14 Aralık 2004 22:00

AB'de henüz uzlaşma yok

Yarın Brüksel'de başlayacak AB Zirvesi'nde Türkiye'ye tam üyelik için bir tarihin verilip verilmeyeceği konusundaki hesaplar masaya yatırıldı. Önceki gün yapılan AB Dışişleri Bakanları toplantısında, Almanya ile Fransa arasında bir uzlaşma sağlanamadı.

Paylaş
Avrupa Birliği (AB)'nin Türkiye ile üyelik görüşmelerinin ne zaman başlayacağı konusundaki tarihin açıklanacağı AB Zirvesi'ne iki gün kala, ülkeler arasında pazarlıklar devam ediyor. Önceki gün Brüksel'de bir araya gelen ve bir nevi yarın başlayacak AB Zirvesi'nin son hazırlığı niteliği taşıyan AB Dışişleri Bakanları toplantısında, Türkiye'ye verilecek tarihin ne zaman olması gerektiği konusunda bir uzlaşma sağlanamadı. Almanya ile Fransa'nın öne sürdüğü talepler arasında kümelenen ülkelerin bir kısmı görüşmelerin 2005'in ilk yarısında bir kısmı ise 2005'in ikinci yarısında olmasını istedi. Fransa Dışişleri Bakanı Michel Barnier, müzakerelerin 2005 sonundan önce başlayamayacağını belirtirken, Almanya Dışişleri bakan Joschka Fischer, İslam, demokrasi ve hukuk devletinin bir arada olacağı modern bir Türkiye'nin Batı'nın jeostratejik çıkarına olacağını kaydetti. Fischer, tam üyelik dışındaki tüm alternatiflerin Türkiye tarafından ret cevabı olarak algılanacağını belirtti.

Son karar zirvenin AB Dışişleri Bakanları toplantısından sonra Alman Birinci Kanalı ARD'nin sorularını yanıtlayan Fischer, bakanlar arasında bir uzlaşmanın olmadığını doğrulayarak, son kararın zirvede verileceğini söyledi. Zirvede Türkiye'ye bir tarihin verilip verilmeyeceğinin henüz tam olarak belli olmadığını da söyleyen Fischer, "Biz şu an Türkiye'nin AB'ye alınmasına karar vermiyoruz. Ancak, Türkiye'nin Avrupalı geleceği ve modernleşmesine karar veriyoruz" diyerek, gelen eleştirileri yanıtladı. Türkiye'ye bir tarihin verilmesini isteyen Fischer devamla, 1963 yılında Soğuk Savaş kuralları gereğince Türkiye'ye AB kapısının açıldığını, şimdi de terörizme karşı mücadelede Türkiye'nin önemli jeostratejik anlamının olduğunu ifade ederek, "Bizim güvenliğimiz için Türkiye AB üyesi olmalıdır" dedi. Türkiye'ye tarihin ne zaman verileceği konusunda son anda bir uzlaşmanın sağlanamaması üzerine, AB liderleri arasında diplomasi trafiği başladı. Önceki gün Berlin'e gelen AB Dönem Başkanı ve Hollanda Başbakanı Jan Peter Balkanende, Schröder ile bir araya geldi. Schröder görüşmede, Türkiye'nin AB hedefinin tam üyelik olduğunu ve bunun değiştirilemeyeceğini söyledi. Diplomasi trafiğinin son güne kadar sürmesi bekleniyor. İngiltere Başbakanı Tony Blair, zirve öncesinde Schröder ve Berlusconi ile ayrı ayrı bir araya geldi. Londra'da yapılan Schröder-Blair görüşmesinde, Türkiye'ye 2005'in ilk yarısında bir tarihin verilmesi ele alındı. Aynı şekilde Blair-Berlusconi görüşmesinden de benzer bir sonuç çıktı. Bütün bu görüşmelerden bir uzlaşma sonucu çıkmaması durumunda zirve sırasında Schröder, Chirac ve Erdoğan'ın bir araya gelerek uygun bir formül üzerinde uzlaşmaya varması ya da varmaması bekleniyor. Schröder ve Chirac'in iç politikada kendilerini zor duruma düşürecek bir karardan kaçınacakları belirtiliyor. Schröder'in 2006'daki, Chirac'ın ise 2007'deki seçimleri şimdiden riske etmekten kaçınabilecekleri, Türkiye'yi de kırmayacakları asgari bir uzlaşma formülü sunmaları bekleniyor. Bu formülle zirve sonrasında ise "Herkes istediğini aldı" havası yaratılacak.


AP'DE OYLAMA YAPILACAK AB Zirvesi'nde Türkiye'ye nasıl bir karar verileceği Avrupa Parlamentosu'nda da ele alınmaya başlandı. Bugün yapılacak oylamada Türkiye'ye bir dizi uyarıda bulunulması bekleniyor. Uyarılar arasında, anayasa değişikliği, Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılması ve Alevilerin tanınması konuları da var. Hazırlanan Türkiye raporu yapılan değişikliklerin ardından son halini aldı. Bağlayıcı olmayan ancak AB liderlerine öneri niteliği taşıyan raporda Türkiye'de görülen eksikliklerin de altı çiziliyor.


