Birlik ve mücadele çağrısı

KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul, sadece KESK'in değil, diğer sendikalar ile meslek örgütleri ve siyasi partilerin birlikte mücadele etmesi gerektiğini belirterek, "Süreci birlikte örmeliyiz" dedi.

KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul, sadece KESK'in değil, diğer sendikalar ile meslek örgütleri ve siyasi partilerin birlikte mücadele etmesi gerektiğini belirterek, "Süreci birlikte örmeliyiz" dedi. ÖDP Genel Başkanı Kozanoğlu ve beraberindekilerin KESK'i ziyaretinde konuşan Tombul, masada önerilen rakamlarla kamu emekçileriyle adeta dalga geçildiğini belirterek, buna izin vermeyeceklerini bildirdi. Muhataplarının bürokratlar değil, hükümet olduğunu belirten Tombul, hükümete "Önerilerinizi Çarşamba günü görmek istiyoruz" dediklerini aktardı. Tombul, getirilecek öneriye göre ya oturup tartışacaklarını ya da tartışmaya gerek kalmayacağını söyledi. İstedikleri kaynağın "ek yük" olarak gösterilmesini de "yanlış" olarak nitelendiren Tombul, asıl ek yükün iç ve dış borç faizler ile rantiyeye giden pay olduğunu söyledi. Kozanoğlu da ziyaret sırasında yaptığı konuşmada, KESK'in sadece sendikal alanda değil, demokrasi ve özgürlükler alanında da önemli işlevi olduğunu kaydetti. Kozanoğlu, KESK'le birlikte hep birlikte sokakta olacaklarını söyledi.

Demokrasi sorunu Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer de, sermayenin artan saldırılarına karşı "örgütlenme ve mücadeleyi" yükseltme çağrısı yaptı. Şube başkanları ve yöneticileri ile dün Başkent Öğretmenevi'nde başlayan toplantı öncesi basına açıklama yapan Dinçer, Türkiye'nin demokratikleşme yönünde atması gereken adımları hâlâ atmadığını belirtti. Dinçer, "Aksine sendikamıza açılan kapatma davasında da görüldüğü gibi bu konuda da ciddi bir direniş olduğunu söylemek mümkündür. Demokrasi ve barış taleplerinin şiddetle bastırılması, sendikal ve siyasal faaliyetlerin hukuken ve fiili olarak sürekli denetim altında tutulması, Türkiye'nin demokratikleşme konusunda daha çok yolunun olduğunu göstermektedir" dedi. Türkiye sendikal hareketinin son yıllarda, ciddi bir duraklama sürecine girdiğini kaydeden Dinçer, sendikal faaliyetlerde görülen rutinleşme, darlaşma ve birkaç aylık dönemlerle sınırlı kısmi canlılık sendika üyelerinin önemli bir bölümünde yorgunluk ve ilgisizlik eğilimlerinin yaygınlaşmasına yol açtığını söyledi. Dinçer, sermaye güçlerinin son birkaç yılda yoğnlaştırdığı saldırıları ile hedeflerine adım adım yaklaşmakta olduğuna işaret ederek, "Kamu Yönetimi Temel Kanunu, Sağlıkta Dönüşüm Projesi ile sosyal sisteminin yeniden yapılanması ve personel rejimine yönelik olarak yapılmak istenen değişiklikler, sendikalarımızda ve kamu emekçilerinin yaşamında onarılması büyük tahribatlar yaratma potansiyeli taşımaktadır" dedi. Dinçer, tüm emekçilerin, ezilenlerin ve demokrasi güçlerinin birleşik mücadelesini yaratmak için herkese önemli görev ve sorumluluklar düştüğünü vurguladı.

www.evrensel.net