Yoksuldan tedavi parası alacaklar

AKP Hükümeti'nin "yoksulun primini devlet ödeyecek" diyerek sunduğu Genel Sağlık Sigortası'nda (GSS) yoksullar da aldıkları hizmet için katkı payı ödeyecek.

AKP Hükümeti'nin "herkesin sağlık sigortası olacak", "yoksulun primini devlet ödeyecek" diyerek hazırladığı GSS Yasa Tasarısı'nda yapılan değişiklikler, AKP Hükümeti'nin gerçek niyetinin sağlık hizmetlerini paralı hale getirmek olduğunu gözler önüne seriyor. Başbakanlık'ta bekleyen tasarıya göre, geliri "asgari yaşam düzeyi"nin altında olan "yoksul" vatandaşların sağlık sigortası için ödemesi gereken primi devlet ödeyecek. Tasarının ilk halinde bu kapsamda olanlar sağlık hizmetleri için verilecek katkı payından muaftı. Ancak tasarıda yapılan değişikliğin ardından bu muafiyet kaldırıldı. Tasarıda yapılan değişiklikleri gazetemize değerlendiren Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Doktor Nadir Sevinç, muafiyetin kaldırılması ile artık yoksul olsun, olmasın tüm vatandaşların cebine el uzatılacağını ifade etti. Tasarının son haline göre tüm vatandaşlar, ayaktan tedavide yapılacak hekim ve diş hekimi muayenesi için 2 YTL ödeyecek. Bu miktar Maliye Bakanlığı tarafından her yıl artırılabilecek. Ayaktan tedavide verilen ilaçlar, ortez, protez, iyileştirme araç ve gereçleri için katkı payı yüzde 10-20 arasında olacak. Tasarıya eklenen bir hükümle, ayaktan veya yatarak sağlanan diğer tüm sağlık hizmetleri için de yüzde 1 oranında katkı payı ödenecek. Dr. Sevinç, "Bu değişiklikler hükümetin 'sağlık hizmetinin her alanında ve her aşamasında ben katkı payı alırım. Katkı payı alınmayacak hizmet kalmayacak' demesi anlamına geliyor. Bugün muayene için 2 YTL alırlar, gelecek yıl 10 YTL'ye çıkarabilirler. 'Diğer tüm sağlık hizmetleri' için verilecek yüzde 1'lik katkı payı az gibi görülebilir. Ancak örneğin hayati organların naklinde bu yüz milyonlarca lirayı bulabilir. Öte yandan bir protezin yüzde 20'sini hastanın ödemesi demek, 10 milyarlık bir protez için hastanın 500 milyon ödemesi anlamına geliyor. 1 lira olsun, 100 lira olsun fark etmez. Amaç halkı para vermeye alıştırmak" dedi. "Katılım payının her bir muayene ve devamında yapılan tedavi için toplam tutarı, net asgari ücreti aşması halinde aşan kısmı tahsil edilmez" hükmü tasarıdan çıkarıldı. Dr. Sevinç'e göre bu hükmün kaldırılması, "bir asgari ücretliden katkı payı adı altında bir yıllık maaşının alınması"nı bile getirebilir.

İş kazasının kapsamı daraltıldı Tasarının ilk halinde iş kazası "Emeklilik Sigortası Kanunu'nun 14'üncü maddesinde tanımlanan ve bu Kanunu uygulayan kurum tarafından iş kazası sayılan haller" olarak tanımlanıyordu. Ancak değişikliğin ardından iş kazası sadece "Emeklilik Sigortası Kanunu hükümleri gereği meslek hastalığı sayılan haller"le sınırlandı. Dr. Sevinç, bu sınırlamayı, "Kanunda sayılmayan iş kazalarını kapsam dışına çıkarmak, bunun için verilecek sağlık hizmetini karşılamamak ve paralı hale getirmek" biçiminde yorumladı. Tasarıda yapılan değişiklikle, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu'na Maliye ve Sağlık Bakanlıkları, Hazine Müsteşarlığı, Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü'nün temsilcilerinin yanı sıra, Türk Tabipleri Birliği, Türk Diş Hekimleri Birliği, Türk Eczacıları Birliği, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nden de birer temsilci eklendi. Dr. Sevinç, birliklerin de komisyona dahil edilmesini, "Demokrasi oyunu oynamaktan başka bir şey değil. TTB ve diğer kitle örgütlerini, zenginler kulubü ve hükümet arasında boğmak amaçlanıyor" sözleriyle değerlendirdi. Sevinç, Genel Sağlık Sigortası'nın halk için hiçbir şey getirmediğini, hükümetin tasarıda değişiklikler yaparak, kamuoyunu aldatmaya çalıştığını kaydetti.

www.evrensel.net