Anadolu'nun ticaret kapısı
   özelleştiriliyor

Liman-İş Sendikası'nın hazırladığı "Mersin Limanı ve Gerçekler" raporu, uluslararası ticarette önemi her geçen gün artan Mersin Limanı'nın özelleştirilmesiyle "Anadolu'nun ticaret kapısı"nın elden gideceğini ortaya koyuyor.

Liman-İş Sendikası'nın hazırladığı "Mersin Limanı ve Gerçekler" raporu, uluslararası ticarette önemi her geçen gün artan Mersin Limanı'nın özelleştirilmesiyle "Anadolu'nun ticaret kapısı"nın elden gideceğini ortaya koyuyor. Mersin Limanı'nın yılda ortalama 50 milyon dolar kâr ettiğine dikkat çeken Liman-İş, özelleştirme durumunda kaçakçılığın önünün alınamayacağı uyarısında bulunuyor. Liman-İş'in raporuna göre; tarihsel süreç içinde zaman zaman önemi artan, zaman zaman azalan Mersin Limanı, 19'uncu yüzyılda yeniden önem kazandı. 1869'da Adana ve Mersin arasında yol yapılmasının gündeme gelmesi ile Mersin Orta Anadolu ve Kuzey Suriye'nin de çıkış kapısı haline gelirken, Çukurova, Orta Anadolu ve Kuzey Suriye'de yapılan üretim Mersin'de satılmaya başlandı. 1954'te yapımına başlanan, 1958'de işlemeye başlayan liman, 1970'lerde genişletildi. 1980'lerin ilk yıllarında Doğu Akdeniz'e sefer yapan bütün deniz yolu işletmelerinin başlıca uğrak yerlerinden biri haline gelen Mersin Limanı, artan ticaret hacmi nedeniyle ihtiyacı karşılamaya yetmeyen işletmeciliğine rağmen Akdeniz'deki başlıca birçok limanı, ticaret hacmi bakımından geride bıraktı. Türkiye'nin Akdeniz'deki en büyük limanı olan, Avrupa'nın en büyük 10 limanı arasında yer alan Mersin Limanı'ndan Tunus'tan Sidney'e, Abıdjan'dan Liverpool'a, Panama'dan Odessa'ya, Amerika, Avrupa, Afrika, Asya ve Avusturalya kıtalarının sayısız limanlarına düzenli seferler ve ticari bağlantılar yapılıyor.

Gelecek umut veriyor Etkilediği geniş pazar nedeniyle "Anadolu'nun ticaret kapısı" olarak tanımlanan Mersin Limanı'ndan 2000-2004 döneminde 23 milyon 538 bin 174 ton ihracat, 33 milyon 99 bin 575 ton ithalat yapıldı. Raporda, sadece ticari malların değil nükleer reaktörler, kazanlar ve mineral yakıtlar gibi stratejik ve güvenlik açısından önemli malların da bu limandan girdiğine dikkat çekiliyor. Rapora göre Romanya ve Bulgaristan'ın 2007'de AB'ye katılmaları Mersin lehinde potansiyel bir ticari trafik artışı sağlayacak. Orta vadede ise Batı Balkan ülkelerinin üyeliği bölgesel limanların rolünü transfer noktaları olarak belirleyerek, Avrupa dışı bölgelere mal nakliyatı oranının da artmasına katkıda bulunacak, Mersin ise "trafik kavşağı noktası" rolünü pekiştirecek. Kıbrıs'taki gelişmeler de limanın konteynır trafiği üzerinde olumlu bir etki yapacak. Demiryolu bağlantılarının yenilenmesi ve altyapının iyileştirilmesi durumunda Mersin Limanı'nın Orta Asya ülkeleri açısından önemi daha da artacak. GAP projesinin takviye edilmesi ve uygulanması, Doğu Akdeniz ve Yakın Doğu bölgelerindeki ülkelerin mal sevkıyatı talebindeki artışın değerlendirilmesi durumunda limanın bölgede oynayacağı rol büyüyecek.

www.evrensel.net