25 Aralık 2004 22:00

Kaçırılan Sadıkoğlu'nun
   görüntüleri yayımlandı

Dokuz gündür kayıp olan armatör Kahraman Sadıkoğlu ve Kaptanı Ahmet Yurttaş'ın Irak'ta kaçırıldığı ortaya çıktı.

Paylaş
Dokuz gündür kayıp olan armatör Kahraman Sadıkoğlu ve Kaptanı Ahmet Yurttaş'ın Irak'ta kaçırıldığı ortaya çıktı. Sadıkoğlu'nun kendisini kaçıranlar tarafından çekilen görüntüleri İhlas Haber Ajansı tarafından yayınlandı. Sadıkoğlu görüntülerde önce başında sarıkla İngilizce sorulan soruları İngilizce cevap verirken görülüyor. İşadamı daha sonra Kaptan Ahmet Yurttaş ile birlikte kameraların karşısına geçiyor. Sadıkoğlu, soruları bu kez önce İngilizce ardından Türkçe cevaplandırıyor. Sadıkoğlu'na soru soran grup içinden Türkçe konuşmalar da duyuluyor. Video kasette Sadıkoğlu ve Yurttaş dışında başka kişi görülmüyor ve mekândan nerede oldukları anlaşılmıyor. Kaset, 23 Aralık Perşembe günü çekildi. ABD'liler ile işbirliği içinde olmadığını söyleyen Sadıkoğlu, liman açarak Irak halkına yemek taşıdığını, Irak hükümeti ve Birleşmiş Milletler ile çalıştığını söyledi. Sadıkoğlu bu nedenle en kısa zamanda bırakılacağını düşündüğünü vurguladı. Kahraman Sadıkoğlu'nun, en son 16 Aralık Perşembe günü Irak'ın Basra kentinde olduğu o günden beri kendisinden haber alınamadığı belirtilmişti. Ünlü armatör Kahraman Sadıkoğlu, Atatürk'ün kullandığı Savarona yatını kiralayarak, kamuoyu gündemine gelmişti. İran-Irak savaşı sırasında Basra Körfezi'nde batan gemileri çıkartmak üzere açılan Birleşmiş Milletler ihalesini kazanan Sadıkoğlu 19 gemilik ilk partiyi tamamlamıştı. Sadıkoğlu, BM'nin Basra Körfezi'ndeki 60 batık gemilik ve 90 milyon dolarlık ikinci ihalesine de katılmaya hazırlanıyordu. Sadıkoğlu, Basra Körfezi'ni batık gemilerden temizleyerek, körfezi büyük gemilerin rahatlıkla yanaşabileceği bir liman yapmak istiyor.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


50. yılında TMMOB -2-
   TMMOB uluslararası dayatmalara direniyor TMMOB'un kuruluşundan itibaren meslek ve meslektaş sorunlarının ülke ve toplum sorunlarından ayrılmayacağı düşüncesi içerisinde bilim ve teknolojinin toplum ve kamu yararı doğrultusunda kullanılması için mücadele ettiğini belirten Makine Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Erhan Kutlu'nun sorularımıza yanıtları şöyle: Uluslararası anlaşmalar ve AB sürecinin etkilerine karşı çalışmalarınız var mı? AB süreci ve uluslararası antlaşmalar ülkemizde yaşayan herkes gibi doğal olarak bizleri de etkiler. Özellikle küreselleşme sürecinin temel motorlarından biri olan DTÖ bünyesinde imzalanan Hizmet Ticareti Genel Antlaşması (GATS) ile hizmet sektörü tümüyle uluslararası sermayeye açılmaktadır. Türkiye bu antlaşmaya kamunun küçültülmesi, kamu hizmetlerinin ticarileştirilmesi, özelleştirme ve emek piyasasının esnekleştirilmesi açısından en çok taahhütte bulunan ülkelerden biridir. GATS ile mimarlık, mühendislik, müteahhitlik, bilgisayar, çevre, kentsel planlama, test ve analiz hizmetleri alanlarında dileyen ülke hizmet sunumu talep edebilmektedir. Bu hizmetlerin serbestleşmesi ile yabancı mühendis ve mimarların her türlü hakka sahip olarak ülkemizde hizmet üretmeleri mümkündür. Bu durumda yabancı yatırımcıların yerli mühendislerle çalışma zorunluluğu ortadan kalkacaktır. AB sürecinde de hiç tartışılmadan özellikle biz mühendisleri ve mühendislik hizmetlerini ilgilendiren mevzuat adı altında birçok tercüme yapılarak direktifler yayınlanarak AB ülkelerine kolaylıklar tanınmaktadır. AB ülkeleri mühendisleri ile rekabet ortamının, diplomalarımızın tanınırlığı, akreditasyon, eğitim süresi, üniversite sonrası eğitim v.b. gibi konuların bu yasal mevzuatlar çerçevesinde kimlere yararlı olacağı gayet açıktır. Gümrük Birliği anlaşması kimlere yararlı olmuş ise, bu durumda yine onlara yararlı olacaktır. TMMOB ve odalarımız mesleğimizin, meslektaşlarımızın ve ülkemizin bu durumlardan zarar görmemesi için gerekli çalışmalarını yapmakta, tespitlerini ve görüşlerini yetkililere sürekli bildirdiği gibi, kamuoyu oluşturmaya ve halkımızı bilgilendirmeye devam edecektir. Karşılaştığınız en yakıcı sorun nedir? Karşılaşılan sorunların başında doğal olarak iş konusu gelmektedir. Birçok arkadaşımız işsizdir. İş bulup çalışan meslektaşlarımızın büyük çoğunluğu ise aldığımız eğitime, yüklendiğimiz sorumluluklara ve yapmış olduğumuz işlere göre uygun olmayan koşullarda ve ücretlerde çalışmak zorunda kalmasıdır. Kısacası işsizlikle yoksulluk ücretleri arasında tercihe zorlanmaktayız. Özellikle son yıllarda ücretlerimizin, gelirlerimizin sürekli gerilemesi ve çalışan birçok arkadaşımızın birkaç kişinin yapabileceği işi tek başına yapmaya zorlanması ve yapmasıdır. Örgütlenmeniz önünde herhangi bir yasal engel var mı? 1980 yılına kadar odaya üye olmayan mühendisler mesleki olarak hiçbir çalışma yapamazlarken, 1982 Anayasası'nda yapılan değişiklik ile kamu çalışanları için bu mecburiyet kaldırılmıştır. Bu durum örgütlenmemiz önünde engeller yaratırken, doğal olarak meslektaşlarımız ile buluşmamızı birbirimizi tanımamızı, çalışmalarımızı da etkilemiştir. Biz birlikte karar alma, birlikte üretme, birlikte yönetme anlayışı ile gücünü sadece üyesinden alan bir örgütüz. Biz yaşamın her alanında olan bir meslek grubuyuz, planlamada, projede, üretimde, denetimde, yönetimde ve tüketimde. Meslektaşlarımızın katılımı, desteği ne kadar çok olursa sorunlarımızı ve beklentilerimizi de o ölçüde daha iyi karşılayabiliriz diye düşünüyorum. TMMOB Başkanımız sayın Mehmet Soğancı'nın dediği gibi 'Bu ülkenin, bu ülke insanının TMMOB'ye, TMMOB'nin odalarına, odalarının şubelerine, şubelerinin örgütlü üyeye, size bize hepimize ihtiyacı var.'


Yabancıların taşeronu olacağız İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe ulusalarası gelişmelerin etkilerine dikkat çekiyor: Eğer gerekli önlemler alınmazsa olumsuz etkileyeceğini düşünüyorum. Bugün ülkemizin imar ve mühendislik problemlerinin olduğu biliniyor. Alanımızla ilgili olarak varolan bilgiler (bilinenlerin) doğru kullanılmadığı gibi, yasal ve yönetimsel anlamda da önemli eksiklikler blunmaktadır mühendislik emeğinin serbest dolaşımı (GATS) çerçevesinde yapılan anlaşma 2005 yılında yürürlüğe girecektir. Yabancı mühendislerin ülkemizde çalışma koşulları dikkatle düzeltilmezse, kendi ülkemizde yabancı mühendislerin yanında çalışan birer taşeron olma sorunu bulunmaktadır. Bu bağlamda mühendislik ve mimarlık yasası, TMMOB yasası yeniden düzenlenmeli, mesleki yeterliliği esas alan, 'Yetkin Mühendislik' yasası mutlaka çıkarılmalıdır. Mesleki sorunlarınız nelerdir? Gerek kamu yatırımlarının, gerekse özel yatırımların son derece düşük olması, üyelerimizi önemli ölçüde etkilemektedir. Aramıza yeni katılan meslekdaşlarımızın işsizliklerine, işini kaybeden meslekdaşlarımız da eklenmektedir. Şantiyelerin kapanması, küçük ve orta boy mühendislik bürolarının giderek iş bulamamaları işsiz sayısını her geçen gün artırmaktadır. Kamu kurumlarında çalışan meslekdaşlarımız mühendislik hizmetlerini gerektiği gibi yapamamakta, son derece düşük ücretlerle çalışmak zorunda kalmaktadırlar. Mesleki yeterliliğe göre görevlendirmeler yerine, adama göre görevlendirmeler sürmektedir. Ayrıca haksız rekabet koşulları, işini doğru yapmaya çalışan meslekdaşlarımızı büyük ölçüde etkilemekte, mühendislik hizmetlerinde olması gereken kaliteyi önemli ölçüde düşürmektedir. Kaçak yapılaşmanın ortaya çıkardığı yapılaşma, yapı ve kent ölçeğinde önemli problemler doğrumaktadır. Yapı Denetim Yasası'nın yetersiz olması, Yetkin Mühendislik Yasası'nın halen çıkarılmaması, işini doğru yapmaya çalışan üyelerimizi olumsuz olarak etkilemektedir. Üyeleriniz gerekli hassasiyete sahip mi? Üyelerin beklentileri her zaman farklı ve karmaşıktır. İşsiz mühendisler iş istiyor, düşük ücretiler ücretlerinin arttırılmasını istiyor, çalışmış oldukları kurumların baskısından şikâyet ediyorlar. İşlerini yeterince yapamadıklarını ifade ediyorlar. Fakat ifade edilen problemlerin aynı zamanda toplumsal bir içerik taşıdığını, örgütlü bir mücadelenin yapılması zorunluluğuna inanarak katılımda gerekli hassasiyeti göstermiyorlar. Meslek odaları; genel anlamda mevcut düzene olan muhalefetlerini örgütlü bir güce dönüştüremediler. Eğitimde eşitsizlik sürüyorsa, işsizlik önemli bir sorunsa, mesleki yeterlilik yeterince önemsenmiyorsa, mesleki davranış ilkeleri (etik) konusu gündemimizin halen baş konusu ise, Yatırım istihdam ve üretim son derece yetersizse, çalışan mühendislerin aldıkları ücret asgari yaşam koşulları sınırında bekliyorsa. Gerekli yasal ve yönetsel konularda halen ciddi sorunlar yaşanıyorsa üyelerin sorunları ve beklentiler devam ediyor demektir.


Kapitalist demokrasi oyununa karşı... TMMOB'un kuruluşundan bu yana geçen 50 yıl içerisinde belki de en çok saldırıya hedef olan kurumlardan biri olduğunu söyleyen Elektrik Mühendisleri Odası Antep Şube Başkanı Arif Nacaroğlu, zaman zaman geriye çekilme, kabuğuna gizlenme gibi mecburi davranışlarına rağmen, kesinlikle güçlendirilmesi gereken kurumların başında geldiğini belirtiyor. Uluslararası antlaşmalar ve AB süreci TMMOB'yi nasıl etkiler? TMMOB'ye yapılan en direkt ve kolay saldırı, mühendislerin yetkilerinin daha çok teknisyen düzeyindeki kişilere aktarılması şeklinde olmaktadır. AB uyum yasaları içerisinde mühendislere düşen ve sadece mühendisler tarafından yapılabilecek görevler açıkça belirtilmiştir. Üzülerek de olsa kabul etmek gerekir ki, şimdilik batılı kapitalist, demokrasi oyununu bizden daha iyi oynamaktadır. Üyelerinizin karşılaştığı sorunlar nelerdir? Üyelerimizin karşılaştığı en önemli sorun yetkilerinin ellerinden alınmasıdır. Özellikle yerel yönetimler ve kamu kuruluşları yaptıkları işlemlerde odaları devre dışı bırakabilmek ve onların gücünü azaltabilmek için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Ülkemizdeki mühendislik eğitimi hakkında ne düşünüyorsunuz? Ülkemizdeki mühendislik eğitimini tek yorumla açıklayabilmek mümkün değildir. En azından ülkede mühendislik eğitimi veren üniversitelerimiz arasındaki fiziki ve ekonomik farklılıklar tüm ülkede tek tip bir mühendisilik eğitimi verilmiyor olmasının en önemli nedenidir. Birkaç büyük şehir üniversitesini saymazsak gerçekten Anadolu üniversitelerinin çoğunda ciddi sorunlar vardır. Bir kere devlet kendi üniversitelerinden çok özel üniversitelere destek olmaktadır. Mühendislik eğitimi pahalı bir eğitimdir ve devlet üniversitelerinin tüm giderleri devletçe karşılanmalıdır. Oysa bugün üniversiteler ve üniversite hocaları kurumlarına kaynak bulmak sorunu ile uğraşmaktan eğitimle yeteri kadar uğraşamamaktadırlar. Bazı mühendislik bölümlerinde verilen eğitimin düzeyi Türkiye'ye mühendis yetiştirmekten çok ABD ve Avrupa'ya mühendis yetiştirmek için planlanmış gibidir. Özellikle uygulama ile ilgili ciddi sorunlar vardır. Meslek odaları üyelerin beklentilerini karşılıyor mu? Meslek Odalarının üyelerinin beklentilerini karşılıyor olup olmamaları ne yazık ki ülkemizde tamamen kişilere bağlı bir sorundur. Her engellemeye rağmen işini ciddi yapan ve gerekli zamanı ayırabilen oda yönetimleri göreceli olsa da üyelerine faydalı olabilmektedirler. Ancak bu işi angarya olarak gören oda yönetimleri ile, ele geçir ve pasifleştir görevi ile bu işi yapan oda yönetimleri TMMOB'un genel kabulünde önemli sorunlar ve olumsuz propogandalar üretilmesine neden olmaktadır.


Programlar hayatın gerçeklerine uymalı Mühendislik ve mimarlık eğitiminde öncelikle kalitenin yükseltilmesi gereklidir. Bunun için üniversite, meslek odaları, sanayi kuruluşlarının katılımı ile ülke gerçeklerine göre bir planlama yapılmalıdır. Çeşitli üniversite vb okul arasındaki eğitim, öğretim farkının kaldırılması, hayatın gerçeklerine uygun programların bilimsel çalışmalarla beraber yapılması sağlanmalıdır. Belleme yerine öğrenme, verileri kabul etme yerine araştıran, sorgulayan, baskıcı şartlandırıcı bir yöntem yerine kişiliği özgürce geliştiren eğitim politikasını savunmaktayız. Öğrenmeyi yaşam boyu sürecek bir etkinlik olarak görmekteyiz. İnsan okulda, çalışma hayatında, yaptığı her şeyde yaptıklarından öğrenmesini bilmeli ve öğrendikleri ile daha iyisini yapmayı hedeflenmelidir. Günümüzde mühendislerde; Mühendislik programlarını algılama, çözme , tanımlama, edindiği bilgileri kullanabilmenin yanı sıra, diğer disiplinlerle beraber grup çalışması yapabilme, iletişimde etkili, güncel sorunları anlama, mühendislik uygulamalarının küresel ve sosyal anlamda etkilerini yorumlayabilme yeteneklerinin de olması gereklidir diye düşünüyoruz. Bunlar dikkate alındığında, üniversite-oda-sanayi işbirliğinin mutlaka hayata geçirilerek eğitim programlarının hazırlanmasında da ortak çalışmalar yapılması gerekliliği görülmektedir. Bilimi teknoloji ile buluşturan biz mühendislerin yaşamı bilinçlendirmek için bu yeteneklerimizi oluşturmamız ve geliştirmemiz gerekmektedir. TMMOB ve odalarımız bunları yapabilecek bilgi birikimine ve kabiliyetine sahiptir. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


ÖNCEKİ HABER

Bayram yakalandı

SONRAKİ HABER

UNISON Konferansı'nda Türkiye'deki baskılar konuşuldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa