03 Aralık 2004 03:00

DTCF'de polis güdümlü sorgulama

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nde geçen ay yaşanan olayları bahane eden fakülte yönetimi, okulda soruşturma terörü başlattı. Öğrenciler bu uygulamaya tepkililer.

Paylaş
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nde geçen ay yaşanan kavga ve olayları bahane eden fakülte yönetimi, okulda soruşturma terörü başlattı. DTCF öğrencileri, öğretim üyelerini "sorgucu", öğrencileri de "sorgulanan" konuma getiren uygulamaya tepki gösterdiler. DTCF'de geçen haftalarda yaşanan ve kamuoyuna "sağ-sol çatışması" olarak yansıtılan olayların ardından DTCF Dekanlığı, "olayları yatıştırma yöntemi" olarak değişik gruplardan öğrencilere soruşturma açmayı tercih etti. Fırat Belen, Cihan Baykal, Ahmet Kerim Gültekin, Dündar Gün, Mehmet Çetin ve Metehan Çolak adlı öğrenciler, ara sınavlar sürerken Dekan Vekili Prof. Dr. Rahmi Er imzalı bir çağrı ile sorgu vermeye çağrıldılar. Öğrencilere soruşturma gerekçesi olarak "15 Ekim günü saat 14.00 sıralarında fakültede meydana gelen olaylar" gösterildi. Fırat Belen, Cihan Baykal ve Ahmet Kerim Gültekin'in, önceki gün yapılan sorgusuna, Prof. Dr. Orhan Bingöl, Doç. Dr. Abdullah Gündoğdu ve Doç. Dr. Muhtar Kutlu katıldı. "Okulun merdivenlerinin taşlarını kırıp, sağ görüşlü öğrencilere atmak ve koridorda sağ görüşlü öğrenciler ile kavga etmek" ile suçlanan öğrencilerden Ahmet Kerim Gültekin'in, mezun olmasına rağmen sorguya dahil edilmesi dikkat çekti. Teker teker sorgulanan Halkbilim bölümü 2'nci sınıf öğrencisi Fırat Belen ile Felsefe bölümü son sınıf öğrencisi Cihan Baykal, "Fakülte bahçesinde meydana gelen olaylarda bulundun mu? Daha önce bir ceza aldın mı? Çıkan olaylarda gözaltına alındın mı?" gibi sorularla karşılaştıklarını söylediler. Öğrenciler, olaylara katılmadıklarını belirtmeleri üzerine ise "O zaman polis neden bize adını verdi? Polis nereden senin ismini biliyor?" sorularıyla karşılaştılar. 1980'deki gibi... Belen, okulda yaşanan olaylarda okul yönetiminin ve polisin işbirliği yaptığını gördüklerini ancak bu sorguda da polisin kanıt göstermesi ve isim vermesinin, iddialarını iyice güçlendirdiğini söyledi. Belen, okulda hiçbir güvenlik önleminin alınmadığını belirterek, okula satırla gelen ülkücülerin önlenmediği gibi öğrencilerin can güvenliğinin de bulunmadığını kaydetti. Baykal ise okulda yaşanan olaylar sırasında görüşmeye gittikleri dekan Necdet Adabağ'ın "bir fatura keseceklerini, sizlerden ve onlardan üçer kişiye soruşturma açacağız" dediğini ifade ederek, öğretim üyelerini "polis gibi sorguya çeken", öğrencileri de "sorgulanan" konuma getiren bu sistemi kınadı.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Medyada 3 eldiven var Türkiye Gazeteciler Cemiyeti eski Başkanı Nail Güreli, medyanın üzerinde 3 eldivenin bulunduğunu ve bu eldivenlerin halkın gerçeği öğrenmesine engel teşkil ettiğini söyledi. Bu yıl ilki gerçekleştirilen Kütahya Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali çerçevesinde Kütahya'ya gelen Güreli, Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salonunda 'Medyaya genel bir bakış' konusunu işledi. DPÜ Rektörü Prof. Dr. Güner Önce, Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Nafi Güral, İl Emniyet Müdür Şevki Dinçal, Kütahya Gazeteciler Cemiyeti (KGC) Başkanı İhsan Tunçoğlu, bazı öğretim görevlileri ve öğrencilerin de dinleyici olarak katıldığı konferansta konuşan Güreli, medyayı değerlendirdi.

Medya-ticaret-siyaset ilişkisi Gazetecilikte yaklaşık 50 yıllık birikimi olduğunu söyleyen Güreli, değerlendirmesinde medya-ticaret ve medya-siyaset ilişkilerine de değinerek, gazetecinin kaynaklarıyla mesafesini koruması gerektiğini söyledi.Güreli, "Medyanın üzerinde üç tane eldiven var. Bunlar; ekonomik güçlerin kadife eldiveni, mafyanın çelik eldiveni ve derin devletin görünmeyen eldiveni. Gazeteci işini yaparken çok uyanık olmalı. Bu tür ilişkiler 4. kuvvet olarak bilinen medyayı zaman zaman 1. kuvvet yapabiliyor" dedi.

Gelişmeler olumsuz Türkiye'deki medya alanında değişimlerin bulunduğunu ancak bunun olumlu yönde olmadığını kaydeden Güreli, "Şu anda sistem sorunu var. Meslek ilkelerinin ihlali var. Medyanın çıkar çevreleriyle ilişkisi var. Eskiden muhalefet yapmak gazeteler için satış unsuruydu. Ancak bir süredir muhalefete muhalefet yapılıyor. Oysa gazetecilerin görevi yanlışı ortaya çıkarmaktır" şeklinde konuştu. Öğrencilerin sorduğu bazı soruları da cevaplayan Güreli'ye konferansın ardından KUTSO Başkanı Nafi Güral'ın eliyle KGC adına Kütahya hatırası seramik pano hediye edildi.

ÖNCEKİ HABER

Eğitim Sen'e uluslararası destek

SONRAKİ HABER

Şiddet gören kadından isyan: Öldükten sonra mı sesimiz duyulacak?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa