlendirilmek üzere Devlet Personel Başkanlığına bildirilir" hükmü ile gönüllü olunmadığında zorunluluğun dayatılacağı ifade edilmektedir.

    Emeklilik hayal Sözleşmeliliğe geçişi özendirmek amacıyla daha önce Ziraat ve Halk bankalarında uygulandığı gibi sözleşmeli ücretinin başta yüksek tutularak geçişin sağlanması ve memur kadrolarının iptali yoluyla tasfiyenin hızlandırılması temel prensip olacaktır. Ayrıca emekli olanların kadroları iptal olacağından tasfiye hızlanacaktır. Yasa tasarısıyla özelleştirilen kamu hizmetlerinden geriye kalabilecek kurumlardaki çalışanların da kölece, işgüvencesiz, örgütsüz, sendikasız, performans ücretlendirmesi ile çalıştırılması, kamu hizmetlerinin hemen tümünün taşeronlaştırılması hedeflenmektedir. Emeklilik yasasında yapılmak istenen değişikliklerle, iş güvencesiz ve kısmi zamanlı vb. esnek çalışma biçimlerini birleştirdiğimizde, kamu emekçileri için emeklilik hayal olacak. Sürekli ve iş güvenceli çalışılmaması sağlık güvencesini de ortadan kaldıracak.

    Sendikasızlaştırma Sözleşmelilik, bireysel sözleşmeye dayanmaktadır. Her ne kadar sendikalara üyelik serbest görünüyorsa da bireysel sözleşmelerle sendikasızlaştırma hedeflenmektedir. Performans değerlendirmesi ile çalışma barışı, emekçiler arasındaki güven ve dayanışma ilişkisi zedelenecek, rekabet, bireycilik körüklenecektir. TBMM'nin açılışıyla Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası ile birlikte Kamu Personel Kanunu Tasarısı hazırlıklarının hız kazanması bekleniyor. Bugün sendikalara üye olsun olmasın tüm kamu emekçilerinin, sağlık ve sosyal güvenlik hakkını, iş güvencesini, geleceğini, bugüne kadar kazanılmış hak olarak elinde kalan ne varsa tasfiyesini amaçlayan yasalara karşı birleşik mücadeleyi yaratması zorunlu bir görevdir. Bu görev öncelikle sendika yöneticilerine ve işyeri temsilcilerine düşmektedir. Ve artık görev zamanıdır.

    * SES MYK Üyesi


    İŞ GÜVENCESİ GASP EDİLİYOR Yasa taslağı işgüvencesini sadece memur statüsündekilere tanımaktadır. Sözleşmeliler için konulan "sözleşmeli personel pozisyonları, bu pozisyonlarda çalışan kişiler açısından iş sürekliliği sağlamaz" hükmü ile işgüvencesi ortadan kaldırılmaktadır. Sözleşmeliliğin sona ermesi halleri, emeklilik ve ölüm ile birlikte şöyle sıralanmaktadır: 1 - Bu Kanun ve sözleşme hükümlerine göre sözleşmenin feshedilmesi veya feshedilmiş sayılması, 2 - Göreve alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya bu şartlardan herhangi birinin sonradan sona ermesi, 3 - Sözleşme süresinin sona ermesi, 4 - Pozisyonunun kaldırılması. Ayrıca personel ve başarı değerlendirmesi olumsuz olan personelin sözleşmesi yenilenmezken, memurlara verilen aylıktan kesme cezasına denk gelen bir ceza alınması durumunda da sözleşmelilik sona erdirilecek. Aralıksız 15 yıl süre ile sözleşmeli olarak istihdam edilenlerin, kanun ve sözleşmelerindeki hükümleri ihlal etmedikleri sürece sözleşmelerinin yenileceği belirtiliyor.


