08 Aralık 2004 22:00

Bush yürüyor da, ne oluyor?

Engelliler için günler düzenlense de, ülkemizde engellilerin neler yaşadığını bilmek tam anlamıyla olanaksız. Bu konuyu iyi bilenler, ev, sokak, alan hatta hastaneleri bile engelliler düşünülerek düzenlenmemiş şehirlerde engelli olarak yaşamak zorunda olanlar.

Paylaş
Engelliler için günler düzenlense de, ülkemizde engellilerin neler yaşadığını bilmek tam anlamıyla olanaksız. Bu konuyu iyi bilenler, ev, sokak, alan hatta hastaneleri bile engelliler düşünülerek düzenlenmemiş şehirlerde engelli olarak yaşamak zorunda olanlar. Bunlardan biri de Nazmiye Güçlü. Yazılarını "Sakat Bakış" üst başlığıyla yazan Güçlü, konuya alaycı yaklaşımı ile konuyu iyice yakıcı duruma getiriyor. Koltuk değneği kullanmak zorunda olan bir kadına, direksiyon başındayken laf atan birinin, az sonra sokakta yeniden karşılaşınca sakat diye aşağılaması hiç de gülünç bir olay değil. Ama, Nazmiye Güçlü bunu bir fıkraya dönüştürüveriyor. Kitabının sunuşunda okurlarına şu açıklamayı yapıyor: "Ben, kelimesi çok geçiyor bu kitapta. Rahatsız olurum bu kelimenin çok kullanılmasından;ancak 'ben'i anlatmadan anlatamazdım anlatacaklarımı... Yazdım; çünkü bilinsin istedim. Bilmek değiştiriyor biliyorum. Kitaptaki yazıları, yazıldıkları zaman sıralamasına göre yerleştirdim (...) Yazıları yeniden okurken fark ettim ki yaşamımın bir özeti gibi de okunabilecek bu kitap; Türkiye'nin son kırk yılının da bir özeti aslında sakatlara yaklaşım açısından."

'Yazmak değiştiriyor' Güçlü iyimser bir insan, geçmişini anımsayarak Türkiye'de az da olsa bazı şeylerin olumlu yönde değiştiğine seviniyor. Kendisindeki değişimiyse şöyle açıklıyor: "Yazmak değiştiriyor!" Nazmiye Güçlü'nün engellilerle ilgili yazıları kendisi de engelli olduğundan değil bence. Konuya kimsenin gerçek ilgi göstermemesinden. Örneğin Atatürk Kültür Merkezi'ndeki tekerlekli sandalyeliler için yapılmış asansörün yıllardır çalışmaması, burada bir gösteri izlemeye gelen tekerlekli sandalyelileri birilerinin taşımak zorunda kalması ve bunun hiçbir televizyon kamerası için haber değeri taşımaması... Nazmiye Güçlü, dikkat etmediğimiz ayrıntıların altını çiziveriyor: Kolsuz gence başbakanın armağan ettiği kol saati, sağırlar okulundaki sesli yangın alarmı, trafik lambalarına görmezler için sesli ikaz konulmayışı... Kaldırımlara sözde engelliler için yapılan göstermelik rampalar (Çoğundan değil tekerlekli iskemle bebek arabası bile geçemez. Dar. Eğimi yanlış.) Bütün bunlar onu dünyanın siyasal meselelerinden uzak kalmasına yol açmıyor. Yürüyemediği için ölmeyi düşünenlere şu soruyu soruveriyor: "Bush yürüyor da n'oluyor?" Nazmiye Güçlü, 1960 yılında Zeytinburnu'nda doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği'ni bitirdi. Kasiyerlik, sekreterlik, öğretmenlik, sigortacılık, gazetecilik gibi çeşitli işler yaptı. 2000 yılından beri çeşitli yayın organlarına yazılar yazıp, alaylarıyla dünyamızı güzelleştiren bilmezlik perdesini yırtarak utandırıyor bizi. Sonra fısıldayıveriyor:

"Dünyayı utanç kurtaracak."

[email protected]

Reklam
ÖNCEKİ HABER

21. yüzyılı anlamak için
   BİLİM VE DÜŞÜNCE

SONRAKİ HABER

Bankaların hesap açmadığı KHK’liler işlerinden oluyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa