07 Aralık 2004 03:00

Öğrenciler çadır kurdu

Buca Eğitim Fakültesi'nde öğrencilere, konferans salonunu kullanmak için imza toplamak, savaşa, Irak'ta yaşananlara karşı olmak, kimlik kontrolüne karşı çıkmak, basın açıklaması yapmak, bildiri dağıtmak gibi suçlamalarla ceza yağdırılıyor.

Paylaş
Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde adeta ağzını açan öğrenciye ceza veriliyor. Buca Eğitim Fakültesi'nde öğrencilere, konferans salonunu kullanmak için imza toplamak, savaşa, Irak'ta yaşananlara karşı olmak, kimlik kontrolüne karşı çıkmak, basın açıklaması yapmak, bildiri dağıtmak gibi suçlamalarla ceza yağdırılıyor. Eğitim Fakültesi öğrencilerinden Buket Güçlü, Barış Aydın ve Gülden Aydın, birer dönem uzaklaştırıldıktan sonra aynı öğrenciler birer ay, birer hafta, daha sonra yine birer hafta daha uzaklaştırma cezası aldılar. Kendi öğrencilerine ceza vermekle yetinmeyen Eğitim Fakültesi Dekanlığı farklı fakülte ve bölümlerdeki öğrencilere de "Eğitim Fakültesi'ne alınmama" cezası verdi. Bu nedenle Hukuk Fakültesi öğrencisi Gonca Erol bir süredir ne sebeple olursa olsun Eğitim Fakültesi'ne alınmıyor. Yine Eğitim Fakültesinin talebiyle İzmir Meslek Yüksek Okulu'nda okuyan Bekir Can Çakır ve Deniz Göl okuldan atıldı. Güvenlik görevlilerinin saldırısına uğrayarak iki gün rapor alan ve suç duyurusunda bulunan öğrencilere de "Güvenlik görevlisine saldırmak" suçlamasıyla ceza verildi. Fakülte içindeki Konferans Salonu'ndan yararlanmak isteyen öğrencilerden 600-700 milyon tutarında paralar istenmesi üzerine öğrencilerin imza toplayarak rektörlüğe gitmesi haklarında soruşturma açılmasına neden oldu. Bununla yetinmeyen Dekanlık öğrencileri tehdit etti. Öğrenci topluluklarına etkinliklerini sergileyecekleri bir alan verilmemesi nedeniyle öğrenciler etkinlik yapamaz hale geldi. Geçen dönem Bahar Şenliklerinde, Bulutsuzluk Özlemi, Mor ve Ötesi ile Şebnem Ferah konserlerinde savaş ve Bush karşıtı slogan atan öğrenciler de cezalandırıldı. 19 Mayıs'ta, "Yaşasın bağımsız demokratik Türkiye" yazılı bildiriler dağıtan öğrenciler suçlu bulundu. Kimlik kontrolü uygulamalarının dışarıdan gelecek yabancılara uygulandığının söylenmesine rağmen fakülte öğrencisi olan ve güvenlikçe de yönetimce de çok iyi tanınan öğrencilere karşı hatta sadece o öğrencilere ve isimleriyle seslenerek yapılan kimlik kontrollerine tepki gösteren öğrenciler, güvenlik görevlilerinin saldırısına uğradılar ve bununla ilgili olarak 20 öğrenciye ceza verildi. Bu uygulamaları protesto etmek için yapılan basın açıklamalarından sonra derse girmek için gittiklerinde kapıların kapalı olduğunu görerek, açılmasını isteyen öğrencilere de güvenlik görevlileri copla saldırarak öğrenciler yaraladı. Panodaki afişleri yırtan güvenlik görevlilerine bunun nedenini soran öğrenciler de dayaktan nasiplerini aldılar. İki günlük rapor alan öğrenciler suç duyurusunda bulundular ancak kendileri güvenlikçilere saldırdıkları gerekçesiyle haklarında soruşturma açıldı.

Çadır fakülte önüne kuruldu Bütün bu uygulamalara, okuldan atılma, ceza, tehdit ve baskılara maruz kalan öğrenciler dün Fakülte önünde basın açıklaması yaparak çadır kurdular. Üç gün üç gece boyunca hukuk dışı uygulamaların kaldırılması için çadırda kalacaklarını belirten öğrenciler adına açıklama yapan Deniz Göl, bunca ceza ve soruşturmanın gerekçelerinin düşündürücü olduğunu belirterek "Bir bilim yuvasının öncelikli görevi öğrencileri özgürce düşünen, araştıran, düşündüklerini toplumla paylaşıp bilimsel ilerlemeye katkı sunmayı görev edinen genç aydınlar, bilim adamları yetiştirmektir. Hele ki eğitim fakülteleri geleceğin eğitimcilerini yetiştirdiğinden bu görevini yerine getirmesi ülkemiz açısından hayati derecede önemlidir" dedi. Öğrencilerin eğitim hatkkını, savaşa karyşı oldukları için gasp eden bir zihniyetin bu ülkenin geleceği açısından karanlık bir leke olduğunu dile getiren Göl, konferans salonunu kullanma hakkından vazgeçmeyeceklerini, ABD ve AKP gericiliğine karşı da bilimi ve demokrasiyi savunmaya devam edeceklerini vurguladı. "Soruşturma terörü durdurulsun", "Konferans salonu öğrenciye açılsın"sloganlarının atıldığı eyleme, Eğitim Sen Buca Şube Başkanı ve Yöneticileri, EMEP Buca ve Narlıdere İlçe örgütü yöneticileri, Genel İş 4 No'lu Şube Başkanı, SES Buca SSK İşyeri Temsilcisi, Gıda İş Ege Bölge Temsilcisi, Öv-Der üyeleri de katılarak destek verdi. Eğitim Sen 5 No'lu Şube Başkanı Veysel Bahçıvanoğlu, üniversite gençliğinin üzerinde demoklesin kılıcı gibi duran YÖK'ün kaldırılması gerektiğini belirterek, öğrencilerin öğrenim haklarının geri verilmesi gerektiğini, sonuna kadar öğrencilerin yanında olacaklarını belirtti.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


'Eğitim hakkı, sendikalı savunulur' 300'e yakın delege, yerli ve yabancı eğitimcinin katılımı ile düzenlenen 4'ncü Demokratik Eğitim Kurultayı (DEK), Eğitim Sen'in kapatılmasına izin verilmeyeceği ve alınan kararların bütün işyerlerine taşınması gerektiği vurgulanarak sona erdi. Kurultayda alınan kararların Eğitim Sen'in politikalarının ve mücadele araçlarının belirlenmesinde önemli rol oynayacağına dikkat çekilen kurultayda, alternatif eğitim politikalarının üretilmesinde DEK sonuçlarının esas alınacağı kaydedildi. Eğitim Hakkı, Çok Dilli, Çok Kültürlü Toplumlarda Eğitim, Eğitim ve Bilim Emekçileri, Eğitimde İstihdam ve Çalışma Koşulları, Mesleki ve Teknik Eğitim ile Eğitimde Değerler başlıkları altında tartışmaların yapıldığı kurultay, 1-5 Aralık 2004 tarihleri arasında Başkent Öğretmen Evi'nde, gece yarılarına kadar süren tartışmalar eşliğinde sürdü. ABD, Fransa, İsveç, Almanya, İspanya, İngiltere, Portekiz gibi ülkelerden katılan eğitimciler, kendi ülkelerindeki eğitim politikalarından örnekler verirken, Eğitim Sen hakkında açılan kapatma davasının uluslararası platformda takipçisi olacaklarını ifade ettiler. Eğitim emekçilerinin siyasal ve ekonomik sorunlarına, müfredat programlarının tektipleştirici içeriğine ve eğitim hakkına ulaşımda yaşanan güçlüklere dikkat çekilen kurultayda, sorunların çözümü için önerilere ve alternatif modellere yer verildi. "Eğitim Hakkına Sahip Çıkalım" sloganı ile düzenlenen kurultayın son günü yapılan değerlendirmelerde ise, kurultayda alınan kararların bütün eğitim emekçilerine aktarılmasının yanında eğitim hakkı ile sendika hakkının birlikte savunulmasının önemli olduğu vurgulandı. Değerlendirmelerde, komisyonlar tarafından hazırlanan raporların görüşülmesi sırasında verilen 500'ü aşkın önergenin ve gece yarılarına kadar süren tartışmalar kurultaya verilen önemin göstergesi olarak ifade edilirken, alınan kararların diğer kitle örgütleri ile paylaşılması gerektiği dile getirildi. "İş yerlerine dönen bütün delegelerimiz, üyelerimiz Eğitim Sen'in kapatılmaması için mücadele başlatmalıdır" diyen Eğitim Sen Genel Eğitim Sekreteri Fevzi Ayber, 10 Aralık 2004 tarihinde görülecek kapatma davası öncesinde bütün mücadele yöntemlerinin deneneceğini söyledi.

ÖNCEKİ HABER

Son gün çilesi

SONRAKİ HABER

CHP'li Veli Ağbaba: Hükümet 200 bin kamu işçisini oyalıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa