03 Aralık 2004 22:00

Amerikan eğitiminde
   dincilik güç kazandı

Wisconsin Üniversitesi profesörü Michael Apple, Demokratik Eğitim Kurultayı'nda neoliberalizmin eğitime etkisini anlattı. Amerikan eğitiminde dini eğilimlerin güç kazandığını söyleyen Apple, eğitimde özelleştirmenin ciddi sorun olduğunu söyledi.

Paylaş
Wisconsin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Program Geliştirme, Öğretim ve Eğitim Politikaları Bölümü'nde profesör olarak görev yapan Michael Apple, Eğitim Sen tarafından düzenlenen Demokratik Eğitim Kurultayı'nda neoliberalizmin eğitim politikaları üzerindeki etkisini anlatırken Amerikan eğitim sisteminde dini eğilimlerin güç kazandığını ifade etti. Kurultay sırasında konuştuğumuz Apple, eğitimin siyasi bir kavram olduğunu ve özelleştirmenin ciddi bir problem olduğunu belirtti. Bir eğitim kuramcısı olarak ABD'nin eğitim politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Ulusal düzeyde eğitim politikaları üzerinde Bush yönetiminin çok büyük bir etkisi yok. Eğitim sistemi tamamen yerelleştirilmiş durumda. Ancak eğitimde dini motiflerin giderek daha çok yer aldığını söyleyebiliriz. Muhafazakâr bir eğitim sistemi gelişiyor. Özellikle Güney'de çok güçlü bir din eğitimi var ve bunun büyük bir kısmı yasal değil. Eğer eğitim sistemini eğimli bir futbol sahasına benzetirsek; sol yukarı doğru oynamaya çalışırken sağ ise aşağı doğru oynuyor ve doğal olarak bir avantaja sahip. Aslında durum Türkiye'de de pek farklı değil. Neoliberalizmin eğitim politikaları üzerindeki etkisi nasıl olmaktadır? Neoliberal anlayışa göre, özel olan her şey iyidir ve kamusal olan kötüdür. Öğretmenler ve diğer kamu çalışanları tembeldir ve aldıkları maaş çok fazladır. Sürekli olarak devletin küçültülmesinden bahsederler ancak aslında zayıf değil güçlü bir devletten yanadırlar. Eğitim sistemine ayrılan payın azaltılmasını isterler ancak buradan ayrılan pay askeri harcamalara ve hapishanelere kaydırılıyor. Neoliberal uygulamalara uygun muhafazakâr eğitim modelinin yansımaları neler ve bu uygulamaların Türkiye gibi ülkelere etkisi ABD'de nasıl tartışılıyor? Neoliberalizm etkisini uluslararası ölçekte gösteriyor ancak ulusal düzeyde de önemli etkilere sahip. Öncelikle neoliberal politikaların ABD'de yaşayan siyahlarla beyazlar, kadınlarla erkekler, alt sınıf ile üst sınıftakiler ve göç edenler ile yerliler arasındaki farkı daha da açtığını söyleyebiliriz. Dini muhafazakârlık ve neoliberalizm birlikte yükseliyor ve bu anlayışın kalbi Beyaz Saray'da atıyor. Bush'un iktidara gelmesinden bu yana tek taraflı bir bakış açısı hakim kılınmaya çalışılıyor. Petrol benim ve onu istediğim gibi kullanırım düşüncesi yerleştiriliyor. ABD'de yaşayan insanlar, ki buna öğretmenlerin büyük bir çoğunluğu da dahil, Türkiye'de, Irak'ta, Filistin'de ne olduğunu gerçek anlamda düşünemiyorlar. Dolayısıyla, eğitim politikaları hakkında da uluslararası ölçekte düşünmeleri beklenemez. Eğitimin yerel yönetimlere devrinin olumlu ve olumsuz yönleri neler? ABD'de yerelleşme uzun bir geçmişe sahip. Eğitimin yerellere devredilmesi, eğitim hizmetlerinin piyasaya terk edilmesi ve özelleştirmenin maskesi olarak kullanılıyor. Öte yandan ABD'de hâlâ demokratik bir müfredat uygulanabiliyor. Örneğin; azınlıkların kendi dillerini öğrenebilmeleri yerelleşmenin demokratik yanını temsil ediyor. Sonuç olarak, yerelleşmenin hangi ideolojik zemine oturduğu ve nasıl gerçekleştirildiği çok önemli. Bununla birlikte, neoliberalizmin yaşayabilmesi ve eğitimin piyasaya terk edilebilmesi için merkezi sınav sistemleri zorunlu bir hal alıyor. Çünkü, merkezi sınav sonrasında okullar başarılarına göre sıralanıyor ve öğrenciler tıpkı marketten alışveriş yapar gibi okul seçme şansına sahip oluyorlar. Özelleştirme, eşitsizliği derinleştirmekten başka bir işe yaramamaktadır. Başarılı olan okulların ücretleri de yüksek olduğu için bu okullara orta ve üst sınıf ailelerin çocukları gidebiliyor ve sınıflar arasındaki fark sürekli olarak açılıyor. Türkiye'deki eğitim sisteminin de bu yönde ilerlediğini söyleyebiliriz. 11 Eylül sonrasının Yeni Amerikan Güvenlik Konsepti'nin eğitim sistemine etkisi nasıl oldu? 11 Eylül'ün eğitim sistemi üzerinde hem açık hem de gizli etkilere sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bütçenin büyük kısmının savaşa ayrılması, yerel düzeyde mali krizlere neden oldu. Bunun sonucunda da artık müzik, sanat gibi dersler yapılamıyor, çünkü bu derslere öğretmen atanmıyor. İkiz Kuleler'e yapılan saldırılar sonrasında okullarda milliyetçi temalar ağırlıklı olarak işlenmeye başladı. Daha önce pek alışık olmadığımız bayrak karşısında saygı duruşu, ulusal marşın okunması gibi durumlar artık zorunlu hale geldi. Öğretmenlerin birçoğu artık politik bir tutum almaktan çekiniyor. ABD'de azınlıkların kendi dillerinde eğitimi ne durumda ve bu bağlamda Eğitim Sen hakkında açılan kapatma davasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Amerika'nın bazı eyaletlerinde, bir ay İspanyolca, bir ay İngilizce eğitim yapılan okullar var ancak genel olarak anadilde eğitim yasaklanmak isteniyor. Yalnızca İngilizce eğitim hakim kılınmaya çalışılıyor. Eğitim Sen aleyhine açılan davada ise dava konusu olabilecek bir yan göremiyorum. Buradaki saldırı aslında genel olarak eğitime yöneliktir ve bu durum Türkiye için bir test niteliği taşımaktadır. Anadilde eğitimin engellenmesi, tarihi olmayan bir toplumun yaratılması anlamına gelmektedir.


Micheal W. Apple KİMDİR? Demokratik ve eleştirel eğitim mücadelesinin dünyadaki en seçkin kuramcılarından biri olarak tanınan Michael Apple, Wisconsin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Program Geliştirme, Öğretim ve Eğitim Politikaları Bölümü'nde profesör olarak çalışmaktadır. Apple'a Los Angeles, Kaliforniya Üniversitesi tarafından "Üstün Akademik Başarı Madalyası" ve Amerikan Eğitim Araştırmaları Birliği Eğitim programı Çalışmaları Bölümü tarafından da "Hayat Boyu Başarı Ödülü" verilmiştir.

ÖNCEKİ HABER

Nemalar 8 Aralık'ta

SONRAKİ HABER

UNISON Konferansı'nda Türkiye'deki baskılar konuşuldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa