Avrupa'da Kıbrıs depremi

Türkiye'nin Kıbrıs Rum yönetimini tanımadığını ilan ettiği deklarasyon, 3 Ekim müzakerelerinin üzerine çöktü.

Türkiye'nin Kıbrıs Rum yönetimini tanımadığını ilan ettiği deklarasyon, 3 Ekim müzakerelerinin üzerine çöktü. Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın önceki gün Türkiye'nin yayımladığı Kıbrıs deklarasyonunun AB adaylığından beklenen ruhu taşımadığını söylemesi, AB'de büyük bir tartışma başlattı. Chirac, AB Komisyonu Jose Manuel Barroso'ya, deklarasyonun hukuki ve siyasi sorunlara sebep olduğunu bildirdi. Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, Fransa'nın birlikteki ortaklarıyla Türkiye'nin Kıbrıs Rum Kesimi'ni tanımayı reddetmesi konusunu görüşmek istediğini açıkladı. Chirac'ın bu açıklamalarının ardından Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkanı Angela Merkel ile Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) Genel Başkanı Edmund Stoiber'in, AB ülkelerindeki muhafazakar hükümetlere Türkiye'nin AB üyeliğiyle ilgili olarak gönderdikleri mektup da gündeme damgasını vurdu. Mektupta Türkiye'nin üyelik müzakerelerinin askıya alınması çağrısı yapıldı. Fransa Başbakanı Dominique de Villepen de, daha önce yaptığı açıklamada, Türkiye'nin, AB üyelerinden biri olan Rum Kesimi'ni tanımadan müzakerelere başlamasının düşünülemeyeceğini belirtmişti. Almanya'da yayımlanan Rheinischer Merkur gazetesinde, Thomas Gutschker imzalı "Diplomatik deprem" başlıklı yorumda 3 Ekim'de başlaması beklenen müzakerlerin tehlikeye girdiği saptaması yapıldı. Gutschker, Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan'da yayımlanan Phileleftheros gazetesinde yer alan bir habere dayanarak, 3 Ekim'de Avrupa Birliği'nin Türkiye ile başlatmayı planladığı müzakerelerin tehlikeye girdiğini belirtti. "Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopoulos'a ilettiği bir notta, veto hakkını kullanmaya çağırdı" diyen gazete, kısa bir süre önce Fransa Başbakanı Dominique de Villepin'in „Birlik'in 25 üyesini de tanımayan bir ülkenin Avrupa Birliğine üye yapılmasını düşünemiyorum" şeklindeki sözlerini hatırlatıyor ve tüm gelişmeler göz önünde tutulduğunda, 3 Ekim'de müzakerelerin başlamasının olası görünmediği yorumunu yaptı. Öte yandan Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi de, Türkiye'nin Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanımadığını belirten deklarasyonunun gözden geçirileceği ve 3 Ekim'deki üyelik müzakerelerle ilgili karar alınacak olan bu toplantılar öncesi diğer ülkelerle diplomasi trafiğini hızlandırdı. Yunan Dışişleri Bakanlığı bu çerçevede, başta İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw, Avrupa Birliği'nin genişlemisinden sorumlu üyesi Olli Rehn olmak üzere, İtalya, Almanya, Fransa, Polonya, Avusturya, İspanya, Belçika, Slovakya ve Litvanya dışişleri bakanlıklarıyla sürekli telefon görüşmeleri yapıyor ve nabız tutuyor. Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis de, Yunanistan'ın Türkiye'nin AB üyeliğini desteklediğini bir kez daha söyledi. Karamanlis, Türkiye Avrupa yolunda ilerledikçe bölgedeki barış ve istikrarın sağlanacağını, bunun hem Türkiye'nin, hem Yunanistan'ın hem de genel olarak tüm bölgenin yararına olacağını dikkat çekti.


FİSCHER'DEN TEPKİ Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer, Merkel ile Stoiber'in Türkiye'nin AB üyeliği konusundaki tutumlarını sert bir dille eleştirerek, ''Adenauer'den Kohl'a kadar tüm Alman hükümetlerinin 43 yıldan bu yana verdikleri sözlerden dolayı, Merkel ve Stoiber'in girişimleri körlük derecesinde tehlikeli'' dedi. Türkiye ile AB üyelik müzakerelerinin yapılmasının, terörizm ve İran'ın nükleer programından dolayı istikrarsız hale gelen bir bölgenin güvenliği ve istikrarı açısından son derece önemli olduğunu ifade eden Fischer, ''Bu nedenle AB'nin verdiği sözlerde durulmalı. Merkel için iç politika öncelik taşıyor gibi görünüyor. Federal hükümet ise 7 Aralık'ta AB ülkeleri hükümet ve devlet başkanlarının aldığı kararın arkasındadır'' diye konuştu.
AVRUPA BASININDAN...

LİBERATİON: DEKLARASYON BAHANE 29 mayıs deklarasyonunun, Türkiye'nin AB üyeliğini yeniden tartışma konusu etmek için 'mazeret' oluşturduğunu yazan Liberation, "Fransız yetkililerin 3 Ekim'de müzakere açılmasını erteletme hususunda umutlarını tamamen yitirmediğini" belirtti. Liberation, Hollanda ve Avusturya'nın yanında, 18 eylül seçimleri ardından Hıristiyan Demokratların Almanya'da iktidara gelmesi durumunda Fransa'nın Angela Merkel'ın desteğini de alabileceğini kaydediyor.

FİGARO: CHİRAC İKNA EDEMEDİ Cumhurbaşkanı Chirac'ın Barroso önündeki dünkü yeni hamlesi sağ eğilimli Le Figaro tarafından, 'Türkiye konusunda tutumunu daha da sertleştirmesi' olarak değerlendirildi. Gazete ağustos ayı başında, önce Fransa Başbakanı Dominique de Villepin ve ardında Cumhurbaşkanı Chirac'ın Türkiye'ye 'bir ilk uyarıda bulunduklarını', bu uyarıların Ankara'yı etkilemedığini kaydetti. Figaro, "Cumhurbaşkanı Chirac'ın bu girişimlerinin haklılığı konusunda henüz Avrupalı ortaklarını ikna etmediğini" kaydetti.

FT: TÜRKİYE'YE İKİ UYARI ATEŞİ Financial Times (FT) gazetesi Merkel ve Chirac"ın peşpeşe gelen açıklamalarının Türkiye'nin 3 Ekim hayallerine birer uyarı ateşi olduğunu savundu. Haberde, iki ülkenin bu çıkışının Türkiye ile müzakerelerin 3 Ekim'de başlaması konusunda ısrarcı olan Tony Blair'in de başını ağrıtabileceği belirtildi. Gazete, Londra ve AB Komisyonu'nun "Kıbrıs Türkiye ile müzakerelere başlamak için bir önkoşul değildir" görüşünde olduğunu hatırlattı.

GUARDIAN: ÇİFTE PATLAMA İngiliz The Guardian, Türkiye'nin AB hayalinin Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ve Alman Hristiyan Demokrat lider Angela Merkel tarafından çapraz ateşe maruz bırakıldığını belirtti. Gazete, Chirac ve Merkel'in geçtiğimiz birkaç hafta boyunca izledikleri tutumun, Türkiye'ye AB'nin iki önemli ülkesinin desteğini kaybetme kabusu yaşattığını ifade etti. Haberde, Almanya ve Fransa'nın bu güne kadar Türkiye'ye verdiği desteğin altı çizildi.

INDEPENDENT: AB YOLU TIKANIYOR The Independent gazetesi de Angela Merkel'in seçimlere kısa bir süre kala Türkiye'nin AB yolunu tıkamaya yönelik bir kampanya içinde olduğunu yazdı. Haberde, Merkel'in çıkışının Galler'de gelecek hafta düzenlenecek AB Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın hemen öncesinde geldiğine dikkat çekildi.

DAILY TELEGRAPH: FRANSA DAHA RUM İngiliz Daily Telegraph gazetesi, Fransa'da bir anda başlayan Rum sempatisine değindiği haberinde, Fransa'nın "ironik" bir biçimde Rumların hakkını Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan'dan daha fazla savunduğunu yazdı. Haberde, Kıbrıs Rum Kesimi'nin de Yunanistan'ın da Türkiye'nin AB ile müzakereleri başlamasını engellemeyeceklerini açıkladıkları hatırlatıldı. Haberde ayrıca Chirac'ın bu çıkışının, İngiltere ile yeni bir diplomatik savaş olduğu belirtildi.

www.evrensel.net