02 Mart 2005 22:00

Müslümanlara sınır içi operasyon

Bush yönetimi ülke sınırları içinde Müslümanların hayatını cehenneme çevirdi. İç Güvenlik Bakanlığı'na kayıt yaptırmak zorunda kalan 83 bin göçmen erkekten 14 bini ya tutuklandı ya da sınır dışı edilmeyi bekliyor.

Paylaş
11 Eylül saldırılarının ardından çıkarıların yasalar nedeniyle ABD'de yaşayan Müslümanların yaşamlarının zorlaştığı kaydedildi. Yasaların 11 Eylül'ün ardından özellikle Müslüman ülkelerden gelen göçmenleri hedef aldığı belirtildi. NewYork'ta Asya Topluluğu tarafından düzenlenen panelde konuşan Mallika Dutt, "Irak'ı demokrasiyi geliştirmek için işgal ettiğini söyleyen bir ülkenin kendi sınırları içinde insan haklarına saldırması ironik değil midir?" dedi. Panelde en çok üzerinde durulan konulardan biri hükümetin yeni uygulamasıydı. Buna göre, yaşları 16 ila 25 arasında değişen özellikle Müslüman erkekler ABD İç Güvenlik Bakanlığı'na kayıt yaptırmak zorunda. Ulusal Güvenlik Giriş Çıkış Kayıt Sistemi (NSEERS) adlı programa 83 bin kişi kayıt olmuş. Bush hükümeti bu 83 bin kişiden 14 binini ya gözaltına aldı ya da sınırdışı etme kararı aldı. Bu kişilerden hiçbirinin hakkında hiçbir suçlama bulunmuyor. Bush hükümeti, NSEERS'in 'terörizmi' önlemek için gerekli bir program olduğunu öne sürerken muhalifler, programın ayrımcılık yarattığını belirtiyor. Kimin çocukları? Panelde gösterilen bir belgesel film bu tür yasalarla Müslüman ailelerin yaşadıkları sıkıntıları ortaya koyuyor. Filmde üç Müslüman göçmen çocuğun 11 Eylül'ün ardından edindiği deneyimlere değiniliyor. "Bunlar Kimin Çocukları" adlı film on yaşlarında üç çocuk yaşadıklarını anlatıyor. Filmde hikâyesi anlatılan çocuklardan birisi 17 yaşındaki Pakistanlı Muhammet. Muhammet bu 'özel kaydı' yaptırdıktan sonra avukatıyla görüşmesine izin verilmeden tutuklandı. Götürüldüğü yeri anlatan Muhammet, "Götürüldüğümde Arap ve Müslüman erkeklerden oluşan bir deniz gördüm. Buraya özgürce yaşamaya gelmişlerdi. Onlara benzeyen biri bir şey yaptı diye onları cezalandıramazsın" dedi. Muhammet filmde kendisine "11 Eylül'de neredeydin" ya da "Ladin'i tanıyor musun" gibi sorular sorulduğunu anlatıyor. Filmde Mısırlı Hagar ise, okulda başörtüsünün çıkartıldığını ve okul yolunda kendisine Arapları küçük düşüren hakaretler savrulduğunu anlatıyor. Hagar, "İnsanlar hükümetlerinin Müslümanları böylesine hedef aldığını gördüğünde onlar da hükümetleri ile aynı şekilde davranmak zorunda olduklarını düşünüyorlar" diyor. Filmin yönetmeni Theresa Thanjan ise "Göçmenlerin üzerinde yarattığı panikten dolayı tüm toplum bu yasadan kötü etkilendi" dedi.


İngiltere'de sakal ve türban arama gerekçesi "İngiltere'de eğer dışarından bakıldığında Müslüman gibi görünüyorsanız, polisin sizi durdurup sebepsiz yere üstünüzü aramasına hazırlıklı olmalısınız." Bu açıklama İngiltere İçişleri Bakanı Hazel Blears'dan geldi. "Bizim terörizm karşıtı güçlerimizden Müslümanlar adil olmayan bir şekilde etkilenecekler" itirafında bulunan Bakan Blears, "Bu bir gerçek ve bunu kabul etmeliyiz. Eğer biz bir yerden tehdit alıyorsak bizim hedefimiz de bu bölge olacaktır" dedi. İşçi Partisi'nin bu son yasayla tepkileri daha fazla üzerine çekeceği belirtiliyor. İslami İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Massoud Shadjareh, açıklamaları, 'sorumsuzca ve kaba' olarak değerlendirdi. Shadjareh, Blears'ın seçimlerden önce İslam fobisi kartını oynadığını belirtirken "Bakan bizim toplumumuzu şeytanlaştırıyor ve izole ediyor" dedi. 11 Eylül'den bu yana suçlu bulanan 12 kişiden sadece 4 kişinin müslüman olduğunu hatırlatan Shadjareh, güvenliğin 'görüşüne bağlı değil istihbarat bağlı' işlemesi gerektiğini belirtirken, bu yeni yasayla sakallı ve türbanlı herkesin durdurulup aranabileceğine dikkat çekti.

ÖNCEKİ HABER

Blair'den Suriye'ye örtülü tehdit

SONRAKİ HABER

Tüm Emekli-Sen: Taleplerimiz karşılansın

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa