24 Aralık 2004 03:00

Minyatürde Çukurova...

Seyhan Nehri ve bitişik evleri ile doğaya ayak uydurmuş bir alan olan Çukurova, Prof. Dr. İlter Uzel'in minyatür eserlerine sığdırılıyor. Çalışmalarını sergiye açan Uzel, minyatür tekniklerini değiştirmeden geleneksel çizgilerle çalışmayı tercih ediyor.

Paylaş
Doğu ve batı dünyasında bilinen ve tarihi çok eskilere dayanan minyatür sanatı, Çukurova'yı resmederken; Seyhan'ı, bitişik evlerini ve doğasını unutmuyor. Çukurova'nın, iki boyutlu bir şekle büründürüldüğü minyatür tablolarda, en ince ayrıntı, en ince noktasına kadar ilmek ilmek işleniyor. Prof. Dr. İlter Uzel, Çukurova'yı minyatür sanatı ile; Çukurovalıları da yaptığı minyatür eserler ile buluşturdu. Uluslararası Altınkoza 13 Kare Sanat Festivali kapsamında Adana'da bir sergi açan Uzel, Çukurova'nın yanı sıra kadınları, doğal güzellikleri ve asıl mesleği olan diş hekimliğini de konu alıyor. 1963'ten beri minyatür sanatıyla uğraşan Uzel, minyatürün, dinsel etkiler nedeniyle, iki boyutlu bir resim dalı olduğunu belirterek, "Bu sanat, aşama aşama yapılıyor. Ben ebru sanatını da ekliyorum. Çok yenilik ve yaratıcılık da katmıyorum. Bu sanatın bu şekilde yaşamasını istiyorum" dedi.

Geleneksel çizgiler Minyatürün, kitap süslemesinin yanı sıra tarihi konuların ve olayların anlatılmasında da kullanıldığını kaydeden Uzel, çini ve ebrunun da bu sanat dalıyla ortak kullanılabildiğini belirtti. Uzel, Türk sanatında yenilik olmaması gerektiğini düşünerek, o yüzyılda kullanılan bir tekniğin sınırları içinde kalmak gerektiğini söyledi. Minyatürün hâlâ gelişmeye devam eden bir sanat olduğunu ve eserlerdeki her bir kıvrımın ve motifin ayrı birer anlam taşıdığını belirten Uzel, kitap süslemelerinden bağımsız 500'e yakın resme ve Ankara'da bir sergiye daha imza attı. Takıları, işlemeli kıyafetleri ve saç şekilleri ile kadınları resmeden Uzel'in tablolarında tüm güzellikleri ile çiçeklere de rastlanıyor. Bazı tablolarda ise yine minyatürün geleneksel çizgileri ile hastasını muayene eden diş hekimleri ve bazı meslekler anlatılıyor. Uzel'in sergisi 5 Ocak'a kadar Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Fuayesi'nde...




Minyatür nedir? Daha çok kâğıt, fildişi ve benzeri maddeler üzerine yapılan minyatür, çok ince işlenen küçük boyutlu resimlerden oluşuyor. Bir doğu sanatı olarak batıya kaydığı ileri sürülen minyatür, kitapları resimlemek amacıyla yapıldığından, boyutlarının küçük tutulduğu söyleniyor. Çoğu kez çevresi tezhip denen bezemeyle süslenen sanatta, suluboyaya benzer bir boya kullanılıyor. Minyatürün yapılacağı zemin üzerine arapzamkı katılmış üstübeç sürüldükten sonra renklere saydamlık kazandırmak için bu yüzeyin üzerine bir kat altın tozu sürüldüğüne rastlanıyor.

ÖNCEKİ HABER

Yeni 'ekmek kapısı' Rusya oldu

SONRAKİ HABER

Ekrem İmamoğlu: Ahmet Hakan'ın savunma mekanizması geliştirmesi üzdü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa