Dere Mahallesi’nde yaşa(yama)mak!!!

Dere Mahallesi’nde yaşa(yama)mak!!!

Lüleburgaz’ın Dere Mahallesi sakinlerinin kendi elleriyle yaptığı köprü belediyenin duyarsızlığı nedeniyle çökme tehlikesi altında. Derenin kirliliği, köprünün sadece yayaların geçebileceği kadar dar olması ve belediyenin duyarsızlığı  yetmezmiş gibi, şimdi de mahallellinin canı tehlikede!Mahallelinin 10 yıl &

Zeliha Irmak / Birkan Bulut / Z. Eda Tektaş

Mahallelinin 10 yıl önce kendi imkanları ile yaptıkları köprü sel  taşkını nedeniyle yıkılma tehlikesi içerisinde. Yetkililer tarafından 2. sınıf vatandaş  gibi görüldüklerini söyleyen mahalleliler, daha önce sorunun giderilmesi için dilekçe topladıklarını  fakat dilekçelerin sonuçsuz kaldığını belirtti. Mahalleli yaşadıkları  yer imarsız olduğu için tüm fatura ve vergilerin iki katını ödüyor. Çöp vergisi almalarına rağmen çöp  arabaları  derenin karşı tarafına geçmiyor ve bu yüzden mahalleli çöplerini derenin kenarına atıyor ya da yakıyor. Bunun sonucunda yazın mahallede çekilmez bir koku oluşuyor. Hastalıklar da cabası… Kanalizasyon yok! 70 Lira verebilen haneler, haftada bir çukurlarındaki pislikleri çektiriyorlar fakat bu parayı veremeyenler mecburen pisliği dereye akıtıyorlar.

Mahallenin sorunları bunlarla da bitmiyor. Mahallenin ne parkı var ne de bir sağlık ocağı… Çocuklar dere kenarında oyun oynuyor. Çarşının yollarını yapmaktan bıkmayan belediye Dere Mahallesi’ni yok sayıyor.

Birçok sorunu bir arada yaşayan Dere Mahallesi halkı sorunlarına bir çözüm bulmak için pazartesi günü  bir toplantı  düzenledi

Toplantıda konuşan Gülhan Savman sel baskınında suların kesildiğini, günlerce su sıkıntısı çektiklerini belirterek “Sel suyunu da kendi imkanlarımızla boşalttık. Belediyenin umurunda olmadı. Yardım göndermediler. Hayvanlarımız aç kaldı. Selden dolayı çukurlar oluştu. Çocuğum gece bisikletle işten gelirken açılan çukura düştü. Belediye başkanıyla görüşmeye gittik. Belediye başkanı bize ‘İsterseniz ölün gelip bakmam. Oraya ev yaparken kime sordunuz?’ dedi. İmkanımız  yok ki başka yere ev yapalım. Hatta kendi imkanlarımızla camii yaptırdık yıkmak istediler! Kocam inşaatta çalışıyor. İş kazası geçirdi. Sigortası  olmadığı için üç kuruş paramızı da doktora verdik. Dört  çocuk okuyor onlara kim bakacak?” dedi.

Kayserili bir teyze de yollar çok dar olduğu için ambulans, itfaiye ya da buna benzer araçların geçemediğini vurgulayarak “Kayserili diye Abdullah Gül’e güvendik bir şey yapmadı. Başbakan bir şey yapmadı. O belediye başkanına selam söyleyin o da bir şey yapmadı. Gelsin görsün mahallenin halini” şeklinde konuştu.

Don olduğu zaman kayıp düşeceğiz diye korktukları için köprüden geçemediklerini söyleyen Kadriye abla da köprünün kenarlarında korumalık olmadığını dile getirdi. Çocuklar ise okula gittiklerinde ayakkabıları çamurlu olduğu için arkadaşlarının dalga geçtiğini söyledi. (Lüleburgaz/EVRENSEL)

www.evrensel.net