AB'cilerin işi zorlaştı!

Türkiye'nin AB süreci sıkıntıya girdi. AB zirvesi öncesinde Lüksemburg'da toplanan ABD Dışişleri Bakanları, referandum sonuçlarının AB'nin genişlemesini etkileyeceğini belirttiler.

Avrupa Birliği (AB) liderler zirvesine çok az bir süre kala, AB üyeleri arasında zirve metninde Türkiye'nin nasıl yer alacağı konusunda büyük görüş ayrılığı var. Bu durum Türkiye'nin müzakere süreci bakımından yeni zorlukların ve sıkıntıların da işareti oldu. Anayasa referandumlarında hayal kırıklığı yaşayarak krize sürüklenen AB'de kılıçlar çekiliyor. Birlik üyeleri, perşembe ve cuma günü gerçekleştirilecek devlet ve hükümet başkanları zirvesinde sorunlarına çare arayacak. Zorlu karşılaşmanın ilk raundunu dün Lüksemburg'daki AB Dışişleri Bakanları toplantısında yapıldı. "Zirvede Türkiye'nin üyeliğine atıfta bulunulsun mu?" sorusunun cevabı da arandı, ama bu konuda net bir tutum ortaya çıkmadı. AB, Hollanda ve Fransa'daki referandumlarda halkın genişleme sürecine olan tepkisi nedeniyle Türkiye'nin adını dahi anmaktan çekiniyor. Uzmanların ortak görüşü Türkiye'yi bundan sonra zorlu bir "engelli AB koşusu" beklediği yönünde. Bu nedenle zirvenin sonuç bildirgesinde Türkiye'nin yer alıp almayacağı konusunda kararsızlık hakim. Bu kriz ortamında 16–17 Haziran tarihlerinde Brüksel'de bir araya gelecek AB devlet ve hükümet başkanları genişleme konusunu geçiştirecekler. Zirve sonuç bildirisi taslağında, genişleme bölümü yer almıyor. ABhaber internet sitesinin görüştüğü diplomatik kaynaklar, Fransa ve Hollanda'daki AB Anayasası referandumlarından hayır çıkmasının ardından bir de bütçe krizi ile karşı karşıya kalan AB liderlerinin, genişleme konusuna girmek istemediğini kaydediyorlar. AB'li diplomatlar, bununla birlikte zirve sonuç bildirisinde genişleme konusuna yalnızca birkaç cümle ile yer verilebilme ihtimali bulunduğunu ifade ettiler. AB diplomatları ay sonunda açıklanacak olan ve müzakerelerin nasıl yürütüleceğini belirten 'müzakere çerçeve belgesi'ne Türkiye'nin kabul edemeyeceği şartların da eklenebileceğini belirtiyor. Rum yönetiminin, belgede "Türkiye müzakereler sırasında Kıbrıs ile ilişkilerini normalleştirsin" ifadelerinin yer alması için çalışmasına kesin gözüyle bakılıyor. Bu durum müzakere sonrasında Türkiye'nin önüne "Kıbrıs'ı tanıma" şartının gelmesi anlamına geliyor. Fransa'nın da müzakere sürerken Ermeni soykırımı ve imtiyazlı ortaklık konularını belgeye ekletmeye çalışacağı ifade ediliyor.


'TÜRKİYE KOŞULLARA UYMALI' Fransa Dışişleri Bakanı Philippe Douste-Blazy, AB Konseyi'nin belirlediği koşullara uyması halinde, Türkiye ile müzakerelerin başlamasına karşı çıkmayacakları mesajını verdi. Le Figaro gazetesinin sorularını yanıtlayan Philippe Douste-Blazy, "Avrupa Birliği komisyonu bu konuda kesin bir görüş belirtmek zorunda. Türkiye şartlara uymazsa, müzakerelerin başlaması söz konusu olamaz" dedi. Fransa Dışişleri Bakanı, AB Konseyi'nin aralık ayında müzakerelerin çerçevesini belirlediğini ve Türkiye'nin taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğini belirtti. Blazy, Türkiye'nin bu konuda Avrupa halklarının duyarlı olduğunun farkında olması gerektiğini kaydetti. Fransa'da Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın önerisiyle Anayasa'da değişiklik yapıldığını hatırlatan Douste-Blazy, Fransa'da artık yeni üyeler için referandum düzenleneceğini hatırlattı.


AVUSTURYA KARŞI ÇIKIYOR Avusturya Maliye Bakanı Karl Heinz Grasser, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği için henüz zamanın gelmediğini söyledi. Avusturya Maliye Bakanı Grasser, Türkiye'nin Birliğe dahil edilmesi durumunda Avrupa'nın aşırı taleplerle karşılaşacağını öne sürdü. Avusturya Maliye Bakanı, Türkiye'nin birliğe dahil edilmesiyle ilgili yapılacak bir referandumun sonucunun da "hayır" olacağını ileri sürdü. Grasser, ayrıca Türkiye ile birliğe kabulu yönünde müzakerelere başlanmasına da karşı olduğunu vurguladı. Avusturya Meclis Başkanı, aynı zamanda iktidardaki halk partisinin üyesi Andreas Kohl de haftalık bir dergiye verdiği demeçte Türkiye'nin birliğe üyeliği ile ilgili soruların 15-20 yıldan önce ortadan kalkmayacağını söyledi.


TÜRKİYE'NİN ÜYELİK ŞANSI SIFIR Fransa'da yaşanan krizin çözümlenmediği sürece AB'nin geliştirilmesinin mümkün olmayacağı belirtildi. The Observer gazetesi, Fransa'daki durumu değerlendirirken "Türkiye"nin AB'ye katılma şansı sıfıra yakın" yorumunu da yaptı. Pazar günlerinde İngiltere"de yayımlanan The Observer gazetesi, Will Hutton imzasını taşıyan analizinde "Fransa hapşırdığı zaman bütün Avrupa"nın nezle olduğu" yorumunu yaptı. Fransa"daki siyasi ve sosyal çalkantıların Avrupa"nın geri kalan kısmı için ciddi etkilerinin olacağını belirten gazete, Fransa"nın sarsıntı geçirdiği zaman tüm Avrupa"nın değiştiğini belirtti. Fransa'nın siyasi sisteminin köklü bir reforma ihtiyacı olduğunu savunan The Observer, "Fransa krizini çözmedikçe, Avrupa'nın geliştirilmesi konusunda bir adım atılmayacak" yorumunu yaptı.

www.evrensel.net