07 Aralık 2004 22:00

Ankara'da çatışmalı protesto

12 Eylül zihniyetini yasalaştırdığı eleştirilerine neden olan Yeni Ceza İnfaz Yasa Tasarısı'nı protesto etmek amacıyla Ankara'da eylem yapan ESP üyeleri ile polis arasında çatışma çıktı.

Paylaş
Ceza İnfaz Yasa Tasarısı'nı protesto etmek için çeşitli illerden Ankara'ya gelen Ezilenlerin Sosyalist Platformu (ESP) üyeleri polisle çatıştı. Yaklaşık bir saat devam eden olaylar sırasında çok sayıda işyeri ve araç tahrip oldu, polislerin attığı gaz bombaları nedeniyle çok sayıda insan zarar gördü. Ceza İnfaz Yasa Tasarısı'nı TBMM önünde protesto etmek için Ankara'ya gelen ESP üyeleri, öğle saatlerinde Kurtuluş Parkı'nda toplandı. "Ceza İnfaz Yasası geri çekilsin. Disiplin Yönetmeliği iptal edilsin" pankartı arkasında toplanan yaklaşık 150-200 kişilik topluluk, "ceza infaz yasası geri çekilsin" "içerde dışarda hücreleri parçala" sloganları attılar.

Polis barikatı Polis, panzerler, gözaltı araçları ile Ziya Gökalp Caddesi boyunca barikatlar oluşturdu. Parkın etrafı çevik kuvvet polisleri ve panzerlerle çember içine alınırken, polis amirleri ve ESP'lilerin temsilcileri ile yapılan görüşmelerde açıklamanın Yüksel Caddesi'nde yapılması konusunda anlaşma sağlandı. Anlaşma üzerine polis barikatı kaldırıldı ve topluluk polis eşliğinde yürümeye başladı. Topluluk Yüksel Caddesi'ne yaklaştığında ise yaşanan gerginlik çatışmaya dönüştü. Bu sırada "Mücadelemiz yeni başlıyor" diyerek bağıran eylemciler, ellerindeki molotofları yola ve polise atmaya başladı. Polislerin de gaz bombaları atarak karşılık vermeleri üzerine ortalık bir anda savaş alanına döndü. Çatışma daha sonra geniş bir alana yayıldı. Çatışmalar bir saat kadar sürdü. Atılan gaz bombaları, molotoflar çevrede bulunan vatandaşlara da zor anlar yaşattı. Bu arada Atılım Gazetesi'nden iki muhabir de gazeteci kimliklerini göstermelerine rağmen gözaltına alındılar. Muhabirlerin fotoğraf makinaları ve kameralarına da el konuldu. Olaylar sırasında 6 kişinin yaralandığı, 5 kişinin de gözaltına alındığı öğrenildi.




Muhabirimize sinsi saldırı Ankara Kızılay'daki olayları izleyen muhabirlerimizden Sultan Özer, polislerin saldırısına uğradı. Çatışma başladıktan sonra olayları görüntülemeye çalışan Sultan Özer, başının arka kısmına bir darbe aldı. Darbenin etkisiyle yere yığılan Özer'in vücudunda sıyrıklar oluştu. Arkadaşımızın, arkadan sessizce yaklaşan bir sivil polisin sadırısına uğradığı ve saldırganın muhabirimizin yere düşmesini fırsat bilerek olay yerinden uzaklaştığı öğrenildi.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


'Ülkücü ol' dayağına tepki Bodrum'da iki gencin ülkücü bir grup tarafından kaçırılarak, ülkücü olmaları için fiziki ve psikolojik işkenceye maruz bırakılmasına, Bodrumlular tepki gösterdiler. Olaya ilişkin bir basın açıklaması yapan Bodrum İHD Temsilcisi Ayhan Karahan, olayda Turgut Reis'teki kolluk güçlerinin ihmali ve aczinin ortaya çıktığını söyledi. Daha önce de benzer olayların yaşandığının belirtildiği açıklamada öğrencilere yönelik bu saldırıların önüne kardeşlik ve barış barikatı oluşturmanın kendileri açısından yurtseverlik görevi olduğu dile getirildi. Bodrum Ülkü Ocakları'nın uyuşturucu ve çek senet tahsilatına bulaştığı ve o dönem Ülkü Ocakları Başkanı olan Murat Alperen'in üzerinde başkalarına ait çek-senet ve ayrıca uyuşturucu bulunduğu için tutuklandığının hatırlatıldığı açıklamada, gelişmeler üzerine Ülkü Ocağı'nın kendi genel merkezleri tarafından kapatıldı belirtildi. İHD Bodrum Temsilciliği ailelere de çağrıda bulunarak gençlerde mafya dizilerinin de etkisiyle ortaya çıkan çeteci eğilimlere karşı duyarlı olunması istendi. Açıklamada son olarak, "Bu ülkenin küçük Çatlılara değil; düşünen, sorgulayan, aydın beyinlere, Abdi İpekçilere Turan Dursunlara Bahriye Üçoklara Muammer Aksoylara Uğur Mumculara Musa Anterlere ihtiyacı vardır" denildi.

Olayın gelişimi 01.12.2004 Perşembe günü Turgut Reis Turizm Meslek Lisesi'nde okuyan N.Ş.K. ve A.K. isimli iki gencin okul çıkışında bir grup ülkücü tarafından kaçırılarak dört saat boyunca alıkonulduğu ortaya çıktı. 34 ME 2076 plakalı Hyundai marka bir panelvan araca zorla bindirilen iki öğrenciye ülkücü grup tarafından fiziksel ve psikolojik işkence uygulandığı bildirildi. Öğrenciler 7 kişi tarafından götürüldükleri bir depoda gözleri bağlanarak 4 saat boyunca dövüldü. Liselileri kaçıran gençlerin, "Namaz kılmasını biliyor musunuz? Kendi cenaze namazınızı kılın, bir daha gün yüzü göremeyeceksiniz" diye tehdit ettiği iddia edildi. Ailelerin jandarmaya başvurmaları üzerine 2 genç kaçırıldıktan 5 saat sonra, İslamhaneleri köyü yakınlarında serbest bırakıldı.

Emniyet önemsemedi Olayın şokunu uzun süre atlatamayan gençlere Bodrum Devlet Hastanesi'nde 5'er günlük rapor verildi. Öğrencilerin gözlerinde, baş ve sırtlarında darp izlerine rastlandı. Bu gelişmeler üzerine İHD Temsilcisi Ayhan Karahan, Avukat Ahmet Aksüt, Bodrum Yurttaş İnisiyatifi Temsilcisi Mehmet Levent Öncel ve kaçırılan gençlerden A.K.'nin babası kaymakamlığa başvurarak bu tür olayların Turgut Reis bölgesinde sürekli yapıldığını ve bu olayların da yetkililer tarafından kontrol edilmesi gerektiğini belirten bir dilekçe verdiler. İHD kolluk güçlerinin, "Kızlar için kavga edilmiştir, gençlerin kendi arasında bir kavgadır" diyerek olayı geçiştirmeye çalıştığına dikkat çekti.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Soruşturmada 'gizlilik' kararı

SONRAKİ HABER

Batı Şeria ve Gazze'de binlerce kişi Trump'ın işgal planına karşı sokağa çıktı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa