15 Aralık 2004 03:00

Şimdi oturup düşünme zamanı

Filmin yapım aşamasında yapılan tartışmalara, medyaya yansıyan haberlere bakıldığında 2004 yılının 'beklenen' filmlerinden birisiydi "Kalbin Zamanı."...

Paylaş
Filmin yapım aşamasında yapılan tartışmalara, medyaya yansıyan haberlere bakıldığında 2004 yılının 'beklenen' filmlerinden birisiydi "Kalbin Zamanı." Ama ne yazık ki, milyon dolarlık bütçesiyle birçok yönetmenin hayal bile edemeyeceği olanaklara sahip olan yönetmen Ali Özgentürk, tam bir hayal kırıklığı yaratıyor. "Kalbin Zamanı", 1958 yılında başlıyor. Daha doğrusu eski bir polis emeklisi otelde işlenen bir cinayeti ve onun arkasındaki hikâyeyi anlatarak izleyenleri bu yıla götürüyor. Birbirlerine büyük bir aşkla bağlı olan Belkıs ve Demir, Demir'in işleri nedeniyle ayrılmak zorunda kalıyorlar. Pera Palas'ta buluşan iki sevgilinin üzerinde iki göz daha vardır. Otelin varisi Akfar ve çalışanı Cemil. Demir'den ayrılan Belkıs, bir süre bocaladıktan sonra Akfar ve Cemil'in ilgisine kayıtsız kalamaz. Aradan 24 yıl geçer. Ve aynı dörtlü yine Pera Palas'ta bir kez daha karşı karşıya gelir.

Oyuncu tercihleri Filmin en büyük problemlerinden birisi oyuncu tercihleri. Yönetmen Özgentürk her ne kadar 'önemli olan fizik değil, ruh benzerliği' dese de; oyuncular arasıdaki uçurumlar 'komik' denecek kadar fazla. Örneğin, Cemil ve Akfar 1958 yılını anlatan bölümde hemen hemen aynı yaşlarda görünüyorlar. Ama aradan 26 yıl geçtikten sonra 1984 yılında Cemil'i Halil Ergün; Akfar'ı ise Oktay Kaynarca canlandırıyor. Filmde daha çok baba-oğul gibi duran bu ikilinin inandırıcılıktan uzak olduğunu söylemek gerek. Demir'i canlandıran Birol Ünel için de birkaç söz söylemek gerek. Özgentürk sanki Ünel'in popülaritesinden yararlanmak istemiş gibi. Film boyunca çok az sahnede görülen ünel, "Duvara Karşı"dan kalan ve seyircinin aşına olduğu 'cool' tacırlarda bir görünüp, bir kayboluyor. Özgentürk, Ünel'in oyunculuk yapmasına izin vermiyor. Keza Halil Ergün ve Oktay Kaynarca'nın da vasatın üstüne çıktıklarını söylemek güç. Oyunculuk açısından en dişe dokunur performasın yine Hülya Avşar'dan geldiğini; ama onun da -belki genel performans düşüklüğünün etkisiyle- aman aman bir oyunculuk sahnelemediğini belirtmek gerek.

Dönem filmi! Pera Palas Oteli, bir dönem filmi çekmek için Türkiye'deki en uygun mekânlardan birisi belki de. Yüzyıllık bir zaman dilimini içinde barındıran bu tarihi atmosfer Ali Özgentürk'e fazlasıyla kolaylık sağlamışa benziyor. Ama durumun, kostümler ve konuşmalar için söylemek güç. Oyuncular bütün film boyunca 2004 yılında gibi konuşuyorlar. Özellikle 1984 yılında geçen bölümdeki kostümlerin, konuşmaların döneminin atmosferini yaratmaktan fazlasıyla uzak olduğunu söylemek gerek. Hele sokak görüntüleri tam bir fakalet. Sokaklarda son birkaç yıldır hizmet veren çift katlı otobüsler, yeşil belediye otobüsleri, 2000 model arabalar ortalıkta gezinirken, Özgentük'ün kamerası sokaklardan 'dönem'i yansıtan görüntüler alıyor.

Senaryo aksıyor Aslında filmin senaryo fikri parlak. Ancak, çekim aşamasında o kadar fazla gedik oluşuyor ki, bu durum da ister istemez filme olan ilginin azalmasına neden oluyor. Senaryo metninde yazılanlar nasıldı bilinmez ama, Özgentürk'ün hikâye anlatırken büyük sıkıntılar yaşadığı ve yüzer geçer bir anlatımı tercih etttiğin söylemek gerek. 110 dakikalık filmden çıktıktan sonra sormadan edemiyorsunuz "neden?" Bunca emek, çaba ve masraftan sonra ortaya çıkan ürün neden bu kadar baştan savma. Türkiye ölçütlerine göre 5 tane iyi filmin çıkartılabileceği bir bütçeyle, kalburüstü bir oyuncu kadrosuyla ve bu kadar olanakla ortaya çıkarılan bir ürün niye bu kadar kötü? Belki de oturup yeniden düşünmek gerek. Türkiye sinemasında bu yıl yaşanan hayal kırıklığının nedenleri nelerdir? Türkiye sineması hikâye anlatmakta neden bu kadar başarısız? Neden iyi senaryolar yazılamıyor ve neden birçok filmde ilk dikkat çeken şey özensizlik vs. vs.
Kalbin Zamanı; Yönetmen: Ali Özgentürk; Oyuncular: Hülya Avşar, Halil Ergün, Oktay Kaynarca, Birol Ünel ve Zeki Alasya; Senaryo: Ali Özgentürk; Görüntü Yönetmeni: Ertunç Şenkay; Müzik: Atilla Özdemiroğlu; Kurgu: Mevlut Koçak; Yapım: 2004, Türkiye; Tür: Polisiye / Dram

ÖNCEKİ HABER

Haklarınızı biliyor musunuz?

SONRAKİ HABER

Şiddet gören kadından isyan: Öldükten sonra mı sesimiz duyulacak?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa