Erdoğan'dan yeni bir açılım yok

Recep Tayyip Erdoğan Diyarbakır gezisinden, Kürt sorununun varlığını ilk defa kabul etti. Ama çözümüne yönelik somut bir açılım yapmadı. Başbakan, her ülkenin geçmişte hatalar yaptığını belirterek "Geçmişte yapılan hataları yok saymak büyük devletlere yakışmaz" dedi.

Günlerdir merakla beklenen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Diyarbakır gezisinden, Kürt sorununun çözümüne yönelik somut bir açılım çıkmadı. Aydınlar ile yaptığı görüşmedeki sözlerini Diyarbakır'da da tekrarlayan Erdoğan, Kürt sorunu konusunda ise daha önceki konuşmalarına göre daha olumlu mesajlar verdi. Başbakan, her ülkenin geçmişte hatalar yaptığını belirterek "Geçmişte yapılan hataları yok saymak büyük devletlere yakışmaz" dedi. Başbakan Erdoğan, Diyarbakır'da Toplu Konut Anahtar Teslim Törenin'de yaptığı konuşmaya, ülkenin dört bir yanında eğitim, sağlık, adalet, güvenlik, ulaşım, toplu konut, tarım, hayvancılık alanında atılan adımlarla birlikte her geçen gün refah seviyesi yükselen bir Türkiye'yi yakalamak üzere olunduğunu savunarak başladı. "Hafıza-ı beşer nisyan ile maluldür" saptamasını hatırlatan Erdoğan, "Maalesef zamanla unutuyoruz, neler oluyor, farkında olmuyoruz. Bunu aşabilmek için bunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Diyarbakırımız'da sizlerle paylaşmak istiyorum" diye konuştu.

'Geçmişte hatalar yapıldı' Her ülkede geçmişte hatalar yapıldığını söyleyen Başbakan, geçmişte yapılan hataları yok saymanın büyük devletlere asla yakışmayacağını vurguladı. "Büyük devlet, güçlü millet kendisi ile yüzleşerek, hatalarını ve günahlarını masaya yatırarak geleceğe yürüme güvenine sahip millet ve devlettir. İktidarımız bu bilinçle ülkede hizmete soyunmuştur. Ben milletimin ve devletimin özgüvenine, tarih bilincine ve coğrafya şuuruna inanan bir kadronun Başbakan'ı olarak huzurunuzdayım" diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "İlla her soruna bir ad koymak da gerekmez. Çünkü sorunlar hepimizindir. Ama illa 'ad koyalım' diyorsanız Kürt sorunu bu milletin bir parçasının değil, hepsinin sorudur. Benim de sorunumdur. Sorunların parça parça adresi olmaz. Bütün sorunlar Türk olsun, Kürt olsun, Çerkez olsun, Abaza olsun, Laz olsun bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ortak sorunudur. Çünkü güneş herkesi ısıtır, çünkü yağmur herkes için rahmettir. Çünkü herkes aynı toprağın insanıdır, insanıyız, millet olmak işte budur." 'Kürt sorunu ne olacak?' diyenlere ülkenin Başbakan'ı olarak o sorunun herkesten önce kendi sorunu olduğunu belirten Erdoğan, anayasal düzen dahilinde her sorunun daha çok demokrasi daha çok vatandaşlık hukuku ile çözüleceğini vadetti.

'Geri adım atılmayacak' Erdoğan, Türkiye'nin geldiği noktadan geriye adım atılmayacağını, demokrasinin bütün vatandaşlar tarafından hissedilerek derinleşeceğinin herkes tarafından bilinmesini isteyerek, "Demokratik sürecin geriye doğru işlemesine izin vermeyeceğiz" diye konuştu. Başbakan Erdoğan, konuşmasında, ülkenin hiçbir sorununu yok saymadıklarını ve sorunları yok saymanın millete saygısızlık anlamına geleceğini ifade etti.

Terör mesajı Erdoğan, milletin sorunlarını bahane ederek, terör ve şiddet ortamı oluşturmaya çalışanların karşısına da devlet ve millet olarak topyekün sarsılmaz bir iradeyle çıktıklarını vurguladı. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Devletimize, bayrağımıza ve cumhuriyetimize topyekün sahip çıkıyoruz. Terörün ve şiddetin bu ülkenin en büyük düşmanı olduğunu ve buna asla göz yumulmayacağını bir kere daha söylüyorum. Masum vatandaşlarımızı katleden, kahraman güvenlik güçlerimizi şehit eden, bu milletin geleceğine suikast düzenleyen teröristler, bu ülkenin masum evlatlarını da kendi emellerine alet ediyorlar. Bu yüzden anneler, babalar sizlere sesleniyorum: Evlatlarınızı bu terör belasından kurtarmak için devletin her türlü yardıma açık olduğunu biliniz." Konuşmasının sonunda Erdoğan yazar Adalet Ağaoğlu'nun Başbakanlık'taki görüşmede önerdiği Diyarbakırlı şair Cahit Sıtkı Tarancı'nın "Memleket İsterim" şiirini okudu.


NE MESAJ VERDİ?
  • İlla her soruna bir ad koymak da gerekmez. Ama illa 'ad koyalım' diyorsanız Kürt sorunu bu milletin bir parçasının değil, hepsinin sorudur. Benim de sorunumdur.
  • Anayasal düzen dahilinde her sorunu daha çok demokrasi daha çok vatandaşlık hukuku daha çok refahla çözeceğiz, bu anlayışla çözüyoruz ve çözeceğiz de...
  • Gelinen noktadan geriye dönüş olmayacak. Demokratik sürecin geriye doğru işlemesine izin vermeyeceğiz
  • Her ülkede geçmişte hatalar yapılmıştır. Her ülke geçmişinde zor günler yaşamıştır. Hataları yok saymak büyük devletlere yakışmaz
  • Devletimize, bayrağımıza ve cumhuriyetimize topyekün sahip çıkıyoruz. Terörün ve şiddetin bu ülkenin en büyük düşmanı olduğunu ve buna asla göz yumulmayacak.


    İŞSİZİ BEDAVACILIKLA SUÇLADI Başbakan Recep Tayyip Erdoğan daha önceki konuşmalarında olduğu gibi iş ve fabrika isteyen vatandaşı yine "bedavacılıkla" suçladı. Erdoğan'ın konuşması sırasında bir vatandaşın "fabrika istiyoruz" diye uzun süre bağırması üzerine, şunları söyledi: "Bak kardeşim, AKP iktidarı buralara fabrika yapmayacaktır. Teşvik Yasası diye çıkardığımız yasanın anlamı nedir? Diyarbakırlı işadamlarımız batıya yaptığı yatırımın yanında gelsinler, biraz da buraya yatırım yapsınlar istiyoruz. Bu yasayı Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin işadamları ve bunun dışındaki işadamlarımız buralarda yatırım yapsınlar diye çıkardık. Bedava arazi veriyoruz. 5 yıl vergi almıyoruz, enerjide yüzde 50 indirim yapıyoruz. SSK primlerini düşük seviyede alıyoruz. Daha ne istiyorsunuz. Bunları yapıyoruz. Bedavacılığa alışmayın. Çalışacağız, omuz omuza vereceğiz, hep beraber kalkınacağız."

    BAŞBAKAN'IN ASGARİ ÜCRET HESABI Başbakan Erdoğan konuşmasında kendince bir asgari ücret hesabı da yaptı. Göreve geldiklerinde asgari ücretle alınan ekmeğin 190 kilodan bugün 280 kiloya, 181 kilo makarnanın 318 kiloya, 151 litre sütün 259 litreye yükseldiğini kaydeden Erdoğan, "Ekonomide sağladığımız güven ve istikrar ortamının sonucu olarak bugün üretici de esnaf da tüketici de artık önünü görebilir hale gelmiştir. Bunu ben değil, rakamlar söylüyor" dedi. Erdoğan, Ekim 2002 ile 2004 arasında buzdolabı fiyatlarının ortalama yüzde 29, çamaşır makinası fiyatlarının yüzde 35 düştüğünü, buzdolabı, fırın ve çamaşır makinası dahil 2002'de toplam 5 milyon 518 bin beyaz eşya satılırken 2004 sonu itibariyle satışların yüzde 98 oranında artarak 10 milyon 938 bine yükseldiğini kaydetti.

    www.evrensel.net