'Pasaporttan Engin ve Bilgili
   haberdardı'

Çakıcı'nın kaçışına ilişkin görülen duruşmada tanıklık yapan MİT Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür'ün yeğeni İlker Kerem Eymür, Beşiktaş eski Menajeri Sinan Engin ve eski Başkanı Serdar Bilgili'nin talimatı doğrultusunda konsolosluklara başvurduklarını anlattı.

Avusturya'da yakalandıktan sonra Türkiye'ye iade edilen Alaattin Çakıcı'nın kaçışına ilişkin MİT Görevlisi Kaşif Kozinoğlu, Erol Eşrefoğlu (Evcil) ve Beşiktaş Futbol Takımı eski Menajeri Sinan Engin'in de aralarında bulunduğu 14 sanığın yargılandığı duruşmada MİT Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür'ün yeğeni İlker Kerem Eymür tanık olarak dinlendi. Beşiktaş Travel Turizm Şirketi'nde çalışan Eymür, Çakıcı'nın kaçtığında kullandığı pasaporttan Sinan Engin ve Beşiktaş eski Başkanı Serdar Bilgili'nin haberi olduğunu açıkladı. İstanbul 9'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün ikinci duruşması görülen davada Velit Yavuz Günerkan ile geçen celse tahliye edien Ali Yüce ve sanık avukatları hazır bulundu. Geçtiğimiz duruşma sonrasında "Her duruşmaya katılacağım" diyerek açıklama yapan Sinan Engin'in duruşmaya katılmaması dikkat çekti. Duruşmada tanık olarak dinlenen İlker Kerem Eymür, Beşiktaş Travel Turizm Şirketi'nin Beşiktaş taraftarları ve kongre delegelerine maçlara tur düzenlemek ve turizm hizmeti vermek gibi bir görevinin olduğunu savunarak şirketin bir amacının da vize almak olduğunu dile getirdi. Serdar Bilgili'nin talimatları doğrultusunda pasaport alımı için konsolosluklara başvurduklarını anlatan Eymür, kendilerine gelen pasaportlarla ilgili Bilgili'ye danıştıklarını da vurguladı.

'Başvurun vize alabilirseniz alın' Eymür, İbrahim Arı adına pasaport gördüğünü şirket çalışanlarının pasaportu bazı kişilerin getirdiğini ve Sinan Engin'in haberi olduğunu söylediklerini anlattı. Pasaport için Engin'i aradığını dile getiren Eymür, Engin'in kendisine "Kerem başvurun, vize alabilirseniz alın" dediğini açıkladı. Eymür, "Serdar Bilgili'yi aradım. Kendisine durumu izah ettim. Kendisi bana Kerem tamam al dedi. Bende arkadaşlara başvurabileceklerini söyledim" diye konuştu. Eymür, Engin'in pasaportun alınması için kendisine baskı yapmadığını iddia ederek fotoğrafın Çakıcı'ya ait olup olmadığının sorulması üzerine, "Fotoğraf Alaaddin Çakıcı'ya ait değildi" yanıtını verdi. Eymür'ün ifadesinin ardından söz alan Kaşif Kozinoğlu'nun Avukatı Zişan Kasar, Kozinoğlu'nun görevini yerine getirdiğini dile getirerek soruşturmanın genişletilmesi talebinde bulundu. Kasar, mahkeme heyetine 5 sayfadan oluşan esasa ilişkin savunmalarını sundu. Bu arada mahkeme heyeti davada yargılanan Hakkı Süha Şen'in Bodrum Asliye Ceza Mahkemesi'nde Erol Evcil'in Mudanya Asliye Ceza Mahkemesi'nde savunmalarını verdiklerini açıkladı. Mahkeme heyeti Kasar'ın tevsii tahkikat talebini reddederken duruşmayı 23 Ağustos 2005 tarihine erteledi.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


İstanbul'un suyu tehlikedeElif Görgü "Yeşil alan yapılacağı" iddiası ile gecekondu semtlerindeki evleri yıkmaktan kaçınmayan AKP'li İstanbul Büyükşehir Belediyesi, sıra lüks yapılaşmaya gelince "yeşili" ve insan sağlığını unuttu. Ömerli içmesuyu havzasında golf tesisleri yapılmasına izin veren "Ömerli Su Havzası Çevre Düzenleme Planı"na Ali Müfit Gürtuna'nın başkanlığında iki ayrı dava açan Büyükşehir Belediyesi, yönetime Kadir Topbaş'ın gelmesiyle bu davalardan "feragat" etti. Bunun üzerine davalar, "davaların esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı" gerekçesi ile sonlandı. Ömerli Su Havzası Çevre Düzenleme Planı ile İstanbul'un su ihtiyacının yüzde 40'tan fazlasını karşılayan Ömerli içmesuyu havzasında ormanlık alanlar imara açılmıştı. Meslek odaları ise Belediye dava açtığı için ayrı dava açmayı gerekli görmemiş, belediyenin davasını destekleme kararı almışlardı. Ancak Belediye davasını geri çekince zaman aşımından dolayı meslek odalarının yeni dava açmaları mümkün olmayacak.

İktidar olunca değişti AKP'li belediyenin kararına tepki gösteren Mimarlar Odası (MO) İstanbul Büyükkent Şube Başkanı Eyüp Muhcu, hükümet olduktan sonra AKP'li belediyenin tavrının değişmesinin ilginç olduğunu söyledi. "Golf sahası projesi 10 yıldır gerçekleştirilmek isteniyordu. Proje Bayındırlık Bakanlığı tarafından içmesuyu havzası yönetmeliği ve hukukuna aykırı olarak onaylanmış ve yürürlüğe sokulmak istenmişti. Büyükşehir belediyesi ise karşı dava açarak tavrını ortaya koymuştu ve süreç devam etmekteydi" diyen Muhcu, belediyenin davalardan çekilmesini şöyle yorumladı; "Belediye dava açtığı zaman başkan AKP'liydi. Ancak merkezi hükümet farklıydı. Merkezi hükümet AKP olunca; yani hem hükümette hem de belediyede AKP olunca belediyenin görüşlerinin değiştiğini görüyoruz. Süreçten çekilmeleri için bir neden yoktu; bu yağma projesinin gerçekleşmemesi gerekiyordu."

'Hukuki süreç çöktü' Belediyenin geri çekilmesi ile hukuki sürecin çöktüğünü ifade eden Muhcu, "Bu belediye açısından büyük bir sorumluluk, bu sorumluluğu nasıl üstlendikleri, İstanbul halkı açısından yanıtlanması gereken bir sorudur"dedi. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı 2003 yılı başında, havzada golf ve konaklama tesisi yapılmasının önünü açan 1/25 bin ve 1/50 bin ölçekli Ömerli İçmesuyu Havzası Çevre Düzenleme Planı hazırlayarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bildirmişti. Buna uygun olarak hazırlanan 1/5000 ölçekli imar planının da kabul edilmesi ile golf tesislerinin yapılmasına izin verilmiş oldu. Büyükşehir Belediyesi, konuya ilişkin sorularımızı yanıtsız bırakarak, sessiz kalmayı tercih etti. Bu arada, Mimarlar Odası İstanbul Şubesi, 20 Mayıs Cuma günü belediyeye bir yazı göndererek davalardan neden feragat edildiğini sordu.

www.evrensel.net