Kazım Koyuncu'yu kaybettik

Kazım Koyuncu'yu kaybettik. Sanatçı, bir süredir mücadele ettiği kanser rahatsızlığına dün öğlen saatlerinde yenik düştü. Koyuncu, bugün saat 11.00'da Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda yapılacak törenle sevenleriyle son defa buluştuktan sonra memleketi Hopa'da defnedilecek.

"Karadeniz, dev bir dalgadır, özgür bir sudur. Bir olguya bir kişiye bağımlı değildir. Bu nedenle 'Hey Gidi Karadeniz Geceleri' devam etmelidir." demiş son açıklamasında Kazım Koyuncu. 27 Haziran günü yapılacak "Hey Gidi Karadeniz" etkinliğine katılamayacağını paylaşmış internet sitesinde. Zugaşi Berepe'den şahsi çalışmalarına kadar yapmaya çalıştığı müziği de tanımlıyor Koyuncu'nun yukardaki dizeleri... Dev dalganın özgür müzisyeniydi zaten O. Hırçındı. Duygusaldı.

Son konser Onu son defa Yeni Melek'te görmüştük. Denizin çocuğunun hücrelerini kanser illeti sarmıştı... Bu illete ne kendisi yenik düşebilirdi ne de dinleyenleri... İşte bu yüzden soluğu hemen sahnede almıştı Kazım Koyuncu. Hastalığını öğrenmesinin ardından İstanbul'da Yeni Melek Gösteri Merkezi'nde "kansere karşı konser" vermişti. Muhteşem bir atmosferde belki hiç bu kadarına tanık olmadığımız performansıyla...Karadeniz dalgalandı da dalgalandı... O gün yine "dev bir dalgaydı ve özgür bir suydu" Karadeniz... Ve bu dalga savaşa karşıydı... Bu dalga barıştan, iyiden güzelden yanaydı... Lazların hırçın, bir o kadar da duygusal yanı Koyuncu'nun müziğinde kendini buldu ve dalga dalga yayıldı. Hep yüzü bize dönüktü Kazım'ın. Barışı, emeği, mücadeleyi anlatan birçok konserin başkişisiydi. Emekten yana kurumların, partilerin, sendikaların, savaş karşıtlarının listesinde onları kırmayacak hatta yüreklendirecek ilk sanatçılardandı. Zugaşi Berepe onun şahsında bir mücadele sloganı olurdu böyle günlerde... Zugaşi Berepe bir grup adıydı başlarda. O grupla girmişti profesyonel müzik hayatına. Daha sonra bir süre Serüvenciler grubunda çalıştı. Ardından da kendi albümlerine imza attı... "İgzas, Salkım Söğüt, Va Mişkunan, Viva ve son albümü Hayde... İki televizyon dizisinin "Sultan Makamı" ve "Gülbeyaz"ın da film müziklerini yapan Koyuncu, hastalığına karşın doğduğu topraklara gidip coşkun dinleyenleriyle buluşmaktan da geri kalmadı. Karadeniz'in doğasını katletme politikalarına karşı konserler verdi. Son olarak ne denilebir ki? Hemşehrileri onun için "atını bağladık bir yere gidemez" demişlerdi... Laz inadı vardır bilir misiniz... Koyuncu da inatla direndi bu illete karşı ya, sevenlerinin de dediği gibi "uşaklar atını bağlasa da" iyi bir ata bindi gitti...


6 aydır kanserle mücadele ediyordu Yakalandığı kanser hastalığı sonucu dün İstanbul'da vefat eden Karadenizli genç şarkıcı Kazım Koyuncu, Türkiye'nin ilk laz-rock grubunu kurmuştu. Hopa'da 1972 yılında doğan Koyuncu, müziğe ortaokul birinci sınıfta mandolin çalarak başladı. İstanbul'a üniversite eğitimi için geldikten sonra müzikle yoğun olarak uğraşan Koyuncu, 1992'de profesyonel müzik yaşamına geçti. Türkiye'nin ilk laz-rock grubu olan 'Zuğaşi Berepe'yi kuran Koyuncu, bu grupla 1995'te 'Va Mişkunan' (Bilmiyoruz), 1998'de de 'İgsaz' (Gidiyor) isimli albümleri yaptı.

İlk solo albüm Viva Koyuncu, 1998'in sonunda 'Zuğaşi Berepe'nin dağılmasının ardından tek başına müziğe devam etti ve 'Salkım Söğüt' isimli projelerin ikincisinde 3 şarkıyla yer aldı. Kazım Koyuncu, 2001 yılında ilk solo albümü 'Viya'yı çıkardı. İkinci solo albümü 'Hayde'yi Nisan 2004'te çıkaran Koyuncu, yaklaşık 6 aydır kanser hastalığıyla mücadele ediyordu.

Kanserle mücadele Karadenizli şarkıcı Kazım Koyuncu, vefatından önce tedavi gördüğü VKV Amerikan Hastanesi'nde geçtiğimiz Nisan ayında düzenlenen "Çernobil'in Etkileri ve Hasta Hakları" konulu panelde kanserle mücadelesini anlatmıştı. Genç şarkıcı Koyuncu, konuşmasında "Duyarlı bir sanatçı olarak dertleri hissediyordum. Kanser de oldum artık. Ben kanserden çok korkan bir insandım. Kanserim ve korkmuyorum. Sadece beni sevenleri ve özgürlüğümü düşünüyorum. Ölüm küçük bir şey, ama hastalık sizin özgürlüğünüzü sınırlıyor" ifadelerine yer vermişti.

www.evrensel.net