Fotoğraf: AA

Meclis paramparça

3 Kasım seçimlerinin ardından iki partili olan Meclis, bugün artık 6 partili. İki partili Meclis'in "istikrar" getireceğini iddia edenler, yanıldıklarını kısa sürede anlarken, milletvekili transferlerinin ve istifaların devamı bekleniyor.

Meclis'te 3 Kasım öncesinde 7 parti temsil edilirken, seçimlerin ardından sadece iki partinin Meclis'e girmesi "istikrar" olarak değerlendirilmiş ve "itibar kaybeden Meclis'in ve Türkiye'nin istikrara kavuşacağı" iddia edilmişti. Ancak AKP ve CHP'den arka arkaya gelen istifalar, Meclis'te temsil edilen parti sayısını 6'ya çıkardı. CHP ve AKP'den istifaların arkasının geleceğinin konuşulduğu Meclis'te, erken seçim tartışmalarının, parti değiştirmeleri artıracağı gözüyle bakılıyor. 3 Kasım seçimlerinde, yüzde 34.6 oy oranıyla 363 milletvekili çıkaran AKP, daha sonra transferlerle tek başına Anayasayı değiştirebilme gücünü de yakaladı, ancak bu uzun sürmedi. Erkan Mumcu'nun hem bakanlıktan hem partisinden istifası ile sarsılan AKP'den, kopmalar devam ediyor. AKP'den dün de dönem başında Meclis Başkanlığı'na aday olan İzmir Milletvekili Serpil Yıldız ile Erzurum Milletvekili İbrahim Özdoğan istifa ettiler. İstifaları engellemeye çalışan Başbakan Tayyip Erdoğan AKP milletvekillerini hafta sonu Kızılcahamam'da kampa alacak. Özellikle erken seçim beklenti ve söylentileri AKP'den hasbel kader milletvekili olmuş isimleri hareketlendirdi. AKP'de geleceklerini görmeyen, olası bir erken seçimde listelere giremeyeceklerini bilen 60-70 kadar milletvekilinin her an bir yerlere kayabileceği konuşuluyor. AKP'den ANAP'a geçişlerin ardından, DYP'ye de transferlerin söz konusu olacağı söyleniyor.

DYP'nin beklentisi AKP'den DYP'ye transfer olan Ümmet Kandoğan, AKP'den yeni transferlerin olacağı beklentisinde. "Bu hafta içerisinde yeni katılımlar olacağını" söyleyen Kandoğan, sayı olarak 4-5 milletvekili daha beklediklerini ifade etti. AKP'nin kendi içinde ciddi tartışmalar yaşadığını, olası bir erken seçimde yüzde 20 bile alamayacağını savunan Kandoğan'ın ve DYP'nin beklentisi AKP'deki MHP kökenli milletvekilleri. Kısa vadede olmasa da grup kurmayı gündemine almış olan DYP, AKP'de rahatsızlık duyan, özellikle MHP kökenli milletvekillerini yakın markaja almış durumda.

SHP grup peşinde CHP ise "muhalefette kan kaybeden" ender partilerden biri olmayı sürdürüyor. 5 milletvekilinin SHP'ye transferi yeni tartışmaları beraberinde getirdi. İstifalar gözleri son kongrede Livaneli ve Sarıgül ile hareket edenlere çevirirken, sayıları 50 civarında olan bu milletvekillerinin nasıl bir tavır takınacağı henüz net değil. Meclis'e giren SHP'nin hedefi ise 20 milletvekiline ulaşıp grup kurmak. Ancak bunun çok kısa sürede yapılabileceği pek olanaklı görünmüyor. SHP'nin grup kurabilecek sayıya ulaşması Erdal İnönü'nün tavrına bağlı. Meclis kulislerinde, "Erdal İnönü, SHP'nin başına geçerse CHP'den istifaların önü alınamaz, SHP grup kurar. CHP'yi olumsuz olarak etkileyecek tek şey de SHP'nin Meclis'te grup kurması olur. Grubu olan bir SHP, CHP'yi hem kamuoyu nezdinde hem de seçmen bazında ciddi şekilde zayıflatır" yorumları yapılıyor. Sarıgül ile birlikte hareket eden Mersin Milletvekili Hüseyin Özcan ise kendisiyle birlikte olan diğer milletvekillerini de kastederek, yerlerinin CHP olduğunu, "babasının malı mı ki gidelim" sözleriyle açıkladı. "Parti içinde mücadeleyi sürdüreceklerini" söyleyen Özcan, SHP'nin grup çıkarabilecek kadar milletvekili alamayacağını savundu. Öte yandan bugüne kadar hep Baykal ile birlikte hareket eden birçok milletvekili de gelişmelerden rahatsız. Kuliste sohbetlerde "bugüne kadar tartışmaların uçlar arasında olduğundan, kendilerinin görüşlerinin bile alınmadığından" yakınan milletvekilleri, bir partide muhalefetin nefes borusunun kesilmemesi gerektiği görüşündeler.

CHP merkezinin görüşü CHP yönetiminin, "aşırı otoriter" görünmekle birlikte tersine aşırı serbestliğin olduğunu savunan CHP merkez yöneticisi Oğuz Oyan ise gazetemize yaptığı değerlendirmede, "partilerin amaç birliği etrafında örgütlenme" olduğunu, bunun kaybolup, amacın çatışmaya dönüştüğü durumlarda bazı kişilerin partide kalmalarını çok zorlamamak gerektiğini söyledi. "Parti ile çok faklı noktaya düşmüş ve bunu tartışma konusu yapmış olanların parti disiplinine zarar verdiğini" belirterek, "Hiçbir parti, parti içi disiplini parti içi demokrasiye tercih etmez" dedi. Belli bir zaafın sürekli büyüdüğünü, kafa karışıklığı yaşandığını, CHP'nin muhalefetinin içeriği ile bu muhalefeti sürdüren kadroların arasındaki uyumsuzlukların olduğunu, istifa ya da muhalefet edenlerin "bu mücadeleyi taşıyamayacak unsurlar" olduklarını savunan Oyan, kitlesel istifalar beklemediklerini, ancak birkaç istifanın daha olmasının kendilerini sarsmayacağını ifade etti. Oyan, "CHP'nin sağ, liberal çizgiye çekilmesine yönelik hamleler partiye güç katmaz" dedi.

DSP de devrede 3 Kasım seçimlerinde tam anlamıyla hüsrana uğrayan Ecevit'in DSP'si de şimdilerde Meclis'te sandalye peşinde. Eski milletvekili Orhan Ocak aracılığıyla CHP'li muhalif milletvekilleri ile görüşen DSP'nin 15 civarında milletvekili ile temasta olduğu öğrenildi. Hatta geçtiğimiz günlerde bu milletvekilleri ile DSP yöneticileri Meclis'te bir toplantı yaptılar. Ancak toplantının yapıldığı odanın sahibi Zübeyir Amber ile toplantıya katılan bazı milletvekillerin DSP yerine SHP'yi tercih etmeleri, DSP'nin Meclis'e girme umutlarını şimdilik erteletti.

www.evrensel.net