SÜMENALTINDAN YENİ ENGELLER ÇIKMASIN Başbakan Recep Tayyip Erdoğan AKP'nin Meclis Grubu toplantısında yaptığı konuşmada AB'nin 17 Aralık'ta vereceği kararın Türkiye'nin beklentilerine uygun olacağını umduğunu söyledi. Erdoğan " Geleceğimizi geri kazanmak için risk almaktan çekinmedik. 17 Aralık'ta karar, inanıyorum ki milletimizin beklentilerine, devletimizin hassasiyetlerine uygun olacaktır. Bizim için olması gereken belli. Tam üyelik dışında hiç bir kararı kabul etmeyiz. Bize karşı masaya getirilen her şartı tek tek yerine getirdik. Sümenin altından yeni engeller çıkarılmasın. Bunu kabul etmeyiz. Türkiye'nin 40 yıldır kaybetmediği Avrupa idealleri sükutu hayale uğratılmamalıdır. Türkiye'deki tartışma vizyonumuz belli bir tarihle sınırlanmamalı. Türkiye 17 Aralık sonrasını konuşmalı. Müzakerelerin başlaması herşeyin halledilmesi demek değildir" diye konuştu.


BLAİR'DEN TÜRKİYE LOBİSİ İngiltere'de yayımlanan The Guardian gazetesi, Başbakan Tony Blair'in hafta sonuna kadar Türkiye'nin AB üyeliği için bir dizi görüşmeler yapacağına dikkat çekti ve "bu görüşmeler çerçevesinde Fransa ve Almanya'ya Türkiye'nin üyeliğiyle ilgili korkularını yenmeleri için bazı öneriler de sunulacak" diye yazdı. Blair'in "Türk lokumu" adı verilen önerilerini Londra'da görüşeceği Almanya Başbakanı Gerhard Schröder'e "ikram edeceğini" yazan gazete, "böylece Paris ve Berlin'in Türkiye'ye yeşil ışık yakmalarının sağlanacağını" kaydetti. Gazetede, Türkiye'nin AB üyeliğiyle ilgili makalede ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın futbol geçmişine değinilerek, "Türk takımının kaptanı Avrupa savunmasını aşıyor" benzetmesi yapıldı.


AVRUPA NE DİYOR, TÜRKİYE NE İSTİYOR?

MÜZAKERE TARİHİ Taslak: Brüksel'deki kaynaklara göre, müzakereler Eylül-Ekim 2005'te, tarama sürecinin ardından başlayacak. Tarama süreci için öngörülen tarih ise Nisan 2005. Bu konuya 16-17 Aralık'taki zirvede devlet ve hükümet başkanları karar verecek. Türkiye: Müzakerelerin 2005 yılının ilk çeyreğinde başlamasını istiyor.

MÜZAKERELERİN HEDEFİ Taslak: Müzakerelerin hedefinin tam üyelik olduğu, ama sonucunun ve zamanlamasının şimdiden belirlenip garanti edilemeyeceği belirtildi. Sonuç bildirgesinde imtiyazlı ortaklık gibi bir seçenek yer almayacak. Türkiye: Ankara, imtiyazlı ortaklığı hiçbir şekilde kabul etmeyeceğini dile getirerek, önceki taslaklarda yer alan "ucu açık" ifadesine açıklık getirilmesini talep etti.

ASKIYA ALMA Taslak: Müzakerelerin askıya alınmasına ilişkin öneri Avrupa Birliği Komisyonu veya üye ülkelerin üçte biri tarafından getirilebilir. Üye ülkelerin önerisi de AB Komisyonu aracılığıyla Avrupa Birliği Konseyi'ne (devlet ve hükümet başkanlarına) sunulur. Konsey nitelikli oy çoğunluğuyla karar verir. Türkiye: Öneriyi getirebilecek üye ülke sayısının artırılmasını istedi.

SERBEST DOLAŞIM Taslak: Müzakereler bitmeden kişilerin serbest dolaşımı konusunda uzun süreli geçiş dönemi konabileceği belirtildi. Bu konuda üye ülkelerin de ikili düzeyde istisna talep edebileceği öngörülüyor. AB ekonomik kriterleri ve bunların denetimini de sıkı kurallara bağlıyor. Türkiye: Daimi deregasyonun kabul edilemiyeceğini söyledi. İkili düzeydeki istisnaların bir pazarlık unsuru olduğunu, şimdiden taahhütte bulunulamayacağını bildirdi.

EGE SORUNU Taslak: AB devlet ve hükümet başkanları ikili sorunların diyalog yoluyla çözülmesi, çözümsüzlük halinde, Helsinki Sonuç Bildirgesi'nde yer aldığı gibi Lahey Adalet Divanı'na gidilmesi gerektiğine işaret etti. Türkiye: Helsinki paragrafına atıfta bulunulmamasını istedi, fakat mevcut paragrafı kabul edilebilir buldu.

KIBRIS Taslak: Kıbrıs'a atıfta bulunmadan, Türkiye'nin Ankara Antlaşması'nı yeni üye ülkelere uyarlaması gerektiği belirtildi. Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin hukuki temelini oluşturan Ankara Antlaşması'nın AB'ye yeni katılan 10 yeni ülkeye de geçerli kılınması için düzenleme yapılması isteniyor. Bu 10 yeni üye içinde Kıbrıs Rum Kesimi de var. Türkiye: Kıbrıs Rum Kesimi veya Kıbrıs Cumhuriyeti gibi bir atıf yapılmaması için girişimde bulundu. Ayrıca, Türkiye'nin bu konuda uyarlama yapmaya hazır olduğu, ama 17 Aralık'tan önce bunun mümkün olmadığı söylendi. Türkiye, bu paragrafın, Rum Kesimi'nin resmen tanınması anlamına gelmediğini kaydetti.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Sideways yedi dalda Altın Küre adayı

SONRAKİ HABER

EMEP heyeti Elazığ'da incelemede bulundu: Hamaset söylemi can kaybının önüne geçemez

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa