27 Aralık 2004 03:00

Çok zor sorular!

Kendisinin de içinde bulunduğu, -devletin kısıtlı parasını tiyatrolara destek olmak için dağıtmak üzere toplanmış- bir komisyondan cebine en yüksek parayı indirmekten utanmayan Ali Poyrazoğlu'nun tiyatro sanatının önünden çekilmesi için iyi bir spatula kullanmak gerek.

Paylaş
Kendisinin de içinde bulunduğu, -devletin kısıtlı parasını tiyatrolara destek olmak için dağıtmak üzere toplanmış- bir komisyondan cebine en yüksek parayı indirmekten utanmayan Ali Poyrazoğlu'nun tiyatro sanatının önünden çekilmesi için iyi bir spatula kullanmak gerek. Tiyatro Oyunevi özelinde 1998'den bu yana bize komisyonlarda uyguladığı engelleme bu yıl ile birlikte üçüncüsü oldu. Artık yeter ha? Ve kamuoyunun bilgilenmesi için bir kaç soru:

Soru 1 a) Güzellik Yarışması jürisinde o yıl aday olan güzeller bulunabilir mi? b) Devlet İhale komisyonlarında, ihaleye katılmak için açık teklif veren mütahhitler bulunabilir mi? Bu sorulara cevabınız evet ise, hangi ülkelerde böyle şeyler olabilir?

Soru 2 Yeryüzündeki hangi komisyon 77 tiyatronun 77 dosyasını 3 saat içinde inceleyebilir? Eğer yapabilen bir komisyon varsa, bir tiyatronun dosyasını incelemeye ve haklarında bir yargıda bulunmaya kaç dakika ayrılmış demektir?

Soru 3 "Hiç yoktan iyidir" deyip ne verilirse almak ve susmak mı, yoksa bir daha hiç alamamayı göze alıp "bela denizlerine karşı dur yeter demek" mi insanın içini ferahlatır?

Soru 4 "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" atasözündeki özne kim-lerdir?

Soru 5 İnsanların yaşlandıkça masraflarının artması doğal mıdır?

Soru 6 Ortak sorunları olan uygar insanlar bir kere olsun biraraya gelip de sorunlarına çözüm üretemezler mi?

Soru 7 Bu soruları ya da benzerlerini soran kişiler hangi tarihte nerede buluşabilirler?


Haberleri var mı? Özgür Başkaya Amatör Tiyatrolar Birliği (ATÜK) Başkanı; Özgür Tiyatro Genel Sanat Yönetmeni Özel tiyatrolara devlet desteği; 12 Eylül sonrasında özenle şekillendirilmiş ve tiyatroların manipülasyonu için oluşturulmuş bir fondur. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın denetiminde dağıtılan belirli bir para bu desteği oluşturur. Yani, destek sadece maddidir. Bir kere devletin kültür ve sanat politikasının içeriği ile ilgili bir sorunla karşı karşıyayız. (Devletin sanat politikası yok diyenler yanılıyorlar. Vardır. Sanatçıları sansür-otosansür yollarıyla iğdiş etmek temel politikadır. Ayrıca, sorgulatmayan bir sanat-sanatçı, sistemin yeniden üretilmesidir vb... Bu konu ayrıntılı olarak değerlendirilmelidir.) Devlet bu parayı sanatçılara sus payı olsun diye vermektedir... Neden tiyatro salonları açmıyorlar? Başkentte bir kültür merkezi var mı? Amatörlerin en büyük sorunlarından biri olan çalışma ve oyun sergileme alanları neden oluşturmuyorlarda 3 kuruş para vermeyi tercih ediyorlar... Sosyal devletin asli görevlerinden biride sanata ve sanatçıya sınırsız destek olmalıdır teranelerinin altında yatan nedir? İşte önce bu sorulara yanıt vermek lazım... Hadi diyorsunuz bu yardımı yapmıyor, hiç olmazsa domuzdan kıl koparalım. Ve yardım için başvuru yapıyorsunuz. E onu da tabiki biliyor ve kendine yakın tiyatrolara yardım ediyor. Bu yıl yardım alan amatör tiyatrolara bakın... Geçen yıl yardım alıp da bu yıl alamayanlara bakın... Bu nasıl oluyor? Hangi kriterle para dağıtılıyor? Kimlerin alacağına ve ne kadar alınacağına kim(ler) nasıl karar veriyor? Miktarın azlığını söylememe bile gerek yok. Örneğin bir amatör tiyatroya 2 milyar veriyorlar. Sonra yönetmelik gereği 25 oyun oynamasını istiyorlar, oynamazsan bu parayı geri faiziyle alırız diyorlar. Acaba bu yardımı dağıtanların salon kiralarından haberi var mı? Dekor kostüm aksesuar ışık efekt müzik nakliye afiş broşür vb. bunların hem telifinin hem de realizasyonunun ne kadar tutacağı konusunda bilgileri var mı? Bu sadakayı dağıtanların tiyatroyu yapma konusunda en ufak bilgilerinin olmadığı gün gibi aşikardır. Deşifre edilmeli ve kınanmalıdır. Almama konusuna gelince: Bu çok kurumsal bir sorundur.. Devleti reddiyeden tutun da uygulamaları reddetmeye değin bir çok nedenle mümkündür. Bu konuda etik bir tavır ve tutarlılık geliştirmek mümkündür ve bunu yapan kurumlar desteklenmelidir. Ama bu diğerlerinin tutarsızlığı anlamına gelmez. Nasıl devlet yol su kanalizasyon yaparak insanlara yardım etmelidir vb. gibi talepler varsa tiyatroya da yardım etmelidir diye de düşünülebilir.. Temel problemi masaya yatırmak lazımdır. Sorunun çözümü amatör tiyatroların örgütlü birliğinden geçmektedir. Devletle ilişki nasıl kurulur işte o zaman anlaşılır.


Bakanlığın dağıttığı 'ulufe'ye dair Selim Kalıç (Genç Oyuncular Sahnesi)

Kültür Bakanlığı tarafından tiyatrolara verilen maddi yardım yönetmeliğinin temel amacı "Tiyatroyu yurt sathında yaygınlaştırmak ve yerli oyun yazılmasını ,yerli oyun sergilenmesini teşvik etmek" Temel amaç bu . Ancak süreç içerisinde gerçekten de görece olarak tiyatroların sayısı arttı, yerli oyun yazımı ve sergilenmesi belli bir oranda gelişti. (Tabi bu gelişmede Bakanlığın bu yardımının yeri tartışılır) Yani kendilerine göre amaçlarına ulaştılar. Amaca ulaşılınca bakanlığın elinde böylesi kullanabileceği bir fon kaldı, o da bu fonu özel tiyatro temsilcisi, Devlet Tiyatroları temcilcisi ve bürokratlarıyla keyfine göre dağıtmaya başladı. Keyfine diyorum zira bu yardımı dağıtırken uydukları yada uyacakları yukarıda anlattığım espri dışında hiç bir kriterleri yok. Çünkü gerek yardım alanlara ve gerekse alamayanlara hiç bir neden belirtmiyorlar. Yani, "Şunu yerine getirdiniz aldınız yada şunu yerine getiremediniz alamadınız" böyle bir şey yok. Zaten uzun süre sır gibi saklanırdı liste. Mesela, geçen sene başvuruda bulunan 104 tiyatronun tamamına az ya da çok yardım verildi. Neden verildi? Çünkü seçim vardı ,seçim yatırımı olarak dağıtıldı. Ama bu sene, geçen sene yardım olan tiyatroların çoğu listede yok neden çünkü seçim yok. Bu sene 154 tiyatro 184 projeyle başvuruda bulundu. Sayıda ki bu artış yardımlar açıklanınca anlaşıldı. Zira yardımlar açıklanınca gördük ki pek çok tiyaro amaçlı olamayan dernek bu sene Tiyatro yapmaya karar vermişler ki yardım almışlar. Yani Bakanlık kendine yakın gördüğü derneklere para aktarmak için bu fonu kullanmış. Peki kim bu dernekler; Altı Nokta Körler Derneği, Giresunlular Yardımlaşma Derneği, Özürlüler Derneği, Bahar Özel Eğitim Derneği vs.. Şimdi bu ulufe değilde nedir. Gelecek sene bütün dernekler tiyatro yapmaya karar verirse hiç şaşmayın! Ankara'nın sahnesi olan üçüncü özel tiyatrosu Öteki Tiyatro listede yok, 45 yıllık amatörlük çınarı Ankara Deneme Sahnesi yok, 16 Yıllık Oluşum Drama ve Tiyatro Atölyesi, Genç Oyuncular Sahnesi, 14 yıllık Özgür Tiyatro, Can Şenliği Oyuncuları yok, Tiyatro A yok. Yani Ankara bilinçli olarak budanmış. Demirel misali "Verdimse ben verdim size ne" tavrı içselleşmiş. Ancak orası bir kurum, babadan kalma çiftlik değil ki! Kimin parasını kime vermiyorsunuz ya da veriyorsunuz? Tabi tüm bunların sorumluları içinde yıllardır o kurullarda yer alan, bu keyfiliğe ortak olan, bu keyfilik içinde nemalanan özel tiyatrolar da var. Örneğin geçen sene aslan payını Hadi Çaman almıştı çünkü kuruldaydı. Bu sene Ali Poyrazoğlu aldı çünkü bu sene o kuruldaydı. Muhtemelen seneye başka birisi kurula girer ve aslan payını kendisine alır ve günaha ortak olur. Aslında Tiyatroya dair yaşadığımız tüm olumsuzluklarda, yasaklarda ,özel uygulamalarda hepsinde bu anlı şanlı tiyatrolarımız ve aktörleri sorumluluk sahibidirler. Kendilerine ayrıcalık tanındığı sürece olumsuzlukları görmezden geldiler, gelmeye de devam ediyorlar. Ama nafile sona yaklaştılar. Onlar istese de istemese de birileri hepsini hizaya getirecek. Yıllardır tiyatroyu her yerinden hançerleyenlerle tiyatro hayatımız hiç bir yere gitmedi ve gitmez de. Şimdilerde bu işlerin sorumlularını arıyorlar ,pes doğrusu sizden daha sorumlusu var mı? Hangisine müdahale ettiniz, hangisinde suç ortaklığınız yok, ey anlı şanlı tiyatrolar ve onların aktörleri!

ÖNCEKİ HABER

Destek mi, ulufe mi?

SONRAKİ HABER

Samsun'daki 19 Mayıs töreninde Kılıçdaroğlu ile Bahçeli tokalaşmadı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa