17 Aralık 2004 03:00

Kitano'dan kılıç gösterisi

Yaşları 30 civarı ya da daha yukarı olanlar için, "Japon Kültürü" ile kurulan ilk ilişki "Shogun" dizisiyle olmuştu...

Paylaş


Zatoichi

Yönetmen: Takeshi Kitano Oyuncular: Beat Takeshi, Tadanobu Asano, Miçiyo Ogusu, Yui Natsukava, Guadalcanal Taka, Daigoro Taçibana Senaryo: Takeshi Kitano Görüntü Yönetmeni: Katsumi Yanagijima Müzik: Keiçi Suzuki Kurgu: Takeshi Kitano Yapım: 2003, Japonya Tür: Aksiyon, Dram Süre: 116 dk.

Yaşları 30 civarı ya da daha yukarı olanlar için, "Japon Kültürü" ile kurulan ilk ilişki "Shogun" dizisiyle olmuştu. Yalnızca çekik gözlü oldukları ve atom bombasına maruz kaldıklarına dair bilgi sahibi olduğumuz bu insanlarla ikinci tanışıklığımız, "Samurayın Dönüşü" isimli diziyle oldu. Bu dizinin kahramanı, kendisine ihanet eden eski arkadaşlarından intikam alan bir samurayın hikâyesini anlatıyordu. Şimdi televizyonlarda durum nasıldır bilinmez ama, hemen her hafta sinemalarda bir Japon filmi gösterime giriyor. Japon sinemasının ulaştığı bu boyutun ayrı bir değerlendirmeyi hak ettiğini belirterek ve bunu başka bir yazıya bırakarak bu hafta gösterime giren yeni bir filmden bahsedelim. Son olarak geçtiğiz yıl "Ölüm Oyunu" ve "Bebekler" isimli filmleriyle sinemalarımıza konuk olan Takeshi Kitano'nun 2003 yapımı filmi Zatoichi, 19. yüzyıl Japonya'sından bir öykü anlatıyor. Kitano'nun bir dönem Japonya'da dizi olarak yayınlanan ve büyük ilgi gören Zatoichi'nin öyküsünü yeniden uyarladığı film, bir anlamda samuray ülkesinin kültürüne de bir övgü. Kitano'nun yalnızca kahramanın adını alıp, hikâyeyi yeniden kurgulaması ona istediği gibi hareket etme olanağı da yaratmış. Örneğin, tarlada, ya da inşaatta çalışan insanların çıkarttığı doğal seslerden oluşturulan müzik ve finaldeki dans sahnesi Kitano'nun bir dönemin klasiği olan filme 'günümüze özgün' bir hava katıyor. Zatoichi, sürekli hareket halinde olan, masaj yaparak ve kumar oynayarak hayatta kalmaya çalışan kör bir adam. Koruma Hattori ve eşi bulundukları yerlerde tutunamayan ve sürekli dolaşmak zorunda kalan bir çift. Geyşa Osei ve Geyşa Okinu, aileleri katledilmiş ve intikam peşinde koşan iki kardeş. Bu insanların yolları Ginzo çetesinin insafına kalmış uzak bir dağ kasabasında keşisiyor.

İyi ve kötü Zatoichi, türün temel prensibinden yani iyi ve kötünün çatışmasından, hareket ediyor. Kasabayı haraca kesen ve insanlar üzerinde terör estiren Ginzo çetesinin yaptıklarına bir süre seyirci kalan efsanevi kahraman Zatoichi, bir tercih yapmak zorunda kaldığında, iyinin yanında yer almaktan çekinmiyor. Zatoichi'yi bizzat Kitano'nun kendisinin canlandırdığı filmin en öne çıkan yanı doğal olarak kılıç sahneleri. Kitano, Japonya'da artık bir efsane haline gelen kahramanın hakkını veriyor. Kılıçlı dövüş sahnelerindeki başarının, iyi bir kareografi çalışması sonucu oluştuğu hemen göze çarpıyor. Yönetmen bu bölümlerde başta Akira Kurosava olmak üzere, kendinden önce konuyu anlatan yönetmenlere de göndermeler yapmaktan geri durmuyor. Kitano, Hollywood'un aksine, tek bir kahramana odaklanmadan, filmin diğer karakterlerinin hikâyelerinin de hakkını veriyor. Geyşa kardeşlerin, Hattori'nin ve diğer kişiliklerin ayrı ayrı gelişen öyküleri aynı merkeze akıyor ve finalde Zatoichi'nin müdahalesiyle düğüm çözülüyor.

Farklı deneyim arayanlara Film popüler sinema hayranları içinde farklı bir deneyim içeriyor. Hollywood'un Japon ve Uzakdoğu kültüründen arakladığı, uyarladığı, kolajladığı hikâyeleri asıl kaynağında izlemek isteyenler için film bulunmaz bir fırsat. Mesela Tarantino'nun "Kill Bill"inin beslendiği kaynakları merak edenler Zatoichi'yi kaçırmamalı. Ama son tahlilde film, türün sevenleri için bulunmaz fırsatlar ve görsel bir şölen sunarken; sinemada daha naif görüntüler görmek isteyen sinemaseverler zor dakikalar yaşayabilir.

Birkaç söz de yönetmene Takeshi Kitano, bugüne kadar 11 film çekmiş ve bunların bir kısmıda rol almış olsa da, tam bir entellektüel. Edebiyatla yakından ilgilenen Kitano aynı zamanda ülkesinde şov dünyasının önde gelen isimlerinden birisi. Bir özelliği de stand-up denilen komedi gösterileri yapması. Bu özellikler Kitano'nun filmlerindeki mizah ve edebiyat unsurlarının da kalburüstü olmasının yolunu açıyor. Türkiye'de edebiyattan ve hikâye anlatmaktan yoksun komedyenlerin çektikleri filmlerle, Kitano'nunkiler arasında dağlar kadar fark olmasının nedeni de bu galiba.

ÖNCEKİ HABER

Yeni bin yılın yeni adayı

SONRAKİ HABER

Kale Kayış patronu ve oğlu; işçileri, ailelerini, çocuklarını darbetti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa