Liman işçileri halkla birleşiyor

Mersin Limanı'nın özelleştirilmesine karşı direnişlerini sürdüren işçiler, Mersin halkının desteğini almak için mahalle ve işyerlerine bildiri dağıtıyorlar.

Özelleştirmeye karşı direnişte olan Mersin Limanı işçileri, tüm Mersin halkının desteğini almak için yoğun bir aydınlatma çalışması yürütüyor. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) limanın satışına ilişkin son teklifleri bugün alacak. Liman işçileri ise işyerinde sürdürdükleri eylemi mahalle ve işyerlerine taşımaya çalışıyorlar. Üç haftayı aşkındır işyerini terk etmeyen liman işçisi, Liman-İş imzalı bildirileri Mersin Demokrasi Platformu bileşenleriyle birlikte dağtıyor. Emeğin Partisi (EMEP) Mersin İl Örgütü de, limanın özelleştirilmesine karşı hazırladığı 5 bin bildiriyi şehir merkezi ve mahallelerde dağıtmaya başladı. Liman işçisi, mücadelenin tüm işyerlerini kapsaması için işyeri komitelerinin kurulması fikrini tartışıyor.

'Birleşik güç olmalıyız' SEKA'da direniş yaşandığı süreçte sendika olarak dayanışma anlamında eksik kaldıklarını ifade eden Liman-İş Mersin Şube Başkanı Recep Özbey, "SEKA 51 gün direndi. Bizim desteğimiz birkaç cümleyle sınırlı kaldı. Destek olmak, yanında olduğunu söylemek değildir, orada olmak gerekir" dedi. Dayanışmak için Seydişehir'e gitme kararlarının olduğunu dile getiren Özbey, "Destek açıklamaları ve eylemler Mersin'de Taşbina ile Defterdarlık arasına sıkışıp kaldı. Tabana inilmesi gerekiyor. Birleşik bir güç yaratmalıyız, bu sadece üç konfederasyonu değil, ziraat odalarını, kitle örgütlerini kapsamalı" diye konuştu. Ankara Sendika Şubeler Platformu'nun Mersin Limanı'na destek için yaptığı eylemi değerlendiren Özbey, bu eylemlerin genel eylem ve direnişin altyapısı olduğunu söyledi. Mersin Demokrasi Platformu'ndan işyerini terk etmeme eylemine nöbetleşe katılım önerisi geldiğini aktaran Özbey, gelişmelere bağlı olarak ortak çalışma yürüteceklerini ifade etti.

'Komiteleri acilen kurmalıyız' Limandan emekli olan işçilerin de görev beklediğini söyleyen 17 yıllık liman işçisi ve İşyeri Temsilcisi Ercan Sayar, görüştükleri kurumlardan ciddi destek sözü aldıklarını söyledi. Desteği pratik olarak görmek istediklerini kaydeden Sayar, "Cam işçisi greve gittiğinde Karaduvar'da çalışan cam işçileriyle birlikte komiteler kurduk. Mahallelerden doğru maddi ve manevi destek sağlandı. Akgübre grevinde bize 500 kalem geldi. 1 milyondan satın dediler biz 5 milyondan sattık. Ortak mücadele böyle yoğrulur" dedi. Sayar, Mersin'de özelleştirmeden etkilenen tüm işçilere ortak eylem yapma çağrısında bulundu. Sayar, komitelerin önemini ise şöyle anlattı: "Nisan ayındaki iş bırakma eylemi sırasında komiteler oluşturuldu. Bu sendikadaki hantallığı yıktı. Bizde ve mücadele eden diğer yerlerde bu komitelere şiddetle ihtiyaç var. Türk-İş'e bağlı yüzbinlerce işçi var, her biri 5 kişi örgütlerse iş başka olur. Eğer ben 5 kişiyi yanıma çekemiyorsam, örgütleyemiyorsam ayıp bana." Sıranın artık herkese geldiğini ifade eden Sayar, hükümet ve sermayeye geri adım attırmak için emekçilerin üretimden gelen güçlerini kullanmalarının zorunlu olduğunu vurguladı. Gazetemize de teşekkür eden Sayar sözlerini şöyle tamamladı: "Evrensel'in emeğe yakın bir duruşu var. Kirli olmayan bir kalemle ifadelerimizi kâğıda döktüğü ve pratik olarak yaşadığından teşekkür ediyoruz."

'Halka anlatılmalı' 18 yıllık liman işçisi Şükrü Bağdur ise el ilanı dağıtırken, "şimdiye kadar neredeydiniz, miting yapmıyor musunuz,sizi destekliyoruz" gibi olumlu tepkilerle karşılaştıklarını belirterek, "Şimdiye kadar antipati vardı. Eğer biz kendimizi doğru ifade edersek destek buluyoruz. Verdiğimiz emeğin meyvesini alıyoruz. Kamuoyu Mersin Limanı'nın Mersin için önemini anlıyor. Çalışanlar tarafından mahalle birimleri kurulmalı. Bu birimler esnafı, kahvehaneleri tek tek gezip çalışma yürütmeli. Limanın Mersin için ekonomik katkısını, Türkiye için stratejik önemini anlatmalı. Karar alma mekanizması yöneticilerdir. Biz önerimizi sunuyoruz" dedi.

www.evrensel.net