Beki: Erdoğan 'AB ile ilişkileri keseriz' demedi

Başbakanlık Sözcüsü Akif Beki, dün bazı gazetelerde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a atfen yer alan "AB ile ilişkilerimizi tamamen kesiriz" sözünün, Başbakan'a ait olmadığını iddia etti. Akif Beki, Başbakanlık Merkez Bina'da düzenlediği bilgilendirme toplantısında, İtalyan La Repubblica gazetesinden alıntı olarak dünbazı gazetelerde yer alan "AB ile ilişkilerimizi tamamen keseriz" sözünün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a ait olmadığını söyledi. Beki, "Haberin geri kalanı doğrudur, ama bu söz muhabirin yorumudur. Başbakan'a ait değildir" dedi. Bozüyük'te yapılan gösterilere ilişkin bir soru üzerine de Beki, "Sayın Başbakan, provokasyonlara karşı toplumun tüm kesimlerini duyarlı olmaya çağırmaktadır" diye konuştu.
Cuntacı generallere suç duyurusu
12 Eylül'ün 25'inci yıldönümünde "Darbeciler Yargılansın" mitingi yapmaya hazırlanan 78'liler, Kenan Evren'in de dahil olduğu sıkıyönetim komutanlarının yargılanmasını istediler. Cuntacı generaller hakkında Ankara 78'liler Derneği ile birlikte 48 kurum, Ankara Cumhuriyet Savcılığı kanalıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Ankara 78'liler Derneği üyeleri ve bazı kurum temsilcileri, dün Ankara Adliyesi önünde suç duyurusu ile ilgili bir basın toplantısı düzenleyerek, Kenan Evren, Tahsin Şahinkaya, Nejat Tümer, Nurettin Ersin ve dönemin diğer sıkıyönetim komutanlarının yargılanmasını istediklerini dile getirdiler. Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na verilen dilekçelerde, cuntacı generallerin 12 Eylül 1978 tarihinden itibaren, görev ve yetkilerini kötüye kullanmak, işkence yapmak ve yaptırmak, adam öldürmek, toplumun tüm bireylerine fena muamelede bulunmak, haksız yere vatandaşları gözaltına aldırtmak, hürriyeti tahdit, zorla alıkoyma, mülkiyet hakkının gaspı, mesken dokunulmazlığının ve haberleşme özgürlüğünün ihlali suçlarından yargılanmaları istendi. Dilekçenin olaylar ve açıklamalar bölümünde ise, generallerin 12 Eylül 1978 tarihinden itibaren ülkenin iç savaş ortamına sürüklenmesine, binlerce vatandaşın yaşamını yitirmesine engel olmadıkları, yönetime el koyma ortamının doğması için duruma seyirci kaldıkları ifade edildi. Generallerin 1980'e kadar Cumhurbaşkanı ve hükümetten gizli olarak sistemde anayasal değişikliğe gidilmesi için planlar yaptıkları ifade edilen dilekçede, yönetime zorla el koyarak TCK'nın 309, 311 ve 312'nci maddelerine muhalefet ettiklerine dikkat çekildi. Darbenin ardından tüm hak ve özgürlüklerin rafa kaldırıldığı ve ülkenin açık cezaevine dönüştürüldüğü hatırlatılan dilekçede, yaşam hakkı başta olmak üzere tüm hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği dile getirildi. Generallerin yayınladıkları bildirilerle örgütlenme özgürlüğünü, siyasal ve sosyal hakları ortadan kaldırdıkları kaydedilen dilekçede, yargıç ve yargı bağımsızlığının yok edildiği, laiklik ilkesinin çiğnendiği ifade edildi. Dilekçede, "Darbeciler yargılanmadan gerçek anlamda bir demokrasinin inşa edilemeyeceğini dünya pratiği bize göstermektedir" denildi.
www.evrensel.net