12 Aralık 2004 03:00

Sermayeye karşı genel direniş

TÜMTİS Genel Kurulu dün başladı. Emeğe yönelik saldırılar ve çözüm yollarının konuşulduğu kongrede, sermayenin saldırılarının ancak emekçilerin birliği ve genel direnişiyle püskürtüleceği dile getirildi.

Paylaş
TÜMTİS'in dün başlayan genel kurulunda, sermayenin saldırılarının ancak emekçilerin birliği ve genel direnişiyle püskürtüleceği dile getirildi Petrol-İş Sendikası'nın konferans salonunda yapılan genel kurula Türk-İş merkez yöneticileri Çetin Altun ve Mustafa Türkel, DİSK Genel Merkez Yöneticisi Celal Ovat, KESK Genel Sekreteri Mustafa Avcı ile bu konfederasyonlara bağlı sendikaların yöneticileri, PAME Yöneticisi Dimitris Aruyanis, Emeğin Partisi Genel Başkan Yardımcısı Memet Kılınçaslan, DEHAP Merkez Yöneticisi Osman Erğin ve ÖDP Genel Merkez Yöneticisi Zuhal Tuncer konuk olarak katıldı. Polisin mahkeme kararıyla salona giren delege, konuk ve gazetecileri tek tek araması tepki çekti. Değişik illerden 211 delegenin katıldığı salonda "Genel grev genel direniş", "İşçi memur el ele genel greve", "İşte sendika işte TÜMTİS", "Direne direne kazanacağız", "Baskılar bizi yıldıramaz", "ABD uşağı olmayacağız", "ABD uşağı hükümet istifa" sloganları ve alkışlar hiç durmadı. Divan Başkanlığı'na Petrol-İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın'ın getirildiği kongrenin açılış konuşmasını TÜMTİS Genel Başkanı Sabri Topçu yaptı.

AKP, ABD'yi destekliyor "Kapitalizm iyice vahşileşti. Kölelik dönemini yeniden getirmeye çalışıyorlar" diyen Sabri Topçu, ABD emperyalizminin Irak'ta, Afganistan'da insanları katlettiğini, AKP Hükümeti'nin de ABD'ye destek verdiğini ifade etti. Sendikaların mücadelede önemli olduğuna dikkat çeken Topçu, "Asıl böylesi zor günlerde mücadeleyi omuzlamak gerekir" dedi. Örgütlenmenin ve toplusözleşme hakkının önündeki engellerin kaldırılmasını isteyen Topçu, demokrasiyi AB'den bekleyen zihniyeti eleştirdi. AKP'nin halkı aldatarak iktidara geldiğini, iktidar olduktan hemen sonra ise sermayenin ve IMF'nin isteklerini yerine getirmeye başladığını belirten Topçu, "Başbakan Türk-İş Genel Kurulu'nda rest çekti. Özel sektörde örgütlenin diye. Biz de örgütlendik. Konya'da, İstanbul'da, Ankara'da sendikalaştıkları için işçiler kapı önüne kondu. Demokrasiden en fazla bahsedildiği dönemde hakları için direnen işçiler gözaltına alındı. Gözaltı süreleri 4 gün uzatıldı" dedi. Topçu, Eğitim Sen'in "anadilde eğitimi" savunduğu gerekçesiyle kapatılmak istendiğini, buna tepki gösteren ve yasal haklarını kullanan eğitim emekçilerine ise polisin gaz bombalarıyla saldırdığını hatırlattı.

İki taraf var "İki taraf var. Sermaye ve emek. Bunu görmek zorundayız. Partilerüstü politika işte bizi buraya getirdi. Hepiniz bir partiye oy verdiniz. Sonunda ne oldu? Sınıfı, halkı iktidara taşıyacak kanalları açmamız lazım. Kendinizi oy deposu olarak gördüğünüz sürece gelen yine sermayenin iktidarı olacaktır" diyen Topçu, örgütlenme çağrısı yaptı. Sermayenin sisteminin ancak örgütlü güçten zarar göreceğini belirten Topçu, genel grev ve genel direnişin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Topçu, "Kavga etmeden, bedel ödemeden hak alamayız" diye konuştu.

TÜMTİS örnek Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri Mustafa Türkel ise TÜMTİS'in devletin ve sermayenin hukukdışı olanlar da dahil her türlü baskısına karşı işçi sınıfına örnek bir mücadele verdiğini söyledi. Saldırılara karşı 10 yıldır genel grev denildiğini ancak bir türlü hayata geçirilemediğini kaydeden Türkel, sermayenin de bundan cesaret alarak saldırılarını artırdığını ifade etti. Başta Türk-İş olmak üzere tüm emek güçlerinin genel grevi hayata geçirmek zorunda olduğunu vurgulayan Türkel, "Umarım bu ortamdan yeri bir mücadele, yeni bir güç birliği doğar ve bizi yok etmek isteyenlere karşı yiğitçe mücadele ederiz" dedi.

ÖNCEKİ HABER

Yargıtay'dan boşanma kararları

SONRAKİ HABER

KHK ile ihraç edilen kanser hastası Haluk Savaş, pasaportunu aldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa