19 Aralık 2004 03:00

Fatura çok büyük olacak

AKP'nin "dönüşüm" politikaları sadece SSK hastanelerini değil, emekçilerin bütün bir sağlık hakkını yok edecek. Halk Sağlığı Uzmanları, "İnsanlar sokaklarda, hastane kapılarında ölecek" diyor.

Paylaş
AKP Hükümeti'nin "Sosyal Güvenlik Reformu" adı altında yaşama geçirmek istediği Genel Sağlık Sigortası'nın bedeli ağır olacak. Hükümetin, "herkesin sağlık sigortası olacak" diyerek allayıp pulladığı bu sistem, halkı sağlından edecek. Hükümetin planına göre SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı, kamu çalışanları ve yeşil kartlıları kapsayan tüm sigorta sistemleri tek çatı altında toplanacak. Genel Sağlık Sigortası sistemi getirilecek ve herkes bu kapsama alınacak. Sigortalılar ile herhangi bir sigorta kapsamında olmayanların aylık gelirlerinden yüzde 12.5 oranında prim kesintisi yapılacak. Emeklilerin net maaşından da yüzde 1 prim kesilecek. Böylece 'prim' adı altında 'sağlık vergisi' getirilmiş olacak. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın hazırladığı Sosyal Güvenlik Sistemi'nde Reform Önerisi'ne göre devlet, "minimum yaşam düzeyi altında" olan ailelerin primini ödeyecek. Bakanlığın hesaplamalarına göre bu durumda 3 milyon 641 bin kişi bulunuyor. Ancak bu hesabın nasıl yapıldığı konusunda bir açıklık yok.

Devlet tefecilik yapacak Primini ödeyemeyenlerin ise hali harap. Bakanlığı önerisine göre, prim ödemelerini zamanında yapmayan, prim borcu bulunan sigortalılar ile aileleri, "acil durumlar dışında" sağlık hizmetlerinden yararlanamayacak. Acil tıbbi müdahale ya da ölüm tehlikesi olan kimi hastalıkların uzun süreli tedavisi nedeniyle doğacak masraflar, devlet tarafından karşılanacak. Ancak bu masraflar, yasal faizi ile birlikte prim ödemesi gereken kişiden tahsil edilecek.

Her hizmette katkı payı Primini zamanında ödeyenler, hükümetin belirlediği Temel Teminat Paketi'ndeki hizmetlerden yararlanabilecek. Bu pakette "finansal açıdan uygulamaları tehlikeye sokacak hizmetler" yani pahalı tedaviler yer almayacak. Yani primini ödemiş de olsa kanser ya da böbrek hastası olan bir emekçi, devletten hizmet alamayacak. Parası varsa ne alâ! Herhangi bir özel hastaneye gidebilir. Parası yoksa kaderiyle baş başa kalacak demektir. Öte yandan Temel Teminat Paketi'nin kapsamında olsun olmasın bütün sağlık hizmetleri için katkı payı ödenecek.

Hastane kapılarında ölüm Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, getirilmek istenen sistemde, sağlık hizmetine en çok gereksinimi olanlar; işsizler, yoksullar ve dar gelirli çalışanlar; prim ödeyemeyecekleri için sağlık hizmetine ulaşamayacaklarını söylüyor. Halk Sağlığı Uzmanı Onur Hamzaoğlu, "Genel Sağlık Sigortası'nın uygulandığı Amerika'da primini ödeyemeyen 30 milyon kişi hastane kapılarında ölümü bekliyor. Türkiye'de de primini ödeyemeyenler sokaklarda ölecek" diyor.




HALKIN PARASI ÖZEL HASTANELERE SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı'na devri de, Aile Hekimliği uygulaması da Genel Sağlık Sigortası sisteminin hayata geçirilmesine yönelik olarak gündeme getirildi. Öncelikle koruyucu sağlık hizmetleri aile hekimlerine devredilerek, sağlık ocaklarının işlevsiz bırakılması hedefleniyor. Böylece birinci basamak sağlık hizmetleri özelleştirildikten sonra, sıra ikinci basamak sağlık hizmetlerine, tedavi ve rehabilite edici hizmetlere gelecek. SSK hastaneleri de dahil olmak üzere tek çatı altında toplanacak kamusal sağlık kuruluşları, "kendi gelirleri ile giderlerini karşılayabilen, hizmet sözleşmeleri ile çalışan, idari ve mali açıdan özerk" işletmelere dönüştürülecek. Bu noktadan sonra devlet, bu "özerk sağlık işletmeleri" ile özel hastanelerden sağlık hizmeti satın alacak. Temel Teminat Paketi'ni oluşturacak bu sağlık hizmetleri için, belirli bir fiyat üzerinden sözleşme imzalanacak. Prim ödeyenler bu pakette yer alan hizmetlerden yararlanabilecek. Böylece bir yandan şirketleştirilen devlet hastaneleri özel hastanelerle rekabet etmek zorunda bırakılırken, bir yandan da halktan toplanacak primler özel hastanelere aktarılmış olacak. Hizmet satın alımında bir fiyat belirleme modeli oluşturulacak ve belirlenen fiyatların üzerinde hizmet sunulması halinde, vatandaşlar aradaki farkı ya kendi ceplerinden ya da tamamlayıcı özel sigortalarla karşılayacak. Ankara Tabip Odası Genel Sekreteri Selçuk Atalay, bu sistemle, devlet hastanelerine "kendi yağınla kavrul" denilerek, özel hastanelerle rekabete zorlanacağını belirtiyor. Atalay, "Devlet hastaneleri bir süre özel hastanelerle rekabet edemez hale gelecek ve işi yürütememeye başlayacak. Hastanelerin tasfiyesinin yolları aranacak. Kamunun yerini özel dolduracak" uyarısında bulunuyor.

ÖNCEKİ HABER

'AB kapısı aralandı'

SONRAKİ HABER

Ekrem İmamoğlu, CNN Türk'te 4 kameramanın işten çıkarıldığını duyurdu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa