Akyıl işçisi nasıl örgütlendi?

Ödenmeyen alacakları için 12 gündür işbırakma eylemi yapan Akyıl işçileri, TEKSİF Diyarbakır Şubesi'nde nasıl örgütlendiklerini ve eylem sürecine nasıl geldiklerini gazetemize anlattılar.

Akyıl işçileri ilk kez 1997 yılında sendikalaşma mücadelesine giriştiler. Ancak patron duyunca, öncülük eden işçileri işten atarak sendika çalışmasını kısa sürede bertaraf etmişti. İşten atmalar ve yoğun baskılar nedeniyle uzun süre sendikalaşma konusunda adım atmakta çekinilen Akyıl'da, 2004 Haziran ayında dört genç işçinin öncülüğünde sendika çalışması tekrar başladı. Kendisiyle birlikte sendika çalışmasını başlatan üç arkadaşı işten atılan, adını vermek istemeyen genç bir işçi Akyıl'da sendikayı ve iki haftadır süren işbırakma eylemini nasıl örgütlediklerini şöyle anlattı:

Çoğunluğu üç ayda sağladık "Fabrikada birkaç arkadaş vardı sendikalaşalım diyen. Önceleri yanaşmıyordum. Ama bir arkadaşımızın iş kazası sırasında ölümle yüz yüze geldiğine şahit olduktan sonra sendika çalışmasına katılmaya karar verdim. Dört arkadaş bu işe başladık. TEKSİF'e gittik. Durumu anlattık. Başkan 'Siz bana çoğunluğu bir fazlasıyla getirin ben gece oniki de olsa gelip fabrikanızda oturacağım' dedi. Biz fabrikada arkadaşlarımızı sınıflara böldük. Yemek aralarında konuşuyorduk, dışarıda konuşuyorduk. Çalışırken işçilerin birbiriyle konuşması zaten yasak. Önce en güvendiğimiz arkadaşlara söyledik. Sonra ikinci derece güvendiğimiz sonra üçüncü derece. Fabrikanın her bölümünde kilit adamlar vardır. Bu kilit adamlar kendi vardiyalarında kendi bölümlerinde sendika çalışması yapmaya başladı. Hedefimiz bir yılda çoğunluğu sağlamaktı. Ama üç ay içinde kimse duymadan çoğunluğu sağladık. İşçi arkadaşları ikna etmekte hiç zorluk çekmedik. Herkes fabrikadaki haksızlıklara ve çalışma koşullarına isyan ediyordu. İşçi arkadaşlara bir dokunduk bin ah işittik. Şartlar çok zordu. Viziteye çıkamıyorduk, izin konusunda zorluklar vardı. İşçilerin birbirleriyle konuşması yasaktı. İki işçi birbiriyle konuşunca hemen ne konuştuğumuzu özellikle de sendikayı konuşup konuşmadığımızı soruyorlardı. Maaşlarımızın düzenli verilmemesi, sigortalarımızın yatırılmaması nedeniyle arkadaşlar hemen benimsedi sendika fikrini. Hepsi hazırdı örgütlenmeye. Çoğunluğu sağladıktan sonra da güvenmediklerimizi, üye olmayanları zorla kolundan tutup sendikaya götürdük üye yaptık."

Artık son haddine geldi "Biz bu eyleme kadar pek çok eylem yaptık. Ama hiç makineleri kapatmadık. Eylem yapıyorduk ama üretim devam ediyordu. Eylem yapınca patron gelip vaatlerde bulunuyordu. Güveniyorduk adama üretime devam ediyorduk. Mustafa , Osman, Hacı Mahmut olsun patronlar bize çok vaad verdi. Bu son eyleme kadar 6-7 kez maaşlarımızın ödenmesi için eylem yaptık. Bazen patronlar bazen müdürler bize maaşlarımızın ödeneceğine dair söz veriyordu. 'Bize zaman tanıyın, para gelecek maaşlarınız ödenecek' diyerek bizi hep oyaladılar. 6-7 yıldır hep içerde ödenmemiş maaşlarımız oldu. Bazen iki maaş, bazen üç maaş en son yükseldi yedi maaşa kadar çıktı. Yedi yıldır düzenli maaş alamadık. İki ayda bir üç ayda bir maaş alıyoruz. İşçi arkadaşların hastaları oluyordu, muhasebeden para istediklerinde 10 milyon bile vermiyordu. Artık son haddine geldi mesele. Biz de makineleri durdurduk."

Ücretsiz izne çıkartacaklardı "İşbırakma eylemi yapmayı düşünmüyorduk aslında. Pamuk geldikten sonra eylem yapalım dedik. Diğer vardiyalardaki arkadaşlar 'hayır şimdi yapalım' dediler, beklemediler. Kendi vardiyamızı hazırladık. Pamuk gelseydi onlar bu pamuğu işlemek zorundaydılar. Patronu iş zamanı sıkıştıracaktık. Ama işçi arkadaşlar hemen eylem yapalım deyince biz de kendi vardiyamızı örgütledik. Sabah bir araya geldik. Pamuk geldiğinde burayı çalıştırmak lazım. Çalışmazsa onlara zarardır. Ama şimdi pamuk yok, ring bölümü zaten durmuştu. Onlar için bir zarar yok. Zaten eylemi yapmasaydık 200 işçiyi ücretsiz izne çıkartacaklardı."


İşçiler gazetemizi ziyaret etti Akyıl işçileri, gazetemiz Diyarbakır bürosunu ziyaret etti. Yaklaşık iki haftadır yaptıkları eylemde Evrensel'in yanlarında olduğunu ifade eden işçiler, Akyıl direnişini sayfalarına taşıdığı ve yanlarında olduğu için gazetemize teşekkür ettiler. Ziyaret sırasında işyerinde yaşadıkları sıkıntıları anlatan işçiler, diğer fabrikalardan işçilerin gözlerinin Akyıl direnişinde olduğunu söylediler. İşçiler, kazanımlarının tüm işçilerin başarısı olacağını vurguladılar. Parasız en güzel günlerini yaşadığını kaydeden Serdar Karakuş, direnişin artık maddi yönü aştığını ifade etti. Sloganlarının "Ya hep ya hiç" olduğunu belirten on yılık Akyıl işçisi Murat Çınar ise, sadece ücretlerinin değil, geçmişe dönük sigorta primlerinin yatırılması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için de direndiklerini söyledi.

www.evrensel.net