AB, anayasa krizine çözüm arıyor

Fransa ve Hollanda'da yapılan AB Anayasası referandumlarında 'hayır' çıkması üzerine AB'de baş gösteren soruna çözüm aranıyor.

Fransa ve Hollanda'da yapılan AB Anayasası referandumlarında 'hayır' çıkması üzerine AB'de baş gösteren soruna çözüm aranıyor. 16-17 Haziran tarihleri arasında Brüksel'de toplanacak AB Zirvesi öncesinde özellikle Almanya, Fransa ve İngiltere arasında AB Anayasası'nın geleceği konusunda bir mutabakatın sağlanması için taraflar arasında diploması trafiği başladı. Önceki gün Berlin'de bir araya gelen Almanya Başbakanı Gerhard Schröder ve Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, diğer ülkelerde de AB Anayasası'nın oylanması sürecine devam edilmesi konusunda görüş birliğene vardılar. İki saat süren görüşmeden sonra basına bir açıklama yapan Federal Hükümet Danışmanı Bela Anda, Schröder ve Chirac'ın, bütün AB ülkelerinin AB Anayasası konusuna görüşünü ifade etme hakkının olduğu konusunda görüş birliği içinde olduklarını, bu sürecin tamamlanacağı 2006 sonunda ise durumun yeniden değerlendirilmesi konusunda görüş birliğine vardıklarını kaydetti.

2009'da yürürlüğe girmez Böylece, AB'nin "motor ülkeleri"olarak bilinen Almanya ve Fransa, iki kurucu ülke olan Fransa ve Hollanda'da AB Anayasası'na karşı çıkan 'hayır' oylarına rağmen, süreci sürdürmek ve bu konuda bir inisiyatif oluşturacaklarının mesajını verdiler. Görüşmeden sonra, Schröder AB Anayasası'nın bütün ülkelerde oylanmasından sonra bir 'düşünme molasının' verilmesini önerdi. 2009'da yürürlüğe girmesi planlanan AB Anayasası'nın zamanında hayata geçmeyeceği konusunda taraflarda genel bir kanı oluşmuş durumda.

Gözler İngiltere'de Schröder, 13 Haziran günü ise Berlin'de İngiltere Başbakanı Tony Blair ile bir görüşme yapacak ve Chirac ile üzerinde anlaştıkları noktalar konusunda önerilerde bulunacak. Bu süreçte 1 Temmuz'dan itibaren AB Dönem Başkanlığı'nı Lüksemburg'dan devralacak İngiltere'ye önemli sorumluluklar düştüğü ifade ediliyor. Ancak, İngiltere Schröder ve Chirac'ın önerilerine soğuk bakıyor. Dün ajanslarda yer alan haberlerde, sadece Almanya ve Fransa'nın bir araya gelerek 25 ülkenin AB Anayasası konusunda nasıl davranması gerektiği konusunda yaptığı önerilere Blair'in soğuk baktığı ifade edildi. Hükümete yakın kaynaklar tarafından basına yansıtılan haberlere göre, konunun AB Zirvesi'nde kararlaştırılmasının daha doğru olduğu dile getirildi. Fransa'nın "hayır" demesi durumunda referandum bile yapmayabileceğini açıklayan İngiltere'nin nasıl bir tutum alacağı bugün netleşecek. İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw, ülkesinin tutumu konusunda bir açıklama yapacak. Straw'in, 2006'nın baharında İngiltere'de yapılması planlanan referandumu aksıya aldıklarını açıklaması bekleniyor. İngiltere'nin bu açıklaması bir bakıma AB Anayasası'nın "ölümünün ilan edilmesi" olarak da değerlendiriliyor. Zira, İngiltere'de yapılacak bir referandumdan açık ara ile "hayır"oylarının sandıktan çıkması bekleniyor.


Fransız Sosyalist Partisi'nde deprem Fransa'da muhalefetteki Sosyalist Parti, Avrupa Birliği Anayasası referandumunda 'hayır' kampanyası düzenleyen eski başbakanlardan Laurent Fabius'u parti yönetiminden attı. Sosyalist Parti sözcüsü, 122 'hayır' oyuna karşılık 167 'evet' oyuyla Fabius'un yönetimden çıkartıldığını açıkladı. Fabius ve yandaşları, sosyal hakları yeterince desteklemediği gerekçesiyle AB Anayasası'na karşı çıkmışlardı. Fabius karşı çıksa da, Sosyalist Parti resmi olarak AB Anayasası'na destek vermişti. Buna karşın sosyalist seçmenin yüzde 58'inin referandumda 'hayır' oyu verdiği tahmin ediliyor. Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın popülaritesini giderek yitirdiği bir dönemde Sosyalist Parti içindeki bu bölünmenin, partinin oy oranını artırmasını güçleştireceğine dikkat çekiliyor.


AB'yi Brüksel'de zor günler bekliyor AB Anayasası'nın geleceği konusunda başlayan krizi çözmek için diplomasi trafiği başlarken, 16-17 Haziran'da toplanacak AB Zirvesi'nde ülkeler arasında mali giderleri konusunda da tartışma çıkması bekleniyor. AB Komisyonu'nun 2007-2013 bütçesinin kararlaştırılması gereken zirvede, başta Almanya olmak üzere birçok ülke yaptığı ödemeyi düşürmek istiyor. AB Komisyonu da mali çerçevenin netleştirilmesinde ısrar ediyor. AB Komisyonu, giderlerin yüzde 1.055 artırılarak 1 trilyon Avro'ya çıkarmak istiyor. Zirvede, AB ülkeleri arasında mali konular üzerinde yoğun bir tartışmaların çıkması bekleniyor. Ancak AB'nin daha fazla yıpranmaması için tartışmaların ertelenebileceği de ileri sürülüyor.

www.evrensel.net