Apollon tapınağı görkemiyle büyüleyen ...

Aydın'a bağlı bir ilçe olan Didim ünlü olan deniz, kum ve güneşinin yanında büyük bir tarih hazinesine ev sahipliği yapıyor. Bölgede bulunan tarihi yerlerin başında Apollon Tapınağı geliyor.

Aydın'a bağlı bir ilçe olan Didim ünlü olan deniz, kum ve güneşinin yanında büyük bir tarih hazinesine ev sahipliği yapıyor. Bölgede bulunan tarihi yerlerin başında Apollon Tapınağı geliyor. Apollon antik dünyanın en büyük üçüncü tapınağı olmasının yanında, dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağı'nın mimari ikizi.

İkizler Didim'in girişinde, Batı Anadolu kıyılarının en etkileyici bağımsız anıtı olarak herkes tarafından kabul edilen o müthiş güzellik yani Apollon Tapınağı yükseliyor. Tapınağın anıtsal boyutları ve benzersiz planı kadar, çok iyi bir durumda korunagelmesi de ayrı bir hayranlık konusu. Yunan dünyasında Apollon Tapınağı'nı boyutları bakımından önemli bir farkla geride bırakacak herhangi bir tapınak yok. Hellenistik dönemde tasarlanan Apollon Tapınağı, dev boyutlu mimarlık yapıtlarının Romalıların tekelinde olmadığını gösteriyor. Tapınak ve onun yönetimindeki bilicilik, Miletos toprakları içerisinde. Didyma adı Yunancadan değil, Anadolu dillerinden kaynaklanıyor. Rastlantı olarak Yunanca "ikizler" anlamına gelen didymi sözcüğüne benzemesi, Apollon ve ikiz kız kardeşi Artemis'le ilişkili olduğu düşünülüp böyle bir mantık kuruluyor.

Bilicilik merkezi Bu dönem Apollon Tapınağı bir "Bilicilik Merkezi"... Milet ve çevre kentlerden gelen ziyaretciler Panormos Limanı'ndan (Mavişehir yakınlarında) karaya çıkarak, tapınağa bir kutsal yol ile ulaştıkları biliniyor. Kutsal yolun iki tarafında heykeller sıralanıyor. MÖ 6. yy tarihlenen bu heykellerden birçoğu 1858 yılında Newton tarafından British Museum'a gönderilmelerine kadar orjinal yerlerinde kalmışlar. Çoğu arkaik döneme ait dik bir biçimde oturan figürleri betimler. Bazıları ise yazıtlı. Kutsal yol heykelleri arasında bir aslan ile bir sfenks heykeli de mevcut. Didyma tarihinin erken evresi tapınağın Persler tarafından yıkılmasıyla sona ermiş. M.Ö. 494 yılında İona ayaklanması başarısızlıkla sonuçlanıp Miletos düşünce, Dareison hem tapınak hem de bilicilik yerini yağmalayarak yıktırmış. Perslerin çaldığı bronz Apollon heykelini 150 yıl sonra İskender almış ve Didyma'ya geri vermiş. Pers yıkımının ardından bilicilik merkezinin toparlanması uzun sürmüş. Ama İskender'in gelişiyle inşaat hızlanmış ve bilicilik pınarı yeniden kaynamış. Yine de Didyma, asıl canlanmasını Seleukos'a borçlu. Eski tapınağın bulunduğu yerde bugün kalıntıları bulunan dev yapının inşaatını MÖ 300 yılında Seleukos başlatmış. Yeni kutsal alan kısa zamanda büyük bir üne ve zenginliğe kavuşmuş. Ama MÖ 278 yılında istilacı Galatların saldırılarından çok zarar görmüş. MÖ 277 yılına ait çıkartılan bir yazıtta savaştan çok zarar ve yağma görüldüğü, tapınakta Artemis hazinesindeki kaidelerden hiçbir eser kalmadığı yazmakta.

Medusa kabartması Tapınağın bir başka sıradışı özelliği ise ön odanın iki yanında yer alan ve naos duvarlarının üzerine ulaşan merdivenler. Tapınak zengin bir motif çeşidine sahiptir. Özellikle Medusa kabartması benzerlerinden çok daha güzel. Onun dışında Didyma'daki stadion hâlâ ayakta. Alt basamaklarda oturma yerlerinden her birinin belirli bir kişiye ayrıldığını gösteren yazıtlar var. Yaklaşık 200 ayrı ad okunabilmekte, kimisinin özenle kazındığı, kimisinin de kabaca yazıldığı görülmekte. İsimler en iyi yer sayılan birinci sırada yoğunlaşmış. Hepsi de birey ya da topluluk statüsündeki kişilere ait isimler. Hiçbir devlet görevlisine statüsü gereği yer ayrılmamış. Koşu yarışlarının başlama yeri stadionun doğu ucunda olup bugün de görülebilmekte. Didyma Apollon tapınağının ilginç özelliklerinden biri yapının çeşitli kesimlerinde duvarlara ve basamaklara kazılmış harfler. Bunların işlevine ilişkin çeşitli varsayımlar ortaya konulmuş. Harfler üç değişik şekilde konmuş. Özel isim kısaltmaları oldukları varsayılır ve bu yoldan ele alınarak, tapınağın inşaatına köle işçi veren kişilerin, parça başına ücret aldıkları için yaptıkları parçalara belli olsun diye isim kazıdıkları. Bunlar toplanarak ödemeler yapılıyor. Bunlar tapınak bitirilince silinecekti. Ancak tapınak yapımı bitirilemedi. Ama bu görkemli yapı günümüze kadar ulaştı ve bizlerin elinde bir tarih hazinesi olarak duruyor. Ve bu sadece Anadolu topraklarının sahipliğini yaptığı geçmişten dersler çıkarabileceğimiz o müthiş emeklerden sadece bir tanesi. Ve görmeniz için Aydın'ın Didim ilçesinde sizleri bekliyor.


Benzersiz bir plan Apollon Tapınağı'nın planı çeşitli yönlerden sıradışı, hatta benzersiz olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre; İon düzenindeki yapı "dekastylos dipteros" plan gösterir, yani kısa yanlarda on sütun içeren iki sütun dizisiyle çevrilmiş. Ön avlu niteliğindeki pronaosta oniki sütun daha var. Böylece toplam sütun sayısı 120 olmakta. Pronaosla kutsal bölüm arasında içinde iki sütun bulunan bir ön oda var. Bu ön odaya başka tapınaklarda rastlanmamakta. Ön odadan üç kapı naosa inen basamaklara açılmakta. Naos: Kült heykelinin bulunduğu kutsal alan. Yapı dev boyutları yüzünden hiçbir zaman çatı ile örtülememiş. Pronaosun iki yanındaki eğimli birer dehliz, pronaoso, naosa bağlar. Bu da eşine rastlanmayan bir düzenleme. Yunan tapınaklarında kült (tapınma) heykeli genelde naosun arka duvarına yakın bir yerde konumlanır fakat Apollon Tapınağı'nın üstü açık olması sebebiyle naosun ortasında, Apollon heykeli için İon düzeninde küçük bir tapınak (naiskos) yapılmıştır.

www.evrensel.net