31 Aralık 2004 03:00

Patronlar müzakerede söz hakkı istiyor

Ab ile müzakere yapacak heyetinde kimlerin yer alacağı oluşturuyor. Patron örgütleri, Başbakan Erdoğan'a müzakerelerde etkin rol oynamak istediklerini bildirdiler.

Paylaş
Hükümet AB ile başlayacak olan müzakere süreci için kurumsal bir yapı oluşturmaya çalışıyor. TÜSİAD, TİSK gibi patron örgütleri de bu yapıda temsilci bulundurmak istiyorlar. Türkiye, AB ile 3 Ekim 2005'te başlayacak müzakereleri yürütmek için yeni yapılanmaya gidiyor. Türkiye'nin "başmüzakerecisi'', Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül tarafından belirlenecek. AB Genel Sekreterliği'nin (ABGS) 'AB Müsteşarlığı'na' dönüştürülmesi planlanırken, halen 60 olan AB uzmanı sayısının da 400'e çıkarılması hedefleniyor. Türkiye'nin AB ile müzakere sürecinde, 115 bin sayfadan oluşan ve sağlıktan eğitime, tarımdan enerjiye uzanan AB müktesebatını, ulusal mevzuatına aktarması gerekiyor. Edinilen bilgilere göre AB Genel Sekreterliği bugüne kadar yürüttüğü çalışmalarda AB müktesebatının (acquis communautaire) ancak 5 bin sayfasını Türkçe'ye çevirebildi. Müktesebatın çevirisinin olağan bir çeviriden çok farklı olduğunu ve yeni bir hukuk metni yazmaya benzediğini ifade eden yetkililer, bu nedenle yeni bir birimin oluşturulması gerektiğini kaydediyorlar. AB ile müzakere süreci hazırlıklarında önemli tartışmalardan birini, müzakere heyetinde kimlerin yer alacağı oluşturuyor. Patron örgütlerinin temsilcileri, daha önce yaptıkları açıklamalarda müzakerelerde etkin rol oynama beklentilerini ifade etmişlerdi. Ancak yapılan hazırlıklarda, patron örgütlerinin temsilcilerine "müzakere heyetinde'' yer verilmesi düşünülmüyor. Patronların müzakere pozisyonlarının hazırlanmasında değerlendirmeleri alınacak Danışma Konseyi'nde temsil edilmeleri öngörülüyor. Müzakerelerde, Türkiye'nin AB nezdindeki daimi temsilcisi Büyükelçi Oğuz Demiralp, AB Genel Sekreteri Büyükelçi Murat Sungar ve Dışişleri Bakanlığı'nın AB işlerinden sorumlu Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Volkan Bozkır'ın etkin rol oynamaları bekleniyor.

Polonya modeli Polonya'nın müzakereler sürecinde uyguladığı modeli örnek alan ABGS, çeviri biriminde çalışanların dörtte birinin dilbilimci, dörtte üçünün de yabancı dil bilgisi olan hukukçulardan oluşmasını planlıyor. Çeviri biriminin, Türkiye'nin değiştirdiği mevzuatını da İngilizce'ye çevirmesi planlanıyor. ABGS, çevirinin yanısıra, uyum çalışmalarını yürütecek AB uzmanı sayısını da artırmayı planlıyor. 2000 yılında kurulan ve halen 60 uzmanla hizmet veren AB Genel Sekreterliği'nin uzman sayısının orta vadede 400'e çıkarılması hedefleniyor.

ÖNCEKİ HABER

Altın Küre'de rekabet kızışacak

SONRAKİ HABER

HDP Urfa Milletvekili Maçin: Korku imparatorluğu yaratılmak isteniyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa