Dünya Kadın Yürüyüşü Türkiye'de

Adil, eşit, özgür, dayanışmacı ve barış içinde bir dünya yaratmak özlemiyle 8 Mart'ta Brezilya'dan yola çıkan Dünya Kadın Yürüyüşü dün Türkiye'ye ulaştı.

Dünya Kadın Yürüyüşü'nü gerçekleştiren kadınlar 13 ülkeden geçerek ve ilk kez kıta değiştirerek "Küresel Kadın Şartını" ve "Dayanışma Yorganı"nı Türkiye'ye ulaştırdılar. Türkiye'nin dört bir yanından gelen kadınlar tarafından Haydarpaşa Garı'nda karşılanan kadınlar hep birlikte halaylar çekerek, "Cinsel, ulusal, sınıfsal sömürüye son", "Yaşasın kadın dayanışması", "Jin jiyan azadi" şeklinde sloganlar attılar. Yürüyüşü gerçekleştiren Bulgaristan Kadın Merkezi Temsilcisi Bojura Pavlova ve Azerbeycan Petrol İş Sendikası Kadın Temsilcisi İntizar Arzimova Türkiyeli kadınları selamlarken, Pavlova yaptığı kısa konuşmada, "Başka bir dünya mümkün, yarın değil bugün" dedi.

Kırkyama Yorganı Dünya Kadın Yürüyüşü Türkiye Ağı adına konuşan Pınar Selek ise, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde Brezilya'dan yola çıkan Küresel Kadın Şartı'nın, 17 Ekim'e kadar dünyanın 53 ülkesinden geçerek en son Burkina Faso'ya ulaşacağını söyledi. Kadınların bu ülkelerden geçerek her ülkenin kendi renklerinden oluşturduğu parçalarla bir küresel "kırkyama yorganı" ördüklerini belirten Pınar Selek, şöyle konuştu: "Yürüyüşün son bulacağı 17 Ekim'e kadar Türkiye'den her ilin bir motifini, hazırlayacağımız Türkiye Yorganı'nı oluşturmak için kullanacağız. İki günlük etkinlik kapsamında kadın sanatçıların ve yazarların hazırladığı müzik ve şiir dinletileri verilecek, tiyatro oyunları oynanacak ve konuşmalar yapılacak. Etkinliklere tüm kadınları bekliyoruz. Şenlikten sonra, şartı ve dayanışma yorganını, Türkiye'den bir grup kadınla Yunanistan'a uğurlayacağız." Şenlik programı kapsamından kadınlar bugün saat 11.00'de kadının tecritini simgeleyen Kız Kulesi'nin çevresine çiçekler bırakarak, yalıtılmışlıklarını dile getirecekler. Saat 15.00'te ise Taksim AKM önünde bir araya gelecek kadınlar, 16.00'da Dolmabahçe'de şenlik düzenleyerek, Küresel Dayanışma Yorganı'na Türkiyeli kadınları ifade eden parçayı ekleyecekler.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Faşizme karşı mücadele
   bugün de günceldir Ankara'da düzenlenen "Faşizmin yenilgisinin 60'ıncı yılında antiemperyalist mücadele ve Denizler" başlıklı panelde, faşizmin dünya yüzünden tümüyle silinmesi için mücadele zorunluluğu ortaya konuldu. Ankara 78'liler Derneği Sözcüsü Ruşen Sümbüloğlu, kapitalizm sürdükçe faşizme karşı mücadelenin de süreceğini dile getirdi. Siyasi partiler, sendikalar ve kitle örgütleri tarafından önceki gün düzenlenen panelde konuşan 68'liler Dayanışma Derneği'nden Bülent Vargel, 68 kuşağının doğar doğmaz soğuk savaşla karşılaştığını, bir yandan sosyalizme, bir yandan da ülkenin giderek daha bağımlı hale gelişine tanıklık ettiğini dile getirdi. ABD savaş gemilerinin Türkiye'ye gelmesi ile ABD bağımlılığının başladığını kaydeden Vargel, 1948 Marshall yardımı ile Türkiye'nin Küçük Amerika ilan edildiğini söyledi. Vargel, Afrika ülkelerinin bağımsızlıklarını kazanması ve Küba devrimi ile 68 kuşağının sosyalizmden yana şekillenmeye başladığını, 6'ıncı filo ziyareti ile ABD'ye tepkinin eyleme dönüştüğünü kaydetti. "68 kitlelerle buluşmuştu" diyen Vargel, Denizler'i kastederek, "Onlar asıldılar ama kazandılar. Bugün her yerde onlar konuşuluyor. Onları asanlarsa ömürlerini karanlık köşelerde saklanarak geçiriyorlar. 68 kazanmıştır. Dünya devrimi kazanmıştır ve kazanmaya devam edecektir" diye konuştu. Ankara 78'liler Derneği Sözcüsü Ruşen Sümbüloğlu, faşizmin sınıfsal bir konumlanışa sahip olduğunu, tekelci sermayenin en vahşi biçimi olarak işçi sınıfının karşısında yer aldığını dile getirdi. Faşizmin ırk, mezhep, cins ve kültür ayrımcılığı ile çok geniş kesimlere saldırı niteliğinde olduğuna dikkat çeken Sümbüloğlu, "Faşizme karşı mücadele eden her insan, insanlığın bütün değerlerini taşımıştır. Dünya halkları bu kırım operasyonuna karşı savaştı. Faşizmin yenildiği noktada kazanan tüm insanlıktır" dedi. Sümbüloğlu, neofaşist dalganın yükselmeye başladığını kaydederek, kapitalizm sürdükçe faşizme karşı mücadelenin de süreceğini vurguladı.

'Ayrım emek-sermaye üzerinden olmalı' Daha sonra söz alan Denizler'in mücadele arkadaşı ve Evrensel Kültür Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Aydın Çubukçu, faşizmin yenilgisinin 68 hareketi ile bağının irdelenmesi gerektiğini dile getirdi. 68 hareketinin işçi, köylü hareketlerine çok şey öğrettiğini, ama onlardan da çok şey öğrendiğini ifade eden Çubukçu, 1940'ların ve sonrasının özellikle aydınlar açısından "faşizme karşı olmak insan olmaktır, sosyalist olmaktır" gibi bir bölünme yarattığını söyledi. Bu sınırların daha sonraki yıllarda yumuşadığını belirten Çubukçu, "Faşizm yenildi ama yok edilemedi. Bugün de faşizme karşı mücadelenin çizgisini aynı netlik ve kararlılıkla çizmek zorundayız" diye konuştu. Faşizm-sosyalizm ayrımının bugün emek-sermaye olarak şekillendiğini ifade eden Çubukçu, insanı, emekten yana olmak ya da sermayeden yana olmak ayrımının tanımladığını dile getirdi. Emperyalizme karşı mücadelenin yalnızca "gavur düşmanlığı" olamayacağına işaret eden Çubukçu, sermayenin tekelci biçimine karşı olmak gerektiğini, bu egemenliğin faşizmden daha tehlikeli olduğunu söyledi. 2005'in, faşizmin yenilgisinin 60'ıncı, Denizler'in idamının 33'üncü yılına işaret ederek, Denizler'in de idam edildiklerinde 24-26 yaşlarında olduğunu söyleyen Çubukçu, "Yaşasalardı, 60'a yakın yaşlarda olacaklardı, ama Deniz'e her zaman 24 yaşında kalmak yakışıyor" diye konuştu.

www.evrensel.net