Çizginin sonu...

Yapı Kredi Kazım Taşkent Sanat Galerisi'nde 18 Şubat'ta açılan Joseph Beuys'un "Aslolan Çizgidir" adlı sergisi, sanatçının, Türkiye'deki ilk büyük sergisi olma özelliğini taşıyor ve aynı zamanda, klasik ressamlarda olduğu kadar, her başarılı çağdaş sanatçının temelinde sağlam "çizgi"nin yattığını da kanıtlıyor.

Yapı Kredi Kazım Taşkent Sanat Galerisi'nde 18 Şubat'ta açılan Joseph Beuys'un "Aslolan Çizgidir" adlı sergisi, sanatçının, Türkiye'deki ilk büyük sergisi olma özelliğini taşıyor ve aynı zamanda, klasik ressamlarda olduğu kadar, her başarılı çağdaş sanatçının temelinde sağlam "çizgi"nin yattığını da kanıtlıyor. Sergi, Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, Goethe-Institut, Museum Schloss Moyland ve Westdeutsche Landesbank A.G. İstanbul'un işbirliğiyle gerçekleştiriliyor. Beuys, yirminci yüzyılın ikinci yarısında, özellikle enstalasyonları, aksiyon ve happening'leri ile ünlenmiştir. Ancak, sayıları bini aşan çizimlerinin özel bir önem taşıdığı da açıktır. Onun, II. Dünya Savaşı'nda hava kuvvetlerine katılarak pilotluk eğitimi görmesi ve Kırım üzerinde uçağının düşmesiyle başlayan süreci, Tatar köylüleri tarafından kurtarılması ve köylülerin onu, içyağı ve keçeye sararak iyileştirmeleri, Beuys efsanesinin önemli bir parçasıdır. 1950'lerde desen çalışmaları üzerine yoğunlaşan sanatçının, sergilenen 145 deseni, Beuys'un çalışmalarında sonradan belirecek olan sanat anlayışının işaretlerini sunmaktadır izleyiciye… Franz Joseph ve Hans van der Grinten kardeşlerin, Moyland Museum Schloss'taki Joseph Beuys Arşivi'nde bulunan yaklaşık 5 bin parçalık Beuys koleksiyonundan seçilen eserler, sergide, müzenin Joseph Beuys Arşivi Yöneticisi Bettina Paust'un küratörlüğü ile sunuluyor.

Sergileme kaygısı olmayan desenler… Deneme niteliği taşıyan ve sergileme kaygısı olmadan kurgulanan desenler, bazen yırtılmış bir kağıt parçasının üzerinde, bazen ise bir biletin arkasında ya da bir yazının üzerinde çiziliyor. Deneysel bir anlam taşıyan desenler, Beuys'un yaşam ile sanat arasındaki sınırı kaldırmaya yönelik tavrı ile de örtüşüyor. Desenlerde kurşun kalem, çini mürekkebi, suluboya gibi geleneksel malzemelerin yanı sıra çay, kan veya iyot, sarı bakır gibi dönüşme özelliği olan malzemelerle denemeler yapılıyor. Dönüşen malzemeler, bugün de kendisini göstermekte ve mesela demir klorür, çizimin, zaman içinde değişmesine yol açmaktadır. Kadınlar, hayvanlar, manzara, anatomi gibi konuları olan çizimlerde, genellikle, insan ve hayvan üzerinde yoğunlaşılmıştır. İçinde taşıdığı gizem ile çizimler, gerek doğa bilimlerine gerekse sanatçının kendisine gönderme yapar. Sanatçının çizimleri, onun, Batılı sanatın sınırlarını zorlayan ve bir tür Doğulu anlayışını çağdaş sanata taşıyan düşün dünyasının izleri olarak da görülebilir.

Sanat yaşamdır… Beuys'un desenlerinde hissedilen bitmemişlik, onun plastik anlayışıyla örtüşen bir yapıdır. Bu anlayışta ön plana çıkan 'süreç', Beuys'un, vurgulamak istediği bir olgudur. "Düşünmek Sanattır" ya da "Sanat Yaşamdır" derken o, hep bu sürece gönderme yapar. Resim sanatının aslını oluşturan çizgi, Beuys'un elinden gösterildiği farklı birleşim ve yaklaşımlarla sergide, 31 Mart'a kadar izlenebilir.

www.evrensel.net