Can güvenliği için işbıraktılar

İsveç'te toplu taşımacılık çalışanları, 2 dakikalık bir ulusal işbırakma eylemiyle hükümeti uyardı. Emekçiler, toplu taşıma araçlarındaki tehdit ve şiddet olaylarının hızla artmakta olduğuna dikkat çektiler.

İsveç'te toplu taşımacılık sektöründe çalışan emekçiler, cuma 2 dakikalığına işbırakarak hükümeti uyardı. Emekçiler, kendilerine yönelen tehdit ve şiddetinin önlenmesini istiyorlar. Ülke çapında gerçekleştiren eylem, Seko ve Kommunal sendikaların çağrısı ile yapıldı. Emekçiler, taleplerini duyurmak amacıyla tren istasyonları ve otobüs duraklarında bildiriler dağıttılar. Hoparlörler aracılığıyla da yolcuları bilgilendirdiler. Saat 12.00 sularında da tren ve otobüsleri iki dakika süreyle durdurdular. İsveç'te hırsızlık, soygun, tehdit, şiddet ve ırza geçme suçlarında büyük artış yaşanıyor. Sağlık ve ulaşım emekçileri, şiddet ve tehdite maruz kalan kesimlerin başında yer alıyorlar. Seko ve Kommunal sendikaları tarafından hazırlanan rapor, toplu taşımacılık işçilerinin yüzde 30'unun görevlerini yaparlarken tehditle karşılaştığını, yüzde 10'unun fiziki şiddete maruz kaldığını gösteriyor. Kondüktör ve şoförler, şiddet ve tehditle karşılaşan meslek gruplarının başında yer alıyorlar.

Saldırılarda büyük artış Rapora göre; 2004 yılında Stockholm'da toplu taşımacılıkta görev yapan 683 emekçi şiddet ve tehditle karşı karşıya kaldı. Çalışanlardan bir kısmının da, sonuç alamayacaklarını bildikleri için kendilerine yönelik tehditleri rapor etmediği belirtiliyor. Sendikalar tarafından yapılan araştırma bu işkolunda çalışanların yarısının, şiddet ve tehditle karşılaşma korkusu yaşadığını ortaya çıkardı. Seko sendikası Stockholm şube başkanı Per Johansson, Evrensel'e eylemlerinin amacının politikacı ve işverenleri önlem almaya zorlamak olduğunu belirterek şunları söyledi: "İki yıl önce yine Stockholm'da böyle bir eylem yapmıştık. Bu eylemin farkı, ülke çapında gerçekleştirilmiş olması. Biz, can güvenliğimizin sağlanması için ülke çapında siyasal bir grev yapılmasını önerdik. Ancak sendika merkezine bunu kabul ettiremedik." Johansson, hükümet tarafından uygulanan neoliberal ekonomik politikaların ve özelleştirmelerin sınıflar arasındaki çelişkileri artırdığını ve toplumu bunalıma sürüklediğini belirterek, "Gençlerin boş zamanlarını geçirdikleri yerler kapatıldı. Akıl hastaneleri de öyle. Uyuşturucu bağımlıları, akıl hastaları ve gençler sokaklara atıldılar. Tehdit ve şiddet yaşamın bir parçası haline geldi. Hiçbir önlem alınmıyor. Bu gidişatı önlemenin tek yolu siyasi greve gidilmesidir" diye devam etti.

www.evrensel.net