'Taşraya bakmak kendine bakmaktır'

Taşra; darlık, boğuntu, kasvet, tek düzelik, kenarda kalmışlık, gerilik, bağnazlık, kavrukluk, güdüklük gibi anlamlar mı içermektedir yoksa diğer bir tanımlamayla taşra; saflık, samimiyet, sıcaklık , sahicilik, otantiklik, sükûnet, asüdelik gibi anlamlara mı gelmektedir?

Taşra; darlık, boğuntu, kasvet, tek düzelik, kenarda kalmışlık, gerilik, bağnazlık, kavrukluk, güdüklük gibi anlamlar mı içermektedir yoksa diğer bir tanımlamayla taşra; saflık, samimiyet, sıcaklık , sahicilik, otantiklik, sükûnet, asüdelik gibi anlamlara mı gelmektedir? İletişim Yayınları'ndan çıkan "Taşraya Bakmak" adlı kitap bu sorular temelinde, kavramı sorguluyor ve Elias Canetti'nin ifadelerine başvurarak şu sonuca varıyor: Taşraya bakmak, insanın kendi içine bakmasıdır biraz!

Birçok yönüyle Tanıl Bora'nın derlediği yazılardan oluşan kitap Türkiye'deki taşra deneyimlerini inceleyerek; taşrada kadın olma, taşrada okur yazarlık ve taşrada siyasal tercihler özellikle de solcu olma halleri etrafında yoğunlaşıyor. Taşranın tarihsel, toplumsal dönüşümlerinden edebiyattaki yerine kadar pek çok konu masa üstüne yatırılıyor. Kitapta Ömer Laçiner, Tanıl Bora, Ahmet Turan Alkan, Melih Pekdemir, Ahmet Çiğdem, Arzu Çur, Necati Mert, Ömer Türkeş, Haydar Ergülen, Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, Hasan Ali Toptaş, Şükrü Argın, Tuncay Birkan'ın yazıları ve Nuri Bilge Ceylan'ın fotoğrafları mevcut.

www.evrensel.net