    ESNEK İSTİHDAM Esnek istihdam biçimi iş güvencesinin olmadığı, çalışma süresinin ve saatlerinin değiştiği, iş tanımının belirsizleştiği, ücretlerin de bunlara bağlı olarak sürekli değişken olduğu, kısacası kuralsız çalıştırmanın egemen olduğu bir sistem olarak sermayenin iştahını kabartmaktadır. 2003 yılında İş Kanunu'nda yapılan değişiklikle işçi sınıfına dayatılan ve bugün işçi sendikalarının toplu sözleşmelerinin önemli bir maddesi haline gelen esnek çalışma, kamu emekçilerine de dayatılmak isteniyor. Taslakta yer alan sözleşmeli personel, geçici personel tanımları ile hizmetlerin satın alınma yolu ile gördürülmesi hükmü, esnek istihdam modelinin temel alındığını gösteriyor. Personelin tam zamanlı, kısmi zamanlı, haftanın veya ayın belirli günü veya saatlerinde çalıştırılabileceği açıkça ifade edilmiştir. Bugün Sağlık Bakanlığı'nda sözleşmeli sağlık çalışanları, Milli Eğitim Bakanlığı'nda sözleşmeli ve ek ders karşılığı çalıştırılan öğretmenler esnek çalışmaya tabi tutulmaktadır. Memurların ve tam zamanlı sözleşmelilerin "haftalık çalışma süresi genel olarak kırk saattir" ifadesinden sonra "ancak özel kanunlarla veya bu kanun ve özel kanunlara dayanılarak çıkarılacak tüzük ve yönetmeliklerle, kurumların ve hizmetlerin özellikleri dikkate alınarak farklı çalışma süreleri tesbit edilir" denilerek esnek çalıştırmaya bir kez daha zemin hazırlanıyor. Yürürlükte olan yasa ile radyoloji işleri ile radyum ve radyoaktif maddelerle yapılan işlerde çalışanların günlük çalışma süresi 5 saat iken, eski taslakta 6.5 saat olarak yazılmış, son taslakta ise hiç yer almayarak diğer çalışanlarla aynı süreye tabi tutulmuşlardır. Günün 24 saati hizmet verilen kurumlardaki çalışma saat ve şekillerinin düzenlenmesi de kurumlara bırakılmıştır.

    ÜCRETLENDİRME VE PERFORMANS Son taslağın "Personel ve Başarı" değerlendirmesi bölümüne göre, her memur ve sözleşmelinin bir personel ve başarı değerlendirme dosyası bulunacak. Amirler tarafından doldurulacak bu dosya, memurların ehliyetlerinin tespitinde, ilerleme ve yükselmelerinde, emekliye ayırma veya görevle ilişiklerinin kesilmesinde; sözleşmeli personelin ise ehliyetlerinin tesbitinde, yükselmelerinde, sözleşmelerinin yenilenmesi veya feshinde başlıca dayanak olacak. Bu dosyada yer alacak formlarda memur ve sözleşmelinin başarıları, bilgileri, yöneticilik ehliyetleri ile temsil kabiliyetleri, kişilikleri, yaratıcılıkları, girişimcilikleri, çalışma disiplinleri, genel ehliyet ve liyakatlarının değerlendirmesi yer alacak. Dosyada yer alması istenilen bu değerlendirmelerin büyük bir kısmı için objektif bir kriterin bulunamayacağı çok açık. Çünkü bu soruların yanıtları birçok açıdan subjektif değerlendirmelere olanak tanıyor. Siyasi kadrolaşmanın, kayırmacılığın yoğun yaşandığı, hak arayanların ise her gün soruşturmaya uğradığı, cezalandırılmaya çalışıldığı ülkemizde bu uygulamanın sonuçlarını tahmin etmek için kahin olmak gerekmiyor. Farklı görüşten olanların, farklı kimlik ve kültüre sahip olanların, kadınların, ileri yaşlarda olanların değerlendirilmesinde, değerlendiren pozisyonundaki kişilerin algılayışları belirleyici olacaktır. Bu, AKP Hükümeti'nin "eşitleme" iddiasının tam tersine ayrımcılıkları körükleyecek bir uygulamadır. Ayrıca performansa bağlı Döner Sermaye uygulamasının sürdüğü Sağlık Bakanlığı ve Üniversiteler için, "döner sermayeli işletmeler tasfiye edilip yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar" denildikten sonra, döner sermayenin performansa göre nasıl dağıtılabileceği hükümlerine yer veriliyor. Sağlık işkolunda döner sermayeden pay dağıtımının en geç 2007 yılı başında sonlanması planlanmaktadır. Yasanın da 2007 yılı başında yürürlüğe gireceği yürürlük maddesinde belirtildiğine göre bunun planlı olduğu açık. Tüm çalışanların ücretlerinin performansa göre ödenmesinin amaçlandığı unutulmadan, buradan performans ücretlendirmesinin son bulacağı sonucu çıkarılmamalı.


    GREV VE SİYASET YASAĞI Yasa taslağının genel haklar bölümünde memur ve sözleşmelilerin sendikalara üye olabileceği hükmü yer almasına karşın, yasaklar bölümünde memurlar ve sözleşmelilerin "toplu olarak göreve gelmemeleri, hizmeti yavaşlatmaları, aksatmaları sonucunu doğuracak eylemler" ile "greve karar vermeleri, grev düzenlemeleri, ilan etmeleri, bu yolda propoganda yapmaları, grev teşebbüsünde bulunmaları, grevi destekleme ve teşvik" yasaklar kapsamına alınıyor. Böylece sendikaların olmazsa olmazı olan grev ve toplusözleşme yasağının kapsamı daha da genişletiliyor. Siyasi partilere üye olma ve siyaset yapma yasağı ise devam ettiriliyor.

    www.evrensel.net