15 Aralık 2004 03:00

Mali disiplin, borç, faiz üçgeni

AKP Hükümeti de önceki hükümetler gibi IMF ile 3 yıllık anlaşma yaptı. Sadece enflasyonu düşürmeye, borç ödemeye ve mali disipline odaklı olan yeni program, halka geçim sıkıntısı ve yoksulluktan başka bir şey öngörmüyor.

Paylaş
AKP Hükümeti de önceki hükümetler gibi IMF ile 3 yıllık anlaşma yaptı. Sadece enflasyonu düşürmeye, borç ödemeye ve mali disipline odaklı olan yeni program, halka geçim sıkıntısı ve yoksulluktan başka bir şey öngörmüyor. Devlet Bakanı Ali Babacan beklendiği gibi 17 Aralık öncesinde IMF ile 3 yıllık yeni ekonomik programın imzalandığını duyurdu. Babacan, IMF Türkiye Masası Şefi Rıza Moghadam ve Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakçı ile birlikte programın ayrıntılarını açıkladı. Avrupa Birliği'ne Katılım Öncesi Ekonomik Programı ile bire bir uyum içinde olan IMF programı Türkiye'yi önümüzdeki üç yıl boyunca IMF ve AB'nin yöneteceğinin de habercisi oldu. Devlet Bakanı Babacan, yıllardır sürdürülen sıkı maliye politikası ve yüksek faiz dışı fazla uygulamasına, program süresince devam edileceğini söyledi. Babacan Meclis'te kabul edilmeyi bekleyen 2005 bütçesinin de bu anlayışla hazırlandığını dile getirdi.

Temel hedefler Babacan'ın verdiği bilgilere göre IMF ile mutabakata varılan programın temel hedefleri şöyle:
  • Ekonomik büyümenin sürdürülebilir olması,
  • Tek haneli enflasyonun kalıcı kılınması,
  • Faizlerdeki iniş ve net kamu borcunun milli gelire oranının azaltılmasına devam edilmesi,
  • Program sonunda bütçe açığının hemen hemen ortadan kaldırılması. Programda en büyük sorun olan işsizliğe karşı yatırım öngörüsü bulunmuyor. Babacan'ın "Türkiye, ekonomi politikalarında kendi kaderini kendisi tayin etmektedir" diye savunduğu program için IMF'den üç yıl boyunca 10 milyar dolar kaynak kullanılacak. IMF'ye olan borcun 2004 sonunda 20 milyar dolar seviyesine ineceğini söyleyen Babacan, bu borç stokunun tamamına yakın bölümünün 2005, 2006 ve 2007 yıllarında geri ödeneceğini belirtti. IMF'ye net borç ödeyicisi konumunda olunacağını duyuran Babacan, borcun 2007 yılı sonunda 9.3 milyar dolar seviyesine düşeceğini savundu. Babacan'ın açıklamalarına göre, IMF'ye 2006 yılında erken ödeme olarak yapılacak 11 milyar doların 3.7 milyar doları ertelenecek. Bu tutar 2007'ye kaydırılarak borç ertelemesi yapılacak. IMF ile yapılan yeni stand-by 3 yıllık dönemde milli gelirde yıllık yüzde 5 oranında büyüme öngörüyor. Enflasyon ise öncelikle 2005 yılı sonu itibariyle yüzde 8'e düşürülecek. Bu çerçevede, 2006 yılında yüzde 5, 2007 yılında da yüzde 4 seviyesinde bir enflasyon hedefleniyor. Babacan, enflasyonda tek haneli seviyelere inilmesiyle birlikte, Merkez Bankamız 2006 yılında enflasyon hedeflemesi sistemine geçeceğini açıkladı. 2005'te bütçede de öngörüldüğü gibi yüzde 6.5 oranında faiz dışı fazla verilmesi hedefleniyor.


    EN ÖNEMLİSİ YASALAR Uluslararası Para Fonu (IMF) Türkiye Masası Şefi Rıza Moghadam, yeni programda vurgulanan en önemli noktanın yapısal reformlar olduğunu belirtti. Moghadam, "Şimdi esas nokta, kazanımların nasıl kalıcı yapılacağı. Sosyal güvenlik, vergi reformları, finansal sektör reformu, yatırım ortamının iyileştirilmesi gibi reformlar bunun devamının garantisidir" diye konuştu. Moghadam, kamu maliyesinin disiplinli yönetilmesinin büyüme getirdiğini ileri sürerek, "Önümüzdeki dönemde de kamu maliyesi politikaları çok önemlidir ve bunda da herkes hem fikir" dedi.


    MALİ DİSİPLİN KORUNMALI IMF Başkanı Rodrigo de Rato, Türkiye'de uygulanacak yeni Ekonomik Program'ın başarısında, mali disiplinin korunmasının büyük önem taşıdığını ileri sürdü. Rato, IMF'nin web sayfasında yayımlanan mesajında, yeni programın, yüzde 6.5'lik faiz dışı fazla hedefini koruduğunu hatırlattı. Rato bu hedefe, kamu borçlarını gelecek üç yıl içinde 'Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın yüzde 10'u' civarında azaltmayı öngören bir Borç Azaltma Programı çerçevesinde ulaşılacağını ifade etti. Bu nedenle hükümetin kamu harcamalarında, vergi yönetimi ve vergi politikasında reformlar düşündüğünü belirten Rato, kalıcı bir mali konsolidasyon (bütünlük) için, sosyal güvenlik açığını kapatmanın başlıca görev olduğunu iddia etti. Türkiye'nin yeni stand-by ile 10 milyar dolarlık kaynak istediğini kaydeden Rato, bu isteğin IMF İcra Direktörleri Kurulu'nda görüşülmesinden önce, mali servisler, sosyal güvenlik ve vergi yönetimiyle ilgili yasal mevzuat konusunda ilerleme sağlayacak bir dizi adım atılacağını ifade etti. Rato, IMF İcra Direktörleri Kurulu'nun, Türkiye'nin 2006 yılında vadesi gelen 3.75 milyar dolarlık borcun ödemesinin 'bir yıl geriye atılması' yönündeki talebini de değerlendireceğini kaydetti.

  • ÖNCEKİ HABER

    Memura ikramiye şoku

    SONRAKİ HABER

    Yargıtay Emrah Serbes'e verilen hapis cezasını onadı

    Sefer Selvi Karikatürleri
    Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa