30 Aralık 2004 03:00

Hem izleriyle hem yüzleriyle...

Son yıllarda bölgede yaşanan iyimser hava ile birlikte, kısa süre önce yaşanan acıların nabzını tutan, izlerini yazıya taşıyan yazarlar ve kitaplar da yoğunlaştı.

Paylaş
Son yıllarda bölgede yaşanan iyimser hava ile birlikte, kısa süre önce yaşanan acıların nabzını tutan, izlerini yazıya taşıyan yazarlar ve kitaplar da yoğunlaştı. OHAL koşullarında kitap ve dergilere konu olan yazılar ağırlıklı olarak sansüre takılan ve sansürün sınırlarında sesizce yer bulan yazılardı. Şiir kitapları yasak perdesini aralayan anlatım yollarının başında yer alsa da bu yönde çıkan kitaplar dahi parmakla sayılacak kadar eksikliğini hissettirdiği bilinir. Son bir yıl içinde sadece Diyarbakır'da 30'a yakın Kürtçe Türkçe kitap çıktı. Kitaplar henüz yarası kapanmayan bir dönemin siyasi sosyal, kültürel ve toplumsal yaşamının içinden geçiyor. Korku, baskı, işkence, acı, kaygı, huzursuzluk, endişe gibi gerilimli birçok kavram bu kitapların konusunun ortak paydasını oluşturuyor. Ama öncesinde burada yaşanılan, olup bitenin yazarlar üzerinde dolayısıyla kitapların başlıklarından yayınevlerinin isimlerine kadar nasıl yansıdıklarını birkaç örnekle görmek gerekir. Öykücü Muharrem Erbey'in 11 öyküden oluşan "Yitik Şecereler" isimli kitabı örneğin. Bölgedeki uygulamaları tanıklıklarıyla anlatan gazeteci Faruk Balıkçı ve Namık Durukan'ın "Ölümün İki Yakasından"ı. Cezaevi yaşantısını anlatan Mahmut Barık'ın "Kumrular Hiç Uğuldamadılar" kitabı, yine "Uzak ve Yorgun"la Vedat Çetin ile Suzan Samancı'nın "Korkunun Irmağında" adlı öykü kitabını da saymak gerekir. Tesadüf olmayacak kadar ortak bir çağrışıma sahip bu kitaplar yaşanılan gerçeklerle hayat bulmuş... Diyarbakır'da yeni kurulan bir yayınevinin ismi olan Lîs'in anlamını bilir misiniz? "Lîs", Türkçe karşılığı "zambak" anlamına gelse de aslında daha özel bir durumu ifade ediyor. Yüksekte uçan kuş türlerinin barındığı yer, başka bir deyişle yuvaları anlamına geliyor. Ama aynı zamanda Tatvan ilçesi Berçalan Yaylası'nda yüksek buz göllerinin çevresinde bitkilerin genel adı olarak da kullanılıyor. Bu her ne kadar yapılan işin bir inceliği gereği içinde düşünülse de, yüklenilen anlam ile yöre halkının doğal kültürüne bir gönderme. Bunun yanında yaşanan onca sıkıntılar sonrasında kaçınılmaz bir tepki olarak temiz bir nefes almaya duyulan özlem olarak da okunabilir.

'Haritadan dışarı' Yazılan çizilen tüm kitapların içeriğinde de kendisine yer açmış çözülmeyen büyük sorun. Kendi kimliğini kaybeden ve kendi gerçekliğini arayan genç kız Sepite'nin şeceresini arıyor Muharrem Erbey'in kaleminden. Sepite'nin ruh halini tahmin etmek gerek. Her ne kadar o dönemin ruh haline 'dışardan' birinin gözü ile bakılmaya çalışılsa da, korkunun kaygının egemen olduğu bir yaşantı içinde normal olmayan davranışlar, huzursuzluklar ve güvensiz bir ruh hali durumunu temsil ediyor. Ama yine de umut Sepite'nindir. Diyarbakırlı basın emekçilerinden Nevzat Bingöl'ün ikinci kitap çalışması olan "Suriye'nin Kimliksizleri Kürtler" adlı kitabı da, bu sorunu daha farklı bir pencereden daha farklı yanlarıyla yansıtıyor. Kürtlerin Suriye tarihindeki yeri, yapılan nüfus sayımıyla kimliklerinden olan "kaydı yok"ların durumları, Kürtler ile Suriye yönetimi arasındaki ilişkiler ve geçtiğimiz yıl yaşanan Kamışlı olaylarının perde arkası irdeleniyor. Benzer şekilde gazetecilik deneyimiyle tanık olduklarını ve yaşadıklarını kitaplaştıran Ekrem Sunar Kürt sorununa dair kesitler sunuyor. Diyarbakır DGM'de süren 12 Eylül duruşmalarının gözden kaçmış ayrıntılarına; koruculuk için kendilerine görev verilen aşiret ağalarına dair bilgiler yansıyor. İmgeleri taşıyan şiir alanında ise yine Diyarbakır aynı kaynağın suyundan ses alıyor. İşte "sözüm haritadan dışarı" diyen Şener Özmen'den küçük bir dize; "ne vakit boğazlanacağımı bilsem / biliyordum / biliyordum ki rehineyim son perdede / rehineydim ve kır çiçekleri çizmekti benim işim / onları hep rengarenk; turuncu mavi kırmızı sarı ve yeşil / kendimi ve akıp giden zamanı safra, endişe ve dehliz".

ÖNCEKİ HABER

Büyük suyun ötesinde

SONRAKİ HABER

Şiddet gören kadından isyan: Öldükten sonra mı sesimiz duyulacak?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa