19 Aralık 2004 03:00

Almanya'da 'terör' merkezi

Almanya'da terörle mücadeleyi güçlendirmek ve koordine etmek gerekçesiyle yeni bir 'Anti Terör Merkezi' kuruldu. Birçok hukukçu, Anayasa'ya aykırı bir güvenlik organının kurulduğu görüşünde.

Paylaş
11 Eylül sonrası estirilen "terör" histerisine bağlı olarak hak ve özgürlüklere getirilen kısıtlamalar, Avrupa'da yeni bir noktaya tırmandı. Almanya'da, iç güvenliğin bir elde toplanması amacıyla bir "Anti Terör Merkezi" kuruldu. Hukukçular ve insan hakları savunucuları, merkezde güvenlikle ilgili farklı örgütlerin içiçe çalışacak olmasını Anayasa'ya aykırı olarak nitelerken, Federal İçişleri Bakanı Otto Schilly, "terörle mücadelede kısa sürede başarılı olmanın buna bağlı olduğunu" söyledi. Bakanın verdiği bilgiye göre, Federal Kriminal Dairesi (BKA) ve Anayasayı Koruma Kurumu (BfV) bilgilerini ayrı ayrı toplayacak ve kayıtlara geçirecekler. Somut durumlarda bu ayrı kaynaklarda toplanan bilgiler karşılaştırılarak, koordineli çalışma yürütülecek. Eyalet içişleri bakanları da, bu adımı destekliyor.

Naziler yapmıştı Faşizm döneminde güvenlikten sorumlu teşkilatların bir elde toplanması nedeniyle Gestapo'nun olağanüstü yetki ve güce sahip olmasından dolayı, 1949 yılından sonra Alman Anayasası, güvenlikten sorumlu örgütlenmelerin birbirlerinden bağımsız olmalarını zorunlu kılmıştı. Buna bağlı olarak da hukukçular ve bazı politikacılar, bugün güvenlikle özgürlüğün karşı karşıya getirildiğini, 'terör histerisi' yayılarak insanların özgürlüklerinden vazgeçmeye ikna edildiklerini söylüyorlar. Anayasaya aykırı mı? İçişleri Bakanlığı'nın Berlin-Treptow'da açtığı "Anti Terör Merkezi"nde BKA ve BfV'nin birarada çalışacak olması hukuk çevrelerinde Anayasa'ya uygunluk tartışması başlattı. Yalnızca hukukçular değil, bazı Yeşiller Partisi milletvekilleri de atılan adımın Anayasa'ya aykırı olduğunu belirttiler. Claudia Roth, Volker Beck ve Christa Sager'in eleştirilerine cevap veren Otto Schily, Yeşiller milletvekillerini bu konuda konuşmadan önce partinin gerçek başkanı olan Joschka Fischer'le görüşmeye davet etti. Schily, Fischer'in kendisiyle aynı görüşte olduğunu vurguladı. Yeşiller Başkanvekili Hans-Christian Ströbele ise, BKA'nın yetkilerinin arttırılması ve güvenlikle ilgili birimlerin bir elde toplanması girişimlerini "tehlikeli" olarak niteledi. "Anti Terör Merkezi"nde toplam 200 personel çalışacak. Bunlardan 100'ü Federal Kriminal Dairesi uzmanı, 15'i, Anayasayı Koruma Kurumu görevlisi olacak. Bunların dışında Sınır Koruma Kurumu, askeri istihbarat ve güvenlikle ilgili kurumların eyalet temsilcilikleri de ortak çalışılacak kurumlar olarak belirlendi.

Sağ partiler yeterli bulmuyor Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi'nden Bavyera Eyaleti İçişleri Bakanı Günther Beckstein ve Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi Başkan Yardımcısı Wolfgang Bosbach ise Schily'nin bu girişimini "gecikmiş bir karar" olarak değerlendirdiler. Her iki politikacı da, çok sayıda güvenlik biriminin hâlâ birbirinden bağımsız çalıştığını, bunun da terör tehditlerinin tespit edilmesini zorlaştırdığını savundular. Bu arada Aşağı Saksonya Eyaleti'nde "terörle mücadelede BKA ve BfV'nın ortak çalışmasını sağlayacağı" ileri sürülerek adımı atılan Ortak Bilgi ve Analiz Merkezi'ne (GİAZ), diğer eyaletler de ilgi gösteriyor. Saksonya Anhalt İçişleri Bakanlığı, "İslami terörle mücadele" için bir GİAZ açılacağını söyledi. GİAZ'ın "bürokratik engellemeler olmaksızın terörle ortak ve etkili mücadeleyi esas aldığı" belirtildi.

ÖNCEKİ HABER

İliştirilmiş Brüksel medyası

SONRAKİ HABER

ABD: Esad’ın yeni kimyasal saldırılar gerçekleştirdiğini tespit ettik

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa