Şarbon tehdit ediyor

Diyarbakır'ın Bağıvar beldesinde şarbona yakalananların sayısı artıyor. 3 gün önce 6 kişide görülen şarbon hastalığına, 1 çocuk daha yakalandı. Daha önce de Malatya ve Bingöl'de şarbon vakalarına rastlanmıştı.

Diyarbakır'ın Bağıvar beldesinde hastalanan hayvanın etini yiyerek şarbona yakalananların sayısı günden güne artıyor. 3 gün önce 6 kişinin yakalandığı şarbon hastalığına, 1 çocuk daha yakalandı. 15 gün önce hastalanan bir hayvanı keserek yiyen Aybar ailesinden Abdullah, Kasım, Fehime ve Kübra Aybar ile Suriye Daban ve beldede çobanlık yapan Ali Başaran rahatsızlanınca Bağıvar Sağlık Ocağı'na kaldırılmıştı. Bağıvar Sağlık Ocağı'nda ilk tedavileri yapıldıktan sonra şarbon teşhisi konulan 6 kişi tedavi altına alınmıştı. Hasta hayvanın etini yiyen Aybar ailesinin 9 yaşındaki çocuğunun kolunda da şarbon yarası çıktı. Sağlık ocağında ayakta tedavi gören Ali Aybar'ın aynı hayvanın etini yediği ve şarbona yakalandığı anlaşıldı.

İnceleme yapılmıştı Sağlık Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıklar Şube Müdürü Dr. Vedat Dormen, Devlet Hastanesi İntaniye Uzmanı Dr. Mahmut Demirel ile Dermatoloji ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Dr. Tuba Çolak, şarbon vakalarının görüldüğü iddia edilen Bağıvar beldesinde 3 gün önce incelemelerde bulunmuştu. Hastaların temasta bulunduğu vatandaşları sağlık kontrolünden geçiren ekip, daha sonra camide vatandaşlara şarbon hastalığı hakkında bilgi vermişti. Sağlık ekibi köyde 6 kişiden başka kimsede şarbon şüphesi bulunmadığını açıklamıştı. Ancak olay üzerinden 3 gün geçmeden şarbona yakalananların sayısı 7'e çıktı.

'Bir kısmını da sattık' Parmağında şarbon yarası çıkan Abdullah Aybar, 15 gün önce rahatsızlanan bir tosunu kestiklerini ve etini yediklerini söyledi. Etin bir kısmını sattıklarını bir bölümünü de yediklerini anlatan Aybar, 9 yaşındaki oğlu Ali'nin kolunda önce hafif bir morarma sonra yara çıktığını ifade etti. Sağlık ocağına götürdüğü çocuğunun şarbona yakalanmış olabileceğini anlatan Aybar, çocuğunun da kendileri gibi tedavi altına alındığını söyledi. Aybar ailesinin tedavisi evde devam ediyor. Daha öncede Malatya ve Bingöl'de şarbon hastalığına rastlanmıştı.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Uğur Kaymaz davası için
   hazırlıklar hız kazandı Mardin'in Kızıltepe ilçesinde 12 yaşındaki Uğur ve babası Ahmet Kaymaz'ı öldürmek suçundan yargılanan polislerin Eskişehir'de görülecek davası dolayısıyla, Uğur Kaymaz Davası'nı İzleme Komitesi oluşturuldu. Eskişehir sokaklarını 'Uğur Kaymaz polisler tarafından öldürüldü', 'Çocuk katilleri cezalandırılsın' yazılı afişlerle donatan komite, davaya katılımın yoğun olması nedeniyle, duruşmanın bir stadyumda yapılmasını isteyecek. Kızıltepe'deki evinin önünde 12 yaşındaki Uğur Kaymaz ve babası Ahmet Kaymaz'ı öldürmek suçundan haklarında dava açılan polis memurları Seydi Ahmet T., Mehmet K., Yaşafettin A. ve Salih K.'nın yargılandığı davanın ikinci duruşması 20 Temmuz tarihinde Eskişehir'de görülecek. 'Güvenlik' gerekçesiyle Mardin Ağır Ceza Mahkemesi'nden Eskişehir'e gönderilen dava dolayısıyla, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler, demokratik kitle kuruluşları tarafından "Uğur Kaymaz Davası'nı İzleme Komitesi" oluşturuldu. Komite, davaya katılımın sağlanması için çalışmalar yürütüyor.

Eskişehir afişlerle donatıldı DEHAP, EMEP, SDP, Emekçi Hareket Partisi, ESP, Halkevleri, Mücadele Birliği, İHD Girişimi, KESK'e bağlı bazı sendikalar ile çok sayıda sivil toplum örgütünün oluşturduğu komite, bildiri dağıtımının yanı sıra, "Uğur Kaymaz polisler tarafından öldürüldü", "Çocuk katilleri cezalandırılsın" yazılı afişlerle Eskişehir sokaklarını donattı. DEHAP ve Bağımsız Gençlik Hareketi (BAGEH) de bildiri dağıtarak, davanın güvenlik gerekçesi ile Mardin'den Eskişehir'e alınarak halkın yargısız infazlara karşı olan duyarlılığının önüne geçilmek istendiğini bildirdi. İHD Eskişehir Girişim Üyesi, DTH Kurucular Kurulu üyesi ve Uğur Kaymaz Davası'nı İzleme Komitesi üyesi Hamza Abay, davaya karşı ilginin çok boyutlu olduğunu, katılımın yüksek olmasını beklediklerini söyledi. Davayı izlemek için hiçbir yapının kendi bayrağı ve flamasıyla katılım sağlamayacağına dair bir karar aldıklarını söyleyen Abay, "Duruşma günü herkesin elinde Uğur Kaymaz'ın fotoğrafları ve 'Katil polisler hesap versin' dövizleri olacak. Başka da bir döviz flama ve pankart açılmasına izin vermeyeceğiz" diye konuştu. Katılımın çok olmasından dolayı mahkemenin kitleye kapatılacağına dikkat çeken Abay, "Bizi mahkeme alanına almak istemeyebilirler ve slogan atılmasını engel olacaklar. Bu yüzden son bir kez gidip yetkililer ile görüşeceğiz. Bir tatsızlık ve gerginlik çıkmasını istemiyoruz. Her iki taraf da gerginliğe kapılmamalı bunu polisler için de istiyoruz" dedi. Bursa, İstanbul, Ankara, Konya ve bölge illerinden katılımların olacağını belirten Abay, "Bilmiyorum avukatların bir talebi olacak mı? Duruşmanın halka açık stadyum ve daha büyük bir salonda yapılması için. Ama biz böyle bir istekte bulanacağız" dedi.

"Göktepe davası gibi kaçırılıyor" EMEP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara İl Başkanı Haydar Kaya, Uğur Kaymaz'ın davasını iki nedenden dolayı önemsediklerini belirterek, " Metin Göktepe'nin davası da oradan oraya kaçırılmıştı. O yüzden önemsiyoruz. Bir de Kürt halkının özgürlük taleplerinden dolayı bu davayı önemsiyoruz ve davaya merkezi katılım kararımız var" diye konuştu.

'Hesap soracağız' Uğur Kaymaz'ın demokrasi şehidi olduğunu ifade eden SDP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Taka da, demokrasinin gereğini yerine getirerek bu davaya gösterilmesi gereken ilgiyi fazlasıyla göstereceklerini belirtti. Bu davaya salt dayanışma duygularıyla katılmayacaklarını vurgulayan Taka, "Bu dava bizim davamızdır demek için katılıyoruz. Bu davaya destekçi olmak için katılmıyoruz. Merkezi katılım kararı aldık ve birçok yerden SDP üyeleri ve yöneticileri bu davayı izlemek üzere Eskişehir'e gelecek. Herkese katılım çağrısı yapıyoruz" diye konuştu. Yargısız infazlar karşısında kesin ve net bir tavır almak için de davaya katılacaklarını belirten Taka, hesap soracaklarını sözlerine ekledi.

www.evrensel.net