12 Aralık 2004 03:00

Kamu yararı gözetilmedi

Danıştay 10. Dairesi, TÜPRAŞ ihalesinin, kamu kaynaklarının en verimli biçimde kullanılması ilkesi gözetilmeden yapıldığını belirtti.

Paylaş
Danıştay 10. Dairesi, TÜPRAŞ ihalesinin, kamu kaynaklarının en verimli biçimde kullanılması ilkesi gözetilmeden yapıldığını belirtti. Petrol-İş Sendikası, Türkiye Petrol Rafinerileri AŞ'nin (TÜPRAŞ) yüzde 65.76 oranındaki kamu payının blok satışına ilişkin ihaleyi sonuçlandıran Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın 13 Ocak 2004 tarihli İhale Komisyonu Kararı'nın iptali istemiyle Ankara 10. İdare Mahkemesi'nde dava açtı. 10. İdare Mahkemesi, İhale Komisyonu kararını iptal etti. Bu kararı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı temyiz etti. Temyiz istemini görüşen Danıştay 10. Dairesi, yerel mahkemenin kararını onadı. Danıştay 10. Dairesi'nin onama gerekçeleri belli oldu. Özelleştirme Yasası'nın İhale Komisyonu'nca gerekli görüldüğü takdirde ihalenin, pazarlık görüşmesine devam edilen teklif sahiplerinin katılımı ile açık artırma suretiyle sonuçlandırılabileceğini, bu hususun ilanda veya şartnamede belirtileceği hükmüne yer verildiği anlatılan kararda, şöyle devam edildi: "7 Temmuz 2003 tarihli TÜPRAŞ İhale Şartnamesi'nin 'İhale Usulü' başlıklı 7. maddesinde de 4046 sayılı Kanun hükümlerine paralel bir düzenleme getirilerek TÜPRAŞ ihalesinin, kapalı zarfla teklif alınmasını müteakip görüşmeler yapmak suretiyle pazarlık usulüyle gerçekleştirileceği ve yine komisyonca gerekli görüldüğü takdirde ihalenin, pazarlık görüşmesine devam edilen teklif sahiplerinin katılımı ile açık artırma suretiyle sonuçlandırılabileceği kuralı getirilmiştir. 4046 sayılı Yasa ve şartname hükümleriyle pazarlık usulü ile yapılan ihalelerde, İhale Komisyonu'nca gerekli görüldüğü takdirde ihalenin pazarlık görüşmesine devam edilen teklif sahiplerinin katılımı ile açık artırma suretiyle sonuçlandırılabileceği belirtilerek, söz konusu ihalenin açık artırma suretiyle sonuçlandırılıp sonuçlandırılamayacağı konusunda, İhale Komisyonu'na takdir yetkisi verildiği görülmekte ise de, bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmadığı ve idarelerin tüm eylem ve işlemlerinde ve özellikle takdirine bırakılan konularda kamu yararını gözeterek işlem tesis etmesi gerektiği tartışmasızdır."

ÖNCEKİ HABER

Türkiye yine yolsuzlukta
   ön sıralarda yerini aldı

SONRAKİ HABER

HDP'den 19 Mayıs buluşmasının "Liderler fotoğrafı"na tepki

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa