AB pazarlığında kritik gün

Bugün yapılacak toplantıda Müzakere Çerçeve Belgesi'nin büyük oranda netleşmesi bekleniyor. Ancak Avusturya'nın "imtiyazlı ortaklık" konusundaki ısrarını sürdürmesi durumunda belge üzerindeki anlaşmanın yarın sabaha da kalabileceği ifade ediliyor.

Türkiye -Avrupa Birliği (AB) ilişkilerini belirleyecek kararların alınacağı bugün, müzakere öncesi bir çok şey netleşecek. Türkiye cephesinden AB içindeki bazı ülkelerin tutumuna yönelik sert eleştiriler yapılırken, İngiltere, bu akşam bir anlaşmanın çıkabileceğinden umutlu. Bu akşam yapılacak toplantıda Müzakere Çerçeve Belgesi'nin büyük oranda netleşmesi bekleniyor. Ancak Avusturya'nın "imtiyazlı ortaklık" konusundaki ısrarını sürdürmesi durumunda belge üzerindeki anlaşmanın yarın sabaha da kalabileceği ifade ediliyor. Türkiye-AB ilişkilerinin kaderini belirleyecek 3 Ekim öncesine bir gün kala ise müzakere başlıkları netleşti. Müzakere masasına konulacak konular, 3 Ekim sonrasının da bir hayli sancılı ve krizlerle geçeceğinin işareti oldu. Başlıklar arasında müzakerelerin en ağır ve sorunlu konusu, tarım da var. Altı başlıkta önce taramanın yapılması ardından müzakarelerin açılması hedefleniyor. AB Komisyonu 3 Ekim öncesinde sinirlerin gerildiği Ankara'ya olumlu bir haber verdi ve müzakerelerin başlamasının ardından açılması beklenen ilk başlıkları Dışişleri Bakanlığı'na iletti. Komisyonun Ankara'ya gönderdiği listede altı başlık var. Bu başlıklar şöyle ifade edildi:
  • Bilim ve araştırma...
  • İstatistik...
  • Eğitim ve kültür...
  • Tarım...
  • Rekabet politikası...
  • Hizmetlerin serbest dolaşımı... Bu başlıklar Türkiye'nin AB'ye uyum sağlayacağı ilk konular olacak. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre bu sıralama mutlak değil ve değişebilir. Eğer 3 Ekim'e kadar her şey yolunda giderse süreç şöyle işleyecek:
  • Müzakere süreci...
  • Tarama...
  • Fasıllar için kıstas belirlenmesi...
  • Asıl müzakereler... 4 Ekim'de tarama süreci resmen başlayacak ve Türk mevzuatı ile AB mevzuatı karşılaştırılacak. Gerekli görülen başlıklarda komisyon müzakerelere geçilmesi için belli kıstaslar belirleyecek. Bu kıstaslar yerine getirilmeden o konuda müzakereler açılmayacak. Tarama sürecinde sıkıntı yaşanmazsa asıl müzakarelerin 2006 yılında ve bu altı başlıkta başlaması bekleniyor. Bu da Türkiye'ye en şiddetli muhalefeti yapan Avusturya'nın dönem başkanlığına karşılık geliyor. Ankara için tek sorun bu da değil. Tarım gibi müzakerelerin en ağır ve sorunlu konusunu en sona bırakmak isteyen Türkiye için tarım konusu ilk altı başlık arasında alınmış durumda. Başlıklar arasında sıralanan 'hizmetlerin serbest dolaşımı' da Rum gemi ve uçaklarına Türk limanlarının açılmasını gerektireceği için Ankara'yı zora sokacak. Kıbrıs konusunda bir çözüm olmaz ise bu başlığın açılması mümkün olmayacak. Diplomatik kaynaklar listeye bakarak Türkiye için asıl zorlu sürecin eğer bir yol kazası olmazsa 3 Ekim'den sonra başlayacağına dikkat çekiyor.


    FRANSIZLAR ÜYELİĞE KARŞI Fransa'da yapılan son kamuoyu araştırması, Fransızların yüzde 60'nın, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olduğunu ortaya koydu. IFOP kamuoyu araştırmasına göre, iktidardaki sağcı Halk Hareketi Birliği (UMP) seçmenleri içinde bu oran yüzde 70'e çıkıyor. UMP'nin 42 milletvekili ile Fransa Demokrasi Birliği'nin (UDF) 1 milletvekili, iki gün önce Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'a gönderdikleri ortak mektupta, müzakerelerin başlamasına karşı çıkılmasını talep etmişti.

    AVUSTURYA'YA ELEŞTİRİ Danimarka, Türkiye'nin AB ile üyelik müzakerelerine başlamasını engelleme tehdidinde bulunan Avusturya'nın tutumunu reddetti. Danimarka Dışişleri Bakanı Per Stig Moeller, Avusturya'nın, müzakere çerçeve belgesine üyeliğe alternatif seçeneği yerleştirilmesi konusunda ısrar etmesi durumunda müzakerelerin öngörüldüğü gibi 3 Ekim'de başlayamayacağını belirtti. Moeller, "AB Komisyonu belgesinde açıkça Türkiye ile müzakerelere tam üyelik amacıyla başlayacağımız belirtiliyor. Tam üyelik yerine başka bir şey bulalım demek olanaksız. Bunun için çok geç" diye konuştu.

    'AB YOLU İYİ NİYETİMİZE BAĞLI' Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Tasos Papadopulos, Türkiye'nin AB'ye entegrasyonu yolunun, Rumların iyi niyetine bağlı olduğunu savundu. Papadopulos, adanın İngiltere'den bağımsızlığının 45'inci yıldönümü dolayısıyla TV'de yaptığı konuşmada, "Türkiye, AB'nin tam üyesi olan ülkemizin sesini oldukça ciddiye alması gerektiğini yakında fark edecektir" görüşünü ileri sürdü. AB çerçevesinde yapılan son görüşmelerde bu durumun Türkiye'ye karşı açıkça dile getirildiğini iddia eden Papadopulos, Kıbrıslı Türklere için de "iki kesimin birleştirilmesi yönündeki ortak çabalarda yer alın" diye konuştu.

    ATİNA'DA TÜRKİYE KARŞITI GÖSTERİ Yunanistan'da, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkan bir grup, gösteri düzenlendi. Aşırı sağcı parti LAOS Genel Başkanı Yorgo Karacaferis tarafından başkent Atina'da düzenlenen gösteriye yaklaşık bin 500 kişi katıldı. Karacaferis, gösteride yaptığı konuşmada, Türkiye'nin AB'ye girmemesi gerektiğini savunarak, "Bunu Avusturyalılar, Hollandalılar ve Danimarkalılar söylüyorlar. Artık Yunanlıların da aynı şeyi söylemelerinin zamanı geldi" diye konuştu.

    www.evrensel